Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ege Cansen: Fiyatlandırma,

Ege CANSEN

Enflasyon, öyle bir oluşumdur ki, onu doğuran bütün sebepler ortadan kalksa bile o yine, kendi kendini doğurarak mevcudiyetini sürdürür. Şimdi size bu ‘‘anasını doğuran bebek’’ vakasının sebebini ‘‘piyasada fiyatlar nasıl teşekkül eder’’i anlatarak açıklayacağım. Ondan sonra da, içine girdiğimiz bu yeni dönemde, şirket kárlılığını sağlamak ve enflasyonun düşmesine yardımcı olmak için, işadamlarımızın ve şirket yöneticilerinin nasıl bir fiyatlama politikası izlemeleri gerektiğini izah edeceğim.

Bir malın ‘‘fabrika peşin satış fiyatı’’, o malın yerine koyma maliyetinin belli bir yüzdede artırılması ile bulunur. Bu yüzde, sektörden sektöre, maldan mala ve firmadan firmaya değişiklik arz edebilir. Çok kaba bir ölçü olarak, o malın yerine koyma maliyetinin üstüne, maliyetin yarısı kadar bir miktar ilave edilirse, peşin fiyatı bulunmuş olur. Bu satış fiyatından kalkarak, taksitli satış fiyatı hesap edilir. Bunun içinde, kaç ay vade yapılacaksa, ay sayısı çarpı aylık faiz kadar bir ilave daha yapılır. Bu suretle o malın ‘‘vadeli satış fiyatı’’ tespit edilmiş olur. Son olarak, bu vadeli satış fiyatı (dağıtım kanalında toptancı varsa) toptancı iskontosu kadar artırılır. İşte perakendecilere, kısaca üçüncü şahıslara ilan edilen fiyat listesi budur. Bu listenin altına da, daha önce ilave edilen vade farkının yüzde doksanı kadar bir ‘‘peşin ödeme iskontosu’’ yapılacağı ibaresi ilave edilir. Perakende fiyatlar bu listelere göre oluşur.

Bu fiyatların içinde üç yerde ‘‘faiz’’ vardır. 1) Vadeli hammadde alımları dolayısıyla, yan sanayinin fiyatının içine inşa edilen faiz, 2) firmanın finansman giderlerinin karşılanması için yerine koyma maliyetinin üzerine konan brüt marjın içindeki faiz, 3) vadeli fiyatın bulunması sırasında peşin fiyata ilave edilen faiz. Demek ki; faiz, piyasa fiyatının oluşmasında çok önemli bir faktör. Şimdi en önemli hususa işaret etmek istiyorum. Firma bir defa, vadeli satış fiyatı ilan ettikten sonra, ondan mal alan toptancı veya perakendeci tüccarın ‘‘stoktan para kabetmemesi’’ için asla yeni fiyat listesini, eskisinin altında çıkaramaz. Bu suretle, enflasyon dolayısıyla yükselmiş faizlerle her malın üç ay vadeli fiyatı, en az üç ay sonraki asgari peşin liste fiyatı olarak önceden oluşmuş olur. İşte ‘‘enflasyonun, enflasyon doğurması’’ denilen olay budur. Bu günün peşin fiyatları üç ay önceki faiz hesabıyla oluşmuş durumda.

* * *

Yılbaşından beri dövizin başı bağlandığı için faizler hızla düştü. Şimdi bütün işadamlarının ve şirket yöneticilerinin ‘‘arz zincirinin birinci halkasından itibaren’’ fiyatın içine inşa edilen faizleri, birer birer ayıklayıp en az yarı yarıya düşürmeleri gerekmektedir. Faizlerin düşmüş olması, mutlaka fiyatlarda yüzde 9 ila 12 arasında bir ucuzlama getirmelidir. Bu indirim, ‘‘peşin ve vadeli satış fiyatları ile peşin ödeme iskontoları yeniden hesaplanarak’’ en geç bir ay içinde piyasaya yansıtılmalıdır. Aksi takdirde, mallar pahalı kalacak, talep canlanmayacak ve enflasyonun düşmesinden kimseye doğrudan bir hayır gelmeyecektir.

Son Söz: Akıllı tüccar, fiyatını doğru saptayandır.

X