Ege Haberleri

    Rota: AKHİSAR

    Hürriyet Haber
    02.02.2001 - 00:00 | Son Güncelleme:


    Sirel EKŞİ

    Amazon kentI

    Akhisar hep tütün diyarı diye bilinir. Bölgenin en ünlü tütününü yetiştiren, Manisa’nın en büyük ilçesi Akhisar, 5 bin yıllık geçmişi ile pek çok uygarlığın beşiği olmuş. Bu zenginliğini belki de kadın eliyle kurulmasına bağlı, kim bilir?

    2-3 HAFTA kadar önce, bir gece yemekte eşim, ‘‘Akın, senle Evren’i Akhisar’a davet ediyor’’ dedi. Akın, Savaş’ın en sevdiği Eskişehir Kolejli. Teşekkür ettim, ama içimden ‘‘Yıllar önce gittiğim ve bende pek iz bırakmayan kentte ne bulur da yazarım’’ diye de geçirdim. Sonra günlük olayların hay huyu içinde Akın’ın davetini unuttum. Ta ki bu hafta başında telefonda, ‘‘Merhaba, ben Akın Kahyaoğlu’’ diyen sesini duyana kadar. Randevulaştık. Salı sabahı, Evren'le her zaman hiç yakınmadan kahrımızı çeken Fuat Ağabey’in otomobiline atladık, Akın’ı aldık ve yola koyulduk. İyi bir gezi için en önemli unsurun anlaşan bir ekip olduğunu söylerim hep. Bu yolculuktan sonra yöreyi tanıyan ve çok seven bir rehberin, geziyi ne kadar renkli ve yararlı hale getirdiğini de öğrendik. Bölgenin en iyi tütününü yetiştiren ilçe olarak bildiğimiz ve bir türlü işletmeye açılamayan sigara fabrikasıyla hatırladığımız Akhisar hakkında aslında bir şey bilmediğimizi öğrendik. Çok güzel yemekler yedik, harika insanlarla tanıştık. Geziden, çok keyif aldığımız Akhisar hakkında belki de yazılabilecek en iyi kitapla döndük.

    Her dönem önemli

    ORTOPEDİ ve Travmoloji Uzmanı Opr. Dr Baki Satış, ‘‘İlkçağdan Günümüze Akhisar’’ adlı kitabında, pek çok uygarlıklar görüp geçirmiş, Anadolu’dan geçen en önemli yolların kesiştiği noktada kurulu Akhisar’ın geçmişinin MÖ 3000 yıllarına kadar uzandığını belirtiyor. İlkçağın en tanınmış kentlerinden olan ‘‘Thyateira’’nın, Anadolu’da pek çok kenti kurup isimlerini veren Amazonlar tarafından kurulduğunu söylüyor. Tarihte para yerine kullanılan toprak idollerin ilk yapıldığı yer olarak da bilinen, uzun tarihi içinde Pelopeia, Semiramis, Euippia, Ta Siyateyra ve bugünkü adını almasına neden olan Aspro-Kastro gibi isimlerle de bilinen Akhisar, Hellen, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde öneminden bir şey kaybetmeden yaşıyor.

    MANİSA’nın en büyük ilçelerinden olan Akhisar’ın köklü geçmişine tanıklık eden çok az iz kalmış. Tepe Mezar da bunlardan birisi. Geç Roma döneminden kalma bazilika şeklindeki yapı, mermer sütunlar ve diğer kalıntılar, çevresi tel örgüyle çevrilmiş ciddi arkeolojik inceleme bekliyor.

    Nasıl gidilir?

    Akhisar İzmir’e 90 kilometre. Garajdan düzenli otobüs seferleri var.

    Nerede kalınır?

    AKHİSAR’da birkaç ote var. İkisini önerebilirim. Kişi başı oda kahvaltı 16 milyon lira olan Otel Tütün.

    (0 236 / 414 50 68) Kişi başı 11 milyon lira Otel Yüncüoğlu.

    (0 236/414 25 53)

    Ne yapılır?

    Gezmeye zaman yetmez

    BİZ gezimize geleneksel hayvan pazarından başladık. Günlerden salı ise kaçırmayın. Bu pazar başka bir dünya. Küçük ve büyük baş hayvanlar, arkalarında arabalarıyla atlar, yularları sahiplerinin elinde alıcı bekliyor. Yeni doğmuş kuzular, oğlak ve buzağılar da sevimli tablolar oluşturuyor.

    AKHİSAR, gourme gezisi için de ideal yerlerden biri. Güzel bir yemekten sonra gezintiye çıkabilirsiniz. Yunanlı Armatör Onasis’in, Hashoca Mahallesi 130 Sokak 43 numaradaki evi, özellikle Yunanlı turistler için cazip. Bugün Cemal Yalazı ve ailesinin oturduğu eve restorasyon gerek.

    DR. SATIÇ, kitabında Thyateria adının İncil’de iki kez geçtiğini belirtiyor. Kent Anadolu hıristiyanlığının yayılmasında önemli rol oynamış. İlk 7 kiliseden biri de Akhisar’da. Bu gün yeri tam bilinmemekle birlikte, şimdi Ulu Camii’nin bulunduğu yerde olduğu sanılıyor. Cami, MÖ belirlenemeyen bir tarihte tapınak olarak yapılmış. Ardından kilise olmuş ve 14. yüzyılda tadilat görmüş. Osmanlı döneminden kalan hamamlar, camiiler, bir zamanlar Rumların, Ermenilerin, Türklerin ve Yahudilerin iç içe yaşadığı mahallelerdeki eski evler gezilip görülmesi gereken yerler.

    KENTİN çevresinde pek çok tarihi kalıntı var. buralarda henüz kazı çalışması yapılmamış. Yüzeyde pek bir şey görülemiyor. Merak edenler Dr. Satış’ın kitabından öğrenebilir. Korunmadıkları için yerlerini belirtmiyorum.

    BURAYA kadar gelmişken sanayii çarşısına uğrayın ve Türkiye’nin dört bir yanında özellikle turistik tesisleri süsleyen minyatür at arabaları ve faytonları yapan ustalarla tanışın.

    TURİZM Bakanlığı'ndan sertifikalı Keçeci Orhan Patoğlu’nun yeri Şeyhisa Mahallesi 25 Sokak'ta. Mevlevi külahından patiğe çok güzel ürünleri var. Akhisar’ın zeytini ve zeytinyağı, en az tütünü kadar ünlü. Yol üzerinde de pek çok satış mağazası var. Gelmişken almakta yarar var.

    Ne yenir?

    EVLİYA Çelebi, Akhisar’ı anlatırken, ‘‘Bu şehrin yiyecek ve içecek sanayiatının övülecek yeri vardır’’ diyor. Ve Akhisarlılar günümüzde de Evliya Çelebi’nin haklı olduğunu kanıtlıyor. İlçeye erken saatte varın ki pide doğramalı paça çorbası için. Paçacı Önder’in tarihi bir asırı geçiyor. Süleyman Özek dört kuşaktır çorbacı. 07.00-13.00 arasında servisi var. Sırrı şu: Kelleler odun fırınında 12 saat bekletiliyor. Sonra etleri ayıklanıp çorba yapılıyor. Tabağa önce doğranmış pide, üzerine ilik gibi pişmiş et tepeleme konuyor ve nefis çorba suyu ekleniyor. Lezzeti anlatılmaz. (0236 / 413 09 46)

    İKİNCİ durak, Köfteci Rasim-Ramiz Oğulları. Hem köfte, hem tatlısı ünlü. Hukuk ve mühendislik eğitimi almış 5 kardeşin işlettiği lokantaya, İstanbul’dan gelen lezzet düşkünleri var. Kaymaklı ekmek kadayıfı ve iri iri yapılmış tulumba tatlısı da tadılmalı mutlaka. (0236 / 412 20 02)

    YILDIZ Katmercisi, asırlık işletmelerden biri. Zar inceliğinde açılan yufka sac üzerinde tereyağı ile kızartılıyor. Katmer tabağınıza geldiğinde kağıt mendil kalınlığında oluyor. Bir tane yemek için giriyorsunuz, en az 4 tane yiyip çıkıyorsunuz. (0236 / 414 37 76)

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNAN HABERLER

        Sayfa Başı