Ege Haberleri

    Enerji merkezi İzmir

    Mete Tamer OMUR / HÜRRİYET
    11.02.2015 - 01:09 | Son Güncelleme:

    İZMİR, güneş, rüzgar, jeotermal ve biokütle gibi yenilenebilir enerji kaynaklarında sahip olduğu potansiyeliyle dikkati çekiyor.

    Bugün Bursa’nın otomotivin başkenti olarak anıldığını hatırlatan sektör temsilcileri, İzmir’in yenilenebilir enerjide Türkiye’nin merkezi olabileceğini savunuyor. Yenilenebilir enerji sektörünün tüm aktörleri Hürriyet Ege’nin ‘Enerji Zirvesi’nde sektörün dünü, bugünü ve yarını konuştu. Hürriyet Ege yazarlarından Selim Türsen’in moderatörlüğünde gerçekleşen toplantıda, özellikle son dönemde çevrecilerle yaşanan tartışmalara da açıklık getirildi. Sektör temsilcileri, özellikle Çeşme ve Urla’da yoğunlaşan rüzgar türbinlerinin ‘hız değeri 7 metre/saniyenin altında olan yatırımlar fizibil değildir’ ifadesinden kaynaklandığını savunuyor.


    İŞİM OLMAZ DİYORLARDI
    Yenilenebilir enerji alanında son yıllarda hareketliliğin yaşandığını belirten Ege Üniversitesi Güneş Enerjisi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Günnur Koçar, 90’lı yıllarda yenilenebilir enerjinin fantezi olarak görüldüğünü vurguladı. İzmir’de İZKA ile 2012’de sektör analizi yaptıklarını ifade eden Koçar, “‘Benim yenilenebilir enerjiyle işim olmaz’ diyen firmalarla çalıştık. Başta hayır diyenler, sonunda evet demeye başladı. Sektör analizinde bu işte çalışan ve çalışmak isteyen kurum ve kuruluşları gördük” dedi. Güneş, rüzgar, biokütle ve jeotermal gibi yenilenebilir enerjide potansiyelin varlığına dikkat çeken Koçar, Bursa denince ‘otomotivin’ ön palana çıktığını ifade ederek, İzmir dendiğin de yenilenebilir enerjinin birinci planda olması gerektiğini kaydetti.

    Enerji merkezi İzmir

    Türkiye’deki toplam rüzgar türbinlerini yüzde 25’i ise Balıkesir’de. Yüzde 20 İzmir, yüzde 13 ise Manisa’da. Yani toplamın yüzde 60’a yakını bu üç şehirde.


    ÇABA VAR AMA YETERSİZ
    Almanya ve İspanya gibi gelişmiş ülkelerin güneş enerjisinden yararlanmayı çok iyi bildiğine dikkat çeken GÜNDER (Uluslararası Güneş Enerjisi Topluluğu Türkiye Bölümü) Yönetim Kurulu Üyesi ve Uluslararası Enerji Ajansı Türkiye temsilcisi Ahmet Yılancı, Türkiye’nin bu konuda geç kaldığını dile getirdi. Yılancı, “2011’e kadar belirli bir yasa çerçevesinde bu işler yapılıyordu. Daha sonra hız kazandı, ama hala çok yetersiz. Lisansız üretim de kendi çabalarıyla bir şeyler yapmaya çalışıyor. Ama bürokratik sıkıntı insanları korkutuyor. İnsanların kullanımı için bazı mekanizmaların kurulması ve finansal açıdan teşvik edilmeleri gerekiyor” diye konuştu.


    YERLİSİ MAKBUL
    Northel Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Cem Yalçın, yenilenebilir enerjinin arzu edilir düzeyde kullanılmadığını kaydetti, şöyle konuştu: “Yüzde 100 yerli türbin üretmek üzere yola çıktık. 6 yıldır 60 kişi ve 17 milyon TL Ar-Ge yatırım yaptık. Kendi öz kaynaklarımızla türbinleri yaptık ve ihraç eder durumdayız. Ama Türkiye’de türbinlerin bağlantı prosedürlerinin tamamlanması için 6-7 yıl geçti. EPDK sizi tanımıyor veya tanımak istemiyor. Nereden çıktınız gibi bir yaklaşım var. Bu iş onlara ağır geliyor. Oradan bağlayıp, buradan biri çıkacak gibi konular onları sıkıyor. Total bir enerjiyi tek noktadan kontrol etmek daha kolay geliyor” dedi.

    SAVUNMA KADAR ÖNEMLİ

    ZENİT Enerji ve Çevre Teknolojileri İş Geliştirme Müdür İbrahim Uğur, enerjide ana sorunun dışa bağımlılık olduğunu belirtti, şöyle devam etti: “Çözüm ise yenilenebilir enerjide. Güneş enerjisi için yatırım planı olmalı. Güneş enerjisinde yatırımcıların ilk baktığı, yatırımın geri dönüş süresi. Teşvikler üretici firmayı desteklemekte yetersiz. Alım fiyatları daha yukarı çıkabilir. Güneş İzmir’den doğdu. Güneş enerjisi yatırım Türkiye için çok önemli. Dışa bağımlılığı engeller. Savunma sanayi kadar önemli. Yerli ve yabancı yatırımlar önemli” diye konuştu. Türkiye’nin yenilenebilir enerjide çok iyi kaynakları olduğunu söyleyen Zenit’in Avrupa ve Ortadoğu Sorumlusu Bruno Bach Jensen ise Türkiye’nin enerji merkezi olabileceğini, dünyaya enerji satabileceğini aktardı.

    Enerji merkezi İzmir

    AĞAÇLAR NEDEN KESİLDİ

    Son dönemde yaşanan ‘RES için ağaç kesme’ konusuna değinen Ege Üniversitesi Güneş Enerjisi Enstitüsü öğretim görevlisi Yrd. Doç. Dr. Numan Çetin, şu bilgileri paylaştı: “Rüzgar elektrik santrali başvuruları 1 Kasım 2007’den başladı ve bir rüzgar haritası yayımlandı. Bu haritada istediğiniz yere başvurun dendi. Yatırımcı da lojistik desteğe en yakın yerleri tercih etti. Bürokrasinin ve devletin, ‘Rüzgar hız değeri 7 metre/saniyenin altında olana bölgesel teşvik verir’ yazması gerekiyordu. Onun için en iyi yer Urla ya da Çeşme Yarımadası olunca herkes üşüşür. Rüzgar enerjisi santrallerinin yüzde 41’i Ege’de. Yüzde 35’i ise Marmara’da. Türkiye’deki toplam rüzgar türbinlerinin yüzde 25’i ise Balıkesir’de. Yüzde 20 İzmir, yüzde 13 ise Manisa’da. Yani toplamın yüzde 60’a yakını bu üç şehirde. Öte yandan, RES yatırımı yapan firmalara Enerji Bakanlığı, en az 10 bin ağaç dikme zorunluluğu veriyor.”

    Enerji merkezi İzmirEnerji merkezi İzmir

    AVRUPA BİRİNCİSİ

    Jeotermal kaynakların yüzde 90’nın Ege Bölgesi’nde olduğunu belirten İzmir Jeotermal A.Ş. Genel Müdürü Sinan Arslan, bu verilerle Türkiye’nin jeotermal enerjide barındırdığı potansiyel bakımından Avrupa 1’incisi, dünya 7’ncisi olduğunu kaydetti. Jeotermalin bugün elektrik üretimi, konut ısıtma, seracılık gibi geniş bir alanda kullanıldığını ifade ederek, “Hem ısıtma konforu hem de ucuz bir enerji. Ayrıca bir konutun ısınması, 6 aracın karbondioksit emisyonuna eşdeğer” dedi.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNAN HABERLER

        Sayfa Başı