Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ege Cansen: Fırsat günleri

Ege CANSEN

FAİZLERİN anormal yükselmesi ve Merkez Bankası rezervlerinin önemli miktarda azalması ile kendini belirleyen bir ‘‘finansal kriz’’ içine girdik. Geçtiğimiz haftanın sonuna doğru, hem faizler ‘‘normal anormal’’ seviyelere geriledi, hem de Merkez Bankası rezervlerinde artışlar gözlendi. Üstelik borsa da en düşük düzeyine göre yaklaşık yüzde 30 arttı. Bunlar, krizden çıkışın ilk sinyalleri olarak değerlendirilebilir. Bu arada, özel bankalarımızın yabancı kaynak bulmada çok da sıkışmadıklarını, gazetelerde yayınlanan yeni kredi anlaşmaları ilanlarından anlıyoruz. Yine gazetelerden takip ettiğimiz kadarıyla, Batılı bankalar Türkiye'deki krizin derinleşmemesi için bazı ek girişimlerde bulunacaklar.

* * *

Kriz, bir defa başladı mı, zincirleme reaksiyonlarla bir tırmanışa geçer. Bunun en önemli sebebi de piyasa aktörlerinin, ‘‘daha kötü günler’’ beklemeleri ve zararına da olsa ‘‘pozisyonlarını’’ değiştererek kendilerini nispeten emniyete almaya karar vermeleridir. Mesela, hisse senedi sahipleri hisse senetlerini, tahvil sahipleri tahvillerini fiyat kırarak satar. Nakite döner. TL'de olanlar da dövize kayar. Yurtiçi dövizde olanlar, yurtdışı döviz pozisyonlarına geçer. Ortaya bir pozisyon değiştirme telaşı çıkar. Krizin derinleşmesi, doğru veya yanlış ‘‘değişen beklentilerle’’ olur. Değişim gerçekleşince veya gerçekleşmeyeceği anlaşılınca, önce durgunluk sonra da eski pozisyonlara geri gitme hareketi başlar.

Böyle günler bazıları için kayıp, farklı öngörüsü olan ve (sonunda haklı çıkanlar) için ‘‘fırsat-kazanç’’ günleridir. Mesela, borsa düşerken hisse senedi alanlar, döviz yurtdışına kaçarken yurda döviz getirenler, kimse döviz bozdurmazken dövizini bozdurup TL'ye geçenler, sonunda bu ‘‘krizden’’ kárlı çıkanlar olabilir. Aslında her krizden birileri kárlı çıkacaktır. Bu tamamen ‘‘zamanlama’’ meselesidir. Krizlerden kárlı çıkanlara akıllı ‘‘spekülatör’’ denir. Spekülatörler piyasada, tümsekli-çukurlu bir yolda ilerleyen arabanın amortisörleri gibi vazife yaparlar. Talep yokken talep, arz yokken arz yaratır. Esasen, serbest piyasa sistemi, spekülatörler olmadan gerektiği gibi çalışmaz.

* * *

Finansal krizlerin kalıcı kötülüğü, talep daralmasından doğar. Reel sektörün kapasite kullanımı, talep daralması sonucu düşer. Gerek mal, gerek hizmet üreten tesisler, kriz boyunca kapasitelerini eskisi gibi kullanmazlar. İşte bu sırada ‘‘milli gelir azalır’’. Türk ekonomisinin önemli bir özelliği sık sık krize girmesi ise, diğer önemli özelliği de krizlerden beklenilenden çabuk çıkmasıdır.

SON SÖZ: Tek kutuplu mıknatıs olmaz.

X