Ege Haberleri

    Tıp dünyasi

    Hürriyet Haber
    28.11.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Hazırlayan Nesrin COŞKUN

    Bu öneriye kulak verin

    EGE Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı'nın hukuk diplomalı öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Alkanat, uzun süre Tabip Odası Onur Kurulu'nda görev yapan Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamit Hancı ile birlikte ‘‘Tıp ve Sağlık Hukuku’’ konusunda çalışmalar yapıyor. Son yıllarda açılan tıp davalarındaki büyük artışın hekimler ve sağlık personelinin yasal sorumluluk ve haklarını bilmelerini zorunluluk haline getirdiğini belirten Prof. Dr. Alkanat, bu bilgilerin daha tıp fakültesi sıralarında öğretilmesi gerektiğini savunuyor.

    ‘‘PRATİK hayatta hekimden mesleğini en iyi şekilde uygulaması isteniyor, bunun yanında kendisiyle ilgili hukuki bilgilere de tam olarak sahip olması bekleniyor. Bilinmesi gerekeni bilmemek hekime sorumluluk yüklüyor’’ diyen Prof. Dr. Murat Alkanat, Prof. Dr. Hancı'yla birlikte proje geliştirmiş. Amacından içeriğine, dersin işlenme biçiminden öğrenme hedeflerine kadar her detayın yer aldığı bir eğitim programı hazırlamışlar. İstekleri ‘‘Tıp ve Sağlık Hukuku’’ eğitiminin bir an önce hayata geçirilmesi. Önerileri, derslerin beşinci sınıfta okuyan doktor adaylarına verilmesi. ‘‘Hekim Hataları’’ yasa tasarısı da gündemdeyken bu eğitimin kaçınılmaz olduğu ortada. Galiba iş sadece start vermeye kalıyor.

    Kalp krizi geçirirseniz...

    ACİL Tıp Derneği Genel Başkanı Dr. Ülkümen Rodoplu, -bana da gelen- ‘‘Kendi kendine temel yaşam desteği’’ konusunda aldığı mailler üzerine İlkyardım Komisyonu Koordinatörü Semra Çelikli ile birlikte araştırma yaptı. Doğru yanıtı buldular. Sonuçu açıklamadan önce bu konuda mini bir yarışma düzenlediler.

    KONU şu: ‘‘Saat 18.15 ve zorlu bir iş sonrası arabanızla işten evinize dönüyorsunuz. Yorgun ve sıkıntılısınız. Sigara kullanıyorsunuz, kilolusunuz ve ailenizde kalp krizi geçirmiş olanlar var. Göğsünüzde bir sıkıntı hissediyorsunuz ve sol kolunuza yayılan bir ağrı başladı.’’

    1. Ne yaparsınız?

    2. Bilinciniz iyice bunaldı ve bayılmak üzere olduğunuzu düşünüyorsunuz. ne yapırsınız?

    3. Kurtulma şansınız ne kadar?

    YANITLARINIZI 29 Kasım akşamına kadar aciltip@ egroups.com adresine gönderebilirsiniz. Doğru yanıtı haftaya bu sayfada.

    Engelliler için

    SAĞLIKLI çocuklara sahip olmayı kim istemez? Ama pek çok neden bazı aileleri bu açıdan şanssız kılıyor. Özellikle zihinsel özürlü bir evlada sahip olan çiftler, çocuklarına nasıl, nerede, ne verebilecekleri, nasıl bir yaşam sunabilecekleri konusunda müthiş bir çaresizlik yaşıyor. Ancak, son yıllarda İzmir'de bu yönde sevindirici gelişmeler var. Bu çocuklar için birşeyler yapmaya kendini adayan profesyonellerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Ardı arkasına özel eğitim merkezleri açılıyor. Bu merkezlerden biri de Yankı Özel Eğitim Merkezi. Zihinsel engelli çocuğun kendi kendine yetebilir bir birey haline gelmesinin hedeflendiği merkezde fizyoterapi özel eğitimle iç içe yürütülüyor.

    GÜRSOY Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezi'nin 7 yıllık deneyimlerinin ardından kurulan Yankı'da çocuğun sosyal adaptasyonunu sağlamak amacıyla dış mekanlarda eğitim yapılıyor, grup terapileri ve aile eğitim programları uygulanıyor. Yankı'nın kurucusu Psikolog Sibel Gürsoy ile sorumlu müdürü ise meslektaşı Ülkü Ünal. Yankı'da zihinsel engellilerin yanı sıra özel öğrenme eksiklikleri ve davranış bozukluğu olan çocuklar için de seanslar düzenleniyor.

    25’inde takma diş

    İZMİR Dişhekimleri Odası Başkanı Behzat Özbozdağ, Türkiye'de koruyucu hekimliğe önem verilmeyişini çarpıcı bir örnekle ortaya koydu. Takıp-çıkarılan protezleri kullanma yaşı 25'e inmiş. Dişhekimine sadece muayene için gidenlerin oranı yüzde 3 olan ülkemizde toplam 18 bin dişhekimi varken, bunların 2.039'u Sağlık Bakanlığı, 600'ü de 30 milyona hizmet veren SSK sağlık tesislerinde çalışıyormuş. Nüfus ve dişhekimi sayısı sabit tutularak yapılan bir hesaplamaya göre toplumun ağız ve diş sağlığı sorunları ancak 26 yılda çözebilirmiş.

    Böyle torpil olmasın

    SAĞLIK Bakanlığı teşkilatında çalıştırılmak üzere 526 özürlü memur kadrosu açıldı, sınavları, ardından da atamaları yapıldı. Ama İzmir Sağlık Müdürlüğü'nde yapılan atamalardan birinin usulsüz olduğu öne sürülüyor. Belgeli iddiaya göre, lise dengi mesleki veya teknik okul mezunlarına açılan daktilograf kadrosuna lise mezunu N.Ç. adlı bir genç kız da başvurmuş. Diploması uygun olmayan bu adayın değil atanması normalde sınava bile alınmaması gerekiyormuş. Kazanan, atanan bu adaya iddiaya göre bir kıyak daha yapılmış. Aday memurluğa 9 değil 10'uncu dereceden başlatılmış. Hani sağlamlarla girilen bir sınav olup bu özürlü genç kayrılsa, kimsenin ses çıkaracağı yok. Ama istenilen tüm şartları yerine getirip de yedekte kalanlar da özürlü olunca iş değişiyor. Herkes hakkına razı olmayı öğrense...

    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNAN HABERLER

        Sayfa Başı