Merhaba
Hürriyet Facebook deneyiminden yararlanmak için Facebook ile giriş yapın.
Hürriyet'i Takip Et
Hürriyet'i Takip Et!
Hürriyet Facebook
Hürriyet Twitter

Kılıçdaroğlu havaalanı konuşmasına İzmir'den yanıt verdi

Elif DEMİRCİ / İZMİR, (DHA)
7 Haziran 2013
    Kılıçdaroğlu İzmir'den yanıt verdi

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer'i makamında ziyaret etti. Kılıçdaroğlu, dün yurda dönen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Gezi Parkı ile ilgili açıklamalarını değerlendirdi.

    CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Başbakan değil İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'nın konuşması gerektiğini belirterek şunları söyledi:

    “Bir ülkenin başbakanı yasalara saygılı olmak zorunda İstanbul'da belediye başkanı ve meclis üyeleri var. Onlar neden konuşmuyor da Başbakan konuşuyor. Türkiye Başbakanı mı yoksa sadece Gezi Parkı başbakanı mı? Gezi Parkı'nda olanlar onu kabul etmiyorlar. Çevreye yeşile saygı duymak herkesin hakkı. Özellikle başbakanların hakkı. Bülent Arınç o grubu davet etti dinledi. Görüşlerini söylediler. Dinlemeden Başbakan'ın ayağının tozuyla ‘ben şunu yapacağım' diye açıklamalar yapması doğru değil. Demokrasi bir uzlaşma rejimidir dayatma rejimi değil. Başbakan'ın önce demokrasi nedir bunu öğrenmesi lazım. Oradaki insanlar özgürlük istiyorlar kentlerine sahip çıkıyorlar. Bir insanın kentine sahip çıkması kadar doğal ne olabilir? Demokrasilerde halkla inatlaşma olmaz. Eğer bir yönetim halkla inatlaşma sürecine girerse meşruiyet sorunu gündeme gelir.”

    EGOSU YÜKSEK GÖZÜ KARARMIŞ

    Kılıçdaroğlu, sözlerini söyle sürdürdü:

    “Başbakan'ın yüzde 50'den söz etmesi çok tehlikeli bir söylemdir. Yüzde 50'yi yandaş yüzde 50'yi karşıt olarak gören bir başbakan olmaz. O zaman toplumun yüzde 50'sinin başbakanı değildir o. O anlam çıkar. Taksim'de her siyasal görüşten insan var. AKP'liler de var orada. Bir Başbakan'ın halkıyla konuşurken daha kapsayıcı bir dil kullanması lazım. İnat ve dayatmayla ne elde edilebilir. Bütün dünya ayağa kalktı. Dünyanın gördüğü gerçeği bir kişi görmedi. O kişinin adı Recep Tayyip Erdoğan. Egosu bu kadar yüksek gözü kararmış. Demokrasiyi yüceltmemiz derinleştirmemiz gerekir. ‘İnadım inat ben Topçu Kışlası'nı yapacağım, otel olarak kullanacağım' diyor. Acaba birilerine söz mü verildi de dönmek istemiyorlar. Biraz daha ayrıntı verseler. Neden bu inat İstanbul'da otel yapılacak yer mi kalmadı. Pek çok yer var otel yapılabilir.”

    Ak Parti İL BİNASININ NEYİN ÜZERİNE YAPILDIĞINI HERKES BİLİYOR

    Kılıçdaroğlu, Başbakan'ın Topçu Kışlası'nı tarihe saygı duyduğu için yapmak istediğini açıklamasına da tepki göstererek, şöyle dedi:

    “İki tane çanak çömlek çıktı yatırımları mı engelleyeceğiz' diyorlar. Böyle tarih kültür mü olur diye eleştireceksiniz sonra var olmayan bir kışlayı tarihe karşı çıkıyorsunuz diye suçlamayla halkı karşı karışa bırakacaksınız. İstanbul'da dünya kadar tarihi eser var, restore et tarihi eserleri yıkıp üzerine bina yaptılar. AKP il binasının neyin üzerine yapıldığını herkes çok iyi biliyor. Suçlamak kolaycılıktır. Herkesi kucaklamak zor bir iştir. Başbakan'ı zor işleri yapmaya davet ediyorum. Halkına saygı duymaya davet ediyorum. Gençlerin sesine Başbakan kulak vermeli. Bu gençler ne istiyor kendi çıkarları için bir şey istemiyorlar ülkeleri için istiyorlar”

    BÜTÜN DÜNYANIN GÖRDÜĞÜNÜ BAŞBAKAN'IN GÖRMEMESİ KÖRLÜKTÜR

    Kılıçdaroğlu, Başbakan'ın Tunus'ta Gezi Parkı'yla ilgili yaptığı açıklamaların ardından borsanın düşüp faizlerin yükselmesini soran basın mensuylarına şunları söyledi:

    “Başbakan ‘faiz lobisi bunu yapıyor' dedi. İzin verme faiz lobisi yapıyorsa. Ne olduğunu da bilmiyor. Olayın önemini kavramış değil. Etrafındaki dar grup başbakana yanlış bilgiler veriyor. Bütün dünyanın gördüğünü bir ülkenin başbakanının görmemesi körlüktür. Borsa düşüyor faiz yükseliyor hala ‘inadım inat' diyor, birileri suçluyor. Ben konuştukça bunlar oluyor diye düşünmüyor. ‘Ben karar verdim bunu yapacağım' diyeceksiniz. Dünyada böyle konuşan başbakan var mı acaba? Halkın yüzde 50 oyunu çantada keklik gören bir başbakan var mı?”

    MEZARLIKLARI DA RANT ALANINA DÖNÜŞTÜRÜRLER

    Kılıçdaroğlu, eleştirilerini şöyle sürdürd:

    “İstanbul yönetimine önce saygı duyacak önce anakent belediye başkanı konuşacak. Hayatımda bu kadar beceriksiz bir yönetim anlayışına tanık olmadım. Gökdelen yapıldı kendi iktidarında ‘niye yaptınız' dedi. Topçu Kışlası'nı yapacağına Sultanahmet'in silüetini berbat eden üç binayı tıraşla. ‘Küstüm'. Niye? Yüksek binayı yaptınız diye. Kim ona izin verdi? Bunu sorması geremiyor mu? İstanbul'u rant alanına dönüştürdüler. Bir avuç yeşilliği de yok etmek istiyorlar yarın mezarlıkları da rant alanına dönüştürür bunlar.”

    TOPLUMU KUTUPLAŞTIRAN ADAMDAN ÜLKEYE YARAR GELMEZ

    Kılıçdaroğlu, kutuplaşmamak için uzlaşmacı dilin önemine vurgu yaparak, “Uzlaşmacı bir dil kullanmayan siyaset adamından bir ülkeye yarar gelmez her yurttaşın bunu bilmesi lazım. Toplumu kutuplaştıran adamdan bu ülkeye yarar gelmez. Halkına doğruları değil yalanları söyleyen birinden bu ülkeye yarar gelmez. Herkesin şapkasını önüne koyup yeniden düşünmesi lazım. Taksim'de gençler bizim çocuklarımız kendi çıkarları için bir şey istemiyorlar. İstedikleri kendi ülkelerinin çıkarları için. Bütün dünya ayağa kalkıyor gençlere destek veriyor” dedi.

    10 YILLIK BASKICI YÖNETİM TOPLUMU BU NOKTAYA TAŞIDI

    Kılıçdaroğlu, bir basın mensubunun demokratik eylemlerin şiddete dönüştüğü yönündeki sorusunu şöyle yanıtladı:

    “Demokratik eylemler çevreye zarar vermeyen eylemlerdir. Kamu malına esnafa zarar vermeyen eylemlerdir. Polisin elinde çivili sopayla halkın üzerine yürümediği eylemlerdir. Kolunda çantası yürüyen kadına polisin biber gazı sıkmadığı eylemlerdir. O nedenle tabloyu yeniden okumamız gerekiyor. Bir değişim ve dönüşüm yaşanıyor. Daha fazla demokrasi ve özgürlük istiyor. Kendi inancına düşüncelerine saygı istiyor. 10 yıllık baskıcı yönetim toplumu bu noktaya taşıdı.”

    BEDEL ÖDEMEK ZORUNDAYIZ

    Kılıçdaroğlu, bir basın mensubunun eylemler ölümler yaşanmasını nasıl değerlendirdiği yönündeki sorusuna “Demokrasilerde bedel ödemek vardır. Altın tabak içinde demokrasi sunulmamıştır. Bedeller ödemekle geçmiştir. Geçmişin bedellerinden ders çıkarıp geleceğe umutla bakan bir nesil yaratmalıyız. Herkesin dikkatle ve özenli olması gerekir. Kutulaşma tehlikeli” dedi.

     

     

     

     

     

     


     

    Her türlü hakkı saklıdır.

    Viplay - Yorumlarınızı Yazınız
    Bu haber hakkında henüz yorum yok. Yorumlarınızı Yazınız.
     ADnet  
    Reklam için
    © Copyright 2014 Hürriyet - Doğan Yayın Holding