Ege Haberleri

    Pazar Sohbeti

    Hürriyet Haber
    24.09.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Onun işi SEVGİ

    Kendini sokak çocuklarına, engellilere, AIDS'lilere adayan, bu amaçla dernek kuran Barış'tan çağrı var: ‘‘Sağlıklı kuşaklar için elele verelim’’

    SERPİL Barış, kalbine dünyayı sığdıran, çocuk özlemini sokakta gideren sıra dışı bir anne. Engelliler, AIDS'liler, hayat kadınları, uyuşturucu madde bağımlılarına kanat geren, onlarla sevgisini paylaşmak için dernek kuran sevgi sözcüsü. Sevgisini yüreğinin diliyle kaleme aldığı kitaplarına yansıtan bir yazar.

    KÜÇÜK bir odadayız. Mavinin tonlarıyla bezenmiş duvarlar insana huzur veriyor. Yüreği insan sevgisiyle atan Sevgi Derneği üyelerinin enerjisi sinmiş adeta. Sıcacık bir ortamda sohbet ediyoruz. Yüreğini açıyor Barış ve en başından itibaren zaman zaman şen kahkahalar, zaman zaman hüzünlenerek anlatıyor hikayesini.

    Toplumda dışlananları koruyorsunuz. Nasıl tanışıp sevdiniz?

    İSTANBUL'da iki odalı bir gecekonduda doğdum. Ailem ve ilkokul öğretmenimden öğrendiğim paylaşımı, önce mahallemdeki yalınayaklı çocuklarla yaşadım. Biriktirdiğim harçlıkları onlarla paylaşır, sinemaya götürür, canları ne isterse imkanlar ölçüsünde alırdım. Liseyi bitirdikten sonra İzmir'e taşındık. Bir yıllık zabıta memurluğu, bana gerçek hayatı gösterdi. Sokak çocukları, hayat kadınları, eşcinseller, uyuşturucu bağımlıları ve AIDS'lilerin olduğu hayatı. Kendimi onlara adayışımın farkında bile olmadım aslında.

    Çocuğunuz yok. Sokak çocuklarına sarılış bir özlem mi?

    SANIRIM etkisi var. Zabıta memurluğundan ayrılıp, ailemin açtığı çeyiz dükkanında çalışmaya başladım ve iki evlilik yaptım. Ne yazık ki ikisinde de çocuğum olmadı. Çocuk özlemimi ilk etapta çeyiz dükkanını bebek eşyaları mağazasına dönüştürüp, gelen müşterilerin çocuklarıyla ilgilenerek gidermeye çalıştım. Ancak yetmedi. İçimdeki çocuk sevgisini, gerçekten o sevgiye ihtiyacı olanlara yönelttim. Bu düşünceyle kucak açtım onlara, annelik duygusunu onların aracılığıyla tattım. Sevgiye hasret yüreklerle evimi paylaştım.

    Çevrenizden nasıl karşıladılar?

    ÖNCELERİ ciddi tepkilerle karşılaştım. Bilinçsizce yapılan ağır eleştirilere karşı mücadele gerekti. Ama o çocukları ailem olarak kabul ediyorum. İnsan ailesini sevgi çemberi dışında bırakamaz. O nedenle yapılanlara, söylenenlere aldırmama yolunu seçtim. Çünkü ben onlarla mutluyum.

    Bu aileden biraz sözeder misiniz?

    BU bir anne ile çocuğunun yaşadıklarından farklı değil. Onlar üzüldüğünde, kendilerine duyarsızca yaklaşıldığında gözyaşlarını içine akıtır, küser yaşama. Oysa ki gözleri hep ele verir sevgi arayışlarını, umutsuzluklarını. Dertlerine ortak olmak, sorunlarını paylaşmak, benim için en büyük mutluluk. Sıcacık bir gülüş, yumuşak bir el, nasır bağlamış yüreklerini açmalarına yeterli. Bana karşılıksız sevgiyi tattırdılar. Ancak onların sevgisiz kaldıklarında nasıl bir tehlike oluşturacaklarının da farkına varılması gerektiğini düşünüyorum’’.

    Biraz daha açar mısınız?

    BUGÜN, AIDS ve uyuşturucu, PKK kadar tehlikeli. AIDS hastaları ve bağımlıların en büyük sorunu toplumun dışına itilmiş olmaları. Bu onların gizlenmesine neden oluyor. Yaşamlarını, bu yönlerini yansıtmadan, bir tedbir almadan sürdürmeleri, hızla yayılmalarına neden oluyor. Birçok AIDS hastası barlarda küçük çocuklara birer içki ısmarlayıp, onları cinsel yönden kullanarak, hastalığı genç nesile bulaştırıyor. Uyuşturucu satıcıları artık ilköğretim okullarına kadar sızdı. Onları dışlayarak bunun önüne geçilmez. Varlıklarını kabul edip, topluma yeniden kazandırmak için çaba göstermek zorundayız.

    Sorunları paylaşmakla kalmıyor, çözüm yolları da arıyorsunuz. Bu amaçla iki tane de kitap yazdınız.

    EVET, ‘‘Sinyal’’ ve ‘‘Onlar’’ ismini taşıyan iki kitabım var. Ancak yazarlık iddiam yok. Ben dilsiz yüreklerin sesi oldum sadece. Kitaplarımda dışlanmışlık psikolojisini, sokak çocuklarının aile özlemini, uyuşturucuya sığınan yürekleri, hayat kadınlarının umutlarını ve engelli gözüyle yaşamı anlattım.

    Kitaplarınızın gelirini de sosyal hizmet derneklerine bağışlıyorsunuz.

    UZUN süredir onların gözüyle bakıyor, onların sezgileriyle algılıyorum hayatı. Kitaplarımı da onların diliyle yazdım. Bütün malzemem, bana yaşattıkları, paylaştıklarıydı. Beraber gittiğimiz sinema, dağ yürüyüşleri ve şenlikler, birlikte kutladığımız özel günlemizdeki gözlemlerimi aktardım. Kitapların mimarı onlar, gelirini de fazlasıyla hakediyorlar.

    Dernek çalışmalarını destekliyor musunuz?

    TABİİ ki. Ancak sosyal hizmet adına kurulmuş derneklerin bir çoğu yozlaşmayla karşı karşıya. Artık içten yardımseverliğin yapıldığı bir ortamdan ziyade, siyasi amaçlara basamak olarak kullanılan, ufacık bağışları gösterişli törenlerle yansıtıp reklam yapılan, plaket yağdırılan bir ortam olarak kullanılıyor. Amaçları araç, araçları amaç haline getirdiler. Üstelik bu durum yardımda bulunulmaya çalışılan kesimi de olumsuz etkiliyor.

    Bu nedenle mi ayrı bir dernek kurdunuz?

    ÇALIŞMALARIMI çıkar kaygısı gütmeyen, benim gibi düşünen insanlarla paylaşmak istedim ve kısa adı Sevgi-Der olan, İnsanlık İçin Elele Sevgiyle Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği'ni kurduk. Yönetim kurulumuz, eğitim ortalamaları ortaokul düzeyide, satış elemanı ve ev hanımlarından oluşuyor. Simgemiz, karşılıksız sevgiyi temsil eden bebek, insanlara gönül gözüyle bakma mesajını veren nazar boncuğu. Mesela ilk aldığımız karar plaket vermemek. Bu düşünceyle 'No plaket' kampanyası başlattık. Plakete verilecek parayla bir kaç kişiye daha yardımda bulunmayı tercih ediyoruz. Ayrıca bağışta bulunanlar adına birer ağaç diktirip, isimlerinin hazırlanacak şeref defterine işleneceği bir Plaket Ormanı kuracağız. Bu, tozlu raflarda sergilenen plaketlerden daha yararlı.

    Bundan sonra neler yapacaksınız?

    YARDIMA ihtiyacı olan yüreklere yardım elimizi uzatmaya devam edeceğiz. Yakın zamanda sokakta çalışan çoçukların sorunlarına dikkat çekmek için kaymakamlıklarla işbirliği içinde bir organizasyon düzenleyip, bu çocuklara ücretsiz kurslar düzenleyeceğiz. Bu yıl üçüncüsünü yaptığımız uçurtma şenliği devam edecek. AIDS ve uyuşturucu konusunda eğitim çalışmaları başlatacağız.

    Kimdir?

    SERPİL Barış 1955'de İstanbul'da doğdu. Şişli 19 Mayıs İlkokulu, Nişantaşı Kız Lisesi ve Çamlıca Kız Lisesi'nda öğrenim göredü, ailesiyle İzmir'e taşındı. Bir yıl İzmir Belediyesi'nde zabıta memurluğu görevinde bulundu. Daha sonra ailesinin Kemeraltı'nda açtığı çeyiz dükkanında çalışmaya başladı. İki evlilik yapan Barış, çok istemesine karşın çocuk sahibi olamadı. Çeyiz dükkanını çocuk eşyaları mağazasına dönüştüren Barış, kendisini toplumun dışladığı kesime yardıma adayarak, onların sorunlarını anlatan ‘‘Sinyal’’ ve ‘‘Onlar’’ isimli iki kitap yazdı. Sevgi - Der'i kuran Barış, halen bu derneğin başkanlığını yürütüyor.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNAN HABERLER

        Sayfa Başı