Eğitim alan şirketler 25 milyon lira kazanca geçiyor

Hürriyet Haber
22.07.2017 - 11:32 | Son Güncelleme:

Gıda, plastik, ambalaj lojistik, beyaz eşya gibi üretim yapılan birçok sektörde yalın üretim ve yalın yönetim metotları büyük önem taşıyor. Bu metotlar sayesinde değer yaratmayan süreçler ortadan kaldırılırken, firmalara da ciddi maliyet avantajı sağlanıyor. Firma büyüklüğüne göre bu avantaj 25 milyon liraya kadar çıkabiliyor.

Garanti Eğitim CEO’su Gürcan Akçay, 2008 yılından bu yana aralarında Yıldız Holding, Bezmi Alem Üniversitesi, Acıbadem Hastanesi, Bodrum Havalimanı, Polinas, Ülker, Nestle, ve ToyaTetsu başta olmak üzere bugüne kadar 702 şirkete endüstriyel eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunduklarını anlattı. Dünyanın birçok yerindeki fabrikaları incelediklerini belirten Akçay, "Fabrikalarda yalın üretim ve yalın yönetim metotları büyük önem taşıyor. Bu metotlar sayesinde şirketlerde değer yaratmayan süreçler tespit edilerek, ortadan kaldırılıyor. Süreçlerin sadeleşmesi şirketlere de ciddi maliyet avantajı sağlıyor. Örneğin bizim eğitim verdiğimiz şirketler ortalama cirolarının yüzde 3'ü ile yüzde 10’u arasında kazanç elde ediyor. Şirket büyüklüğüne göre kazançları da 500 bin liradan başlayıp 25 milyon TL'ye kadar gidebiliyor." dedi.

İŞLETMELERDE KAPASİTEYİ YÜZDE 30 ARTIRDIK

Akçay, aralarında Yıldız Holding, Bezmialem Üniversitesi, Acıbadem Hastanesi, Bodrum Havalimanı, Polinas, Ülker, Nestle ve Toyotetsu başta olmak üzere bugüne kadar birçok farklı sektörde 702 şirkete endüstriyel eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunduklarını aktardı. 1 ay boyunca şirketlerde bir nevi check-up yaparak, tüm departmanlarda inceleme yaptıklarını ve eksiklikleri rapor ettiklerini kaydeden Akçay yaptıkları çalışmaları şöyle anlattı: "İncelemeleri gerçekleştirirken farklı metotlar kullanıyoruz. Bu çalışma sonucunda şirketlerin kazançları maddi, kalite ve zaman açısından olabiliyor. Almanya'dan yeni bir teknoloji getirdik. Bu sistem sayesinde tekrarlayan işlerde norm kadro verilerini öğrenebiliyoruz. Fabrikada video çektikten sonra sistem videoyu analiz ediyor. Çalışanların çalışma kapasitelerini ölçüyor. İnsan gücüne bağlı çalışan fabrikalarda çalışma kapasitesi büyük önem taşıyor. Sistem insanı makine olarak görmüyor. Ortam şartlarını da tespit ederek, yorulma payını da hesaba katıyor. Bu metodu kullandığımız bir fabrikada yüzde 30 kapasite kazancı sağlamış olduk."

TÜRKİYE’DE 10 FİRMADAN 3’Ü DANIŞMANLA ÇALIŞIYOR

Kurumsal şirketlerde bazı şeyleri değiştirmenin daha zor olduğuna dikkat çeken Gürcan Akçay, "Patron şirketlerinde bazen daha hızlı aksiyonlar alabiliyoruz. Anadolu’da bazı şirketler eğitim ve danışmanlık hizmetlerine çok önem veriyor. Ancak bazı sektörlerde çok yol alınması gerekiyor. Şirketler rekabet ortamında bizlere daha çok ihtiyaç duyuyor. Danışmanlık şirketlerinin en yaygın olduğu bölge ABD ve Avrupa ülkeleri. Avrupa'da 10 şirketin 8'i danışmanla çalışıyor. Türkiye'de ise bu rakam 3'ü geçmiyor. Danışmanlık kültürü Türkiye’de yeni yeni benimseniyor. Yıllar bazında baktığımız zaman bir yükseliş söz konusu, şirketler daha çok danışmanla çalışmaya başladı. En çok danışmanlığa ihtiyaç duyan sektörler otomotiv yedek parça ve gıda. Büyük sorunlar yaşamamak adına şirketlerin her yıl düzenli olarak check-up yaptırmaları gerekiyor" diye konuştu.

ORTALAMA 4 AY SÜRÜYOR

Kurumsal şirketlerde teknik eğitimler, verimliliği artırmaya yönelik proje çalışmaları, oryantasyon sistemi, eğitim yönetimi sistemi, bireysel öneri sistemi ve insan kaynakları uygulamalarında standardizasyon gibi birçok eğitim ve proje ifade eden Garanti Eğitim CEO'su, " Projeler ortalama 4 ay sürüyor ancak ihtiyaçlar doğrultusunda hazırlanan ve 1 buçuk yıl süren projelerimiz de oldu. 5 tane kalite belgesiyle Türkiye'nin en fazla kalite belgesine sahip olan danışmanlık firmasıyız. Çok çeşitli sektörlere hizmet verdiğimiz için dünyada sektörler özelinde birçok örnek inceliyoruz. Yıllık ciromuzun yüzde 25'ini yurt dışı çalışmalarımıza harcıyoruz. Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı’na (EFQM) üye tek firmayız" dedi.

PERSONEL ALIMININ DAYANAĞI YOK

Şirketlerin hedeflerini net olarak belirleyip bu hedefler doğrultusunda adımlar atmaları gerektiğine dikkati çeken Gürcan Akçay, "Profesyoneller ile şirket yönetim kurulu bakış açıları bazen paralel olmayabiliyor. Departmanlar arasındaki bürokrasi şirketin reflekslerini zayıflatıyor. 5 yıllık stratejiler belirleyip bu stratejiyi uygulayan şirket sayısı Türkiye’de çok az. Şirketler değişim yönetimine yeteri kadar önem vermiyor. Problemlerini belirleyip kazanç/kayıp analizi yaparak önceliklendiren ve bunları analitik verilere dayandıran şirket çok az. Üretilen işin ya da hizmetin ne kadar zamanda ne kadar personel ile yapılacağının bilimsel bir dayanağı yok. Bir anda büyük miktarlarda işe alım yapılıyor sonrasında da işten çıkarmalar yapılıyor" diye konuştu.

Genelde şirketlerin kayıp yaşandıktan sonra önlem almaya çalıştıklarını ifade eden Gürcan Akçay, "Şirketlerin teknik eğitim ihtiyaçları var. Şirketler bunların farkında ancak bunu sürekli erteliyorlar. Ne zamanki büyük bir problem

yaşıyorlar o zaman teknik eğitim ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyorlar. Ancak büyük kayıp yaşanmış oluyor. Aslında fark ettiklerinde bu ihtiyaçlarını karşılayıp personellerini geliştirseler bu sorunları yaşamayacaklar" dedi.

Etiketler: şirket eğitimi


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı