Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ege Cansen: E-insan

Ege CANSEN

BİLGİSAYARLAR yani ‘‘hesaplayıcılar’’ (computers) artık çoğunlukla hesap yapmıyor. En karışık hesaplar için, el kadar hesap makineleri yetiyor, hatta artıyor. Günümüzün bilgisayarları, daha çok ‘‘bilgi edinme’’, ‘‘bilgi işleme’’ ve ‘‘bilgi iletme’’ işlevi görüyor. Kişisel bir mal haline gelmelerinin esas sebebi de bu internete bağlı bir bilgisayar, kullanıcısına sonsuz bir iletişim imkánı yaratıyor. Kişisel bilgisayarlarla ‘‘sohbet’’ ediliyor ‘‘mektuplaşılıyor’’. İnternetle elde edilen bilgi, ‘‘bilimsel bilgi’’ (scientific knowledge) olabileceği gibi sadece ‘‘malumat’’ (information) da olabiliyor. Dünyanın en büyük kütüphanesinin tüm dergi ve kitaplarına, hatta özel ve resmi kurumların arşivlerine, yerinizden kalkmadan çok kısa zamanda ulaşabiliyorsunuz. Üstelik böyle bir kütüphaneden, sanki emrinizde usta bir kütüphaneci varmış gibi faydalanabiliyorsunuz. Hangi bilgiyi, hangi kaynaktan bulabileceğini bilmek başlı başına bir iştir. Halbuki bilgisayar programınız ‘‘arayıcı’’ yazılımlarıyla, şapşallığınızı yüzünüze vurmadan size yardımcı oluyor. Her tür çapraz tasnifle, eldeki kayıtları tarıyor ve önünüze, yiye yiye bitiremeyeceğiniz kadar zengin bir ‘‘bilgi sofrası’’ kuruyor.

* * *

‘‘Tüm gelişme, insanın gelişmesidir; insanın gelişmesi, kendini geliştirmesidir.’’ ‘‘All development, is man development, man development, is self development’’ diye klasik bir özdeyiş vardır. E-devriminin, ekonomide yaratacağı en büyük gelişme, ‘‘e-ticaretten’’ değil, ‘‘e-insan’’dan doğacaktır. İnternet, insanın kendini geliştirmesi için ona emsalsiz bir fırsat yaratmıştır. Üstadımız Drucker da bunu derhal teşhis etti.

* * *

Üretim, iki işleme sürecinden kuruludur. Birincisi, ‘‘malzeme işleme’’ (material processing), ikincisi ‘‘bilgi işleme’’dir (information processing). Sanayide, malzeme işleyenlere ‘‘mavi yakalı’’, ‘‘bilgi işleyenlere’’ beyaz yakalı denmiştir. Üretim mühendisliği, malzeme işlemenin mükemmeliyetini artırma ve maliyetini düşürmeyle uğraşmıştır. Sınai gelişmenin dayandığı temel budur.

Pek tabii, tasarım ve malzeme işleme süreçlerinin gelişmesi, bilgiye dayanmıştır. Ancak çok uzun yıllar, bizatihi bilgi işlemenin kendisi bir gelişme alanı olamamıştı. Bilgisayarlar ve şimdi de onların internetle birleşmesi sonucu ortaya çıkan ‘‘e-sistemler’’ bilgi işlemede yepyeni ufuklar açmıştır. Bu sistemler, insanlık tarihi boyunca ‘‘birey’’in emrine verilen en büyük imkándır. Matbaanın keşfi, uygarlıkta bir rönesans yaratmıştı. İnternet de yeni bir rönesans yaratacaktır. Bu yeni rönesans, ‘‘e-insan’’ların eseri olacaktır.

* * *

Hepimiz ve özellikle önünde uzun çalışma yılları bulunanlar, kendilerine şu soruyu sormalıdır. Ben kendimi geliştirmek için e-sistemlerden yeterince yararlanabiliyor muyum? Bugüne kadar, kendimi geliştirme konusunda kaçırmış olduğum fırsatları, acaba e-sistemlerle nasıl yakalayabilirim?

SON SÖZ: Bitmeyen servet, bilgidir.

<ı>Düzeltme: 13 Mayıs'taki yazımda Fuat Çobanoğlu'ndan naklen verdiğim ‘‘Fakir ülkeler, fakir oldukları için fakirdir’’ kısırdöngü ifadesinin, iktisatçı Ragnar Nurske'ye ait olduğunu bildiren Prof. Dr. Rıdvan Karluk'a teşekkür ediyorum.

X