Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ege’nin yükselen markası Lavanta bir dünya markası olma yolunda

İzmir’in iki elit ismi kurdular Lavanta’yı.

Melda Durgunoğlu ve Fatoş Çırpıcı.
Kısa sürede de Lavanta adını yiyecek-içecek sektöründe zirveye taşıdılar.
Çeşme Alaçatı, İstanbul Ortaköy, geçtiğimiz yıl Clup Envelo içinde yer alan İzmir şubelerini, bu yıl kendi yerleri Alsancak’a taşıyarak ‘Allah’ın hakkı üçtür’ dediler.
Fakat Paris ve Milano’ da şubeler açmak için baskılar var.
Bu yüzden 2011’den sonra, bir dünya markası olarak yollarına devam edebilirler.
Lavanta’daki yemeklerin lezzetinde, İzmir’de yaşayan herkes, Melda Durgunoğlu ve Fatoş Çırpıcı’nın büyük etkisi olduğunu söylüyor .
İkili dünyanın pek çok ülkesini gezip görmüş, o nedenle damak zevkleri tartışılmaz.
Ama bu sene bu lezzet zenginliğinde, Lavanta markasına Koordinatör ve işletmeci olarak katılan can dostum Besim Kazado’nu büyük etkisi var.
Özellikle de yabancı konuklar üzerindeki başarıda.
Melda ve Fatoş gibi, dünyada gezmediği ülke doğru dürüst kalmayan Besim, dört lisan biliyor.
Yerli yabancı pek çok starı tanıyor.

Öğle ve akşam ayrı mönü

İzmir’in gurur kaynaklarından biri bana göre Lavanta.
Yediğiniz her şey süper.
Herkesin de kesesine uygun.
Öğlen ve akşam ayrı bir mönü var.
8 TL karşılığı benim favorim lor peynirli sebzeli kuskus da yiyebilirsiniz. 35 TL çok doyurucu bir ette.
Amma pizza deyince orada durun.
Bu kadar lezzetlisini az yersiniz.
Hatta İtalya’da bile.
Tatlılar ise enfes. Bir de Lavanta sağlık mönüsü var.
Mutlaka deneyin.
Personel başarılı, özellikle Lavanta’nın nazar boncuğu Gülçin.
Kısacası Lavanta almış, başını gidiyor.
Telefon:0.232.463.53.10

İzmirli şoförler yaşlılara saygı

Varan-1

Güzelbahçe’ye gidecek olan 8 numaralı otobüs Konak’ta durakta hareket saatini bekliyor.
Yaklaşık 75 yaşında bir teyze soğuktan titreyince, yolculardan biri teyzeyi durakta bekleyen bu boş otobüse bindiriyor.
O sırada sıcak kulübede oturan şoför hışımla yaşlı kadını indiriyor.
“Sizin bu saatte sokaklarda ne işiniz var? Otobüslerde öleceksiniz, başımıza dert alacağız” diyor.
Yaşlı kadın iki gözü iki çeşme hastaneden geldiğini anlatıyor ama dinleyen kim?

Varan-2

Bu kez Eşrefpaşa Çimentepe son durak.
Yine 65 yaşlarında bir teyze biniyor otobüse.
Şoföre, “ Oğlum üç durak sonra ineceğim. Hava soğuk fırına ekmek almaya gidiyorum aman beni durağa gelince indir” diyor.
Laci takımları sırtına gecirmiş, kravat takmış, fakat insanlıktan nasibini almamış şoför efendi;
“Bıktık be sizlerden. İki- üç durak için arabaya biniyorsunuz. Bu soğukta oturun evlerinizde” diyor.
Daha kabalıklar çok.
Ama benim bu ahlaksızlara yerim yok.
Tabi insan evladı, iyi kalpli şoför arkadaşlarıma da hiç sözüm yok.

Enrico hayran kaldı Hülya bayıldı

Geçtiğimiz yıl Asansör’de Dario Moreno sokağının ve büstünün açılışına ve ödül törenine, Paris’de yaşayan Cezayir asıllı şarkıcı Enrico Macias Besim sayesinde geldi.
Lavanta’da da yediği yemeklere hayran kaldı.
Nereden mi biliyorum.
Aynı masadaydık.
İzmir’de yer alan tüm konsolos eşleri de Lavanta hayranı.
Yalnız yabancılar değil tabi.
Hülya Avşar, Erkan Özarman, Burcu Güneş, Sıla, Ali Poyrazoğlu, Nilgün Belgün gibi ünlüler.
İş, medya, sanayi dünyasından ve İzmir elitleri arasında pek çok isim Lavanta’nın müdavimleri arasında.

Siren Ertan Çarmıklı’nın Top’ları

Bir iş kadını, modacı, İstanbul elitlerinin göz bebeği, yardımsever, iyilik meleği ve bir İzmirli, Siren Ertan konuğum. Bakalım Siren’in top listesine;
Eğlence: Eğer büyük bir sıkıntım yoksa her yerde eğlenirim. Yanımda bir de sevdiklerim varsa ne isterim?
Giyim: Tabi ki Siren Ertan İstanbul. Ama yaratıcı herkese hayranım. Bana o sezonun heyecanını verecek tasarımcının, gardrobumda uzun yıllar bulunmasından mutluluk duyacağım bir kıyafeti olursa alırım. Özellikle de çanta, ayakkabı ve mücevher.
Tatil: Çok az tatil yapabildiğimden, tatillerim çok kıymetlidir. Hiç görmediğim yerler tercihim. 15-20 yıldır gittiğim ve çok iyi bildiğim St.Tropez favorim.
Takım: Sarı saçlarımdan, mavi gözlerimden belli değil mi? Fanatik Fenerli.
Spor: Eskiden daha spora düşkündüm. Önce eşimin muhalefeti, sonra işimin yoğunluğu ve bunlara bir de gördüğüm kanser tedavisini eklersek ne yazık ki son dört yıldır hiç spor yapamıyorum. Fakat bir gün at binmenin ve motorsiklet kullanmanın hayalini kuruyorum.
İzmir sizin için ne ifade ediyor? Annem, anneannem, kardeşim, tüm akrabalarım. Arkadaşlarım. Alsancak Gazi İlkokulu, Fuar, Kordon’da faytonla dolaşmak. Kapalı Spor Salonu’nun bahçesinde paten kaymak, Amerikan Pazarı’ndan lolipop almak. Büyük Efes Oteli’nin havuzunda akvaryumdan bacakları seyretmek gibi çocukluk anılarım. Bonjour, Cafe Plaza, Reyhan Pastanesi, Deniz Restoran ve daha neler neler
Kitap: Bir dönem çok tarihi ve politik kitaplar okudum. Heyecan için Trevenian, aşk okumak istediğimde ise Ahmet Altan’ı tercih ederim. Şibumi, Kılıç Yarası gibi. Şimdi ise çocukluk ve gençlik yıllarında babamın tavsiyeleri doğrultusunda okuduğum klasikleri tekrar okuyorum. Rıchard Bach ‘Martı’, Küçük Prens, Dorian Gray’in Portresi gibi.
Müzik: Babam sayesinde Vivaldi-Dört Mevsim, Ravel-Bolero, Carl Orff-Carmina Burana, Mozart Requiem gibi 38 yıldır dinlemekten asla bıkmadığım klasikler. Ve tabi ki Sezen Aksu, Zülfü Livaneli.

X