Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ege Cansen: Birleşik kaplar

Ege CANSEN

BU ülkenin çeşitli dallardaki başarısızlıkları izah edilmeye çalışılırken sıkça ‘‘birleşik kaplar’’ kuramına başvurulurdu. Şöyle denirdi: Bu ülkenin ekonomik gelişmişlik düzeyi ne ise, sinemasının, tiyatrosunun düzeyi de odur. Sinemasının seviyesi ne ise, üniversitelerinin seviyesi de o kadardır. Çünkü bir toplum, farklı uğraşıları olan kişilerden kurulu da olsa, kültürel altyapı itibarıyla birleşiktir. Aynen birleşik kaplarda, çeşitli çaplardaki dikey boruların, yatay bir boruyla birbirine bağlanmaları gibi, bir toplumun tüm kişi, kurum ve kuruluşlarının performansları da ortak kültürleriyle birbirine bağlıdır. Dolayısıyla, dikey borulardaki su düzeyi, bazen farklılaşsa da, sonunda hepsi aynı kota gelir.

Bu ifade doğrudur. Hatta denilebilir ki; sanayide ‘‘toplam kalite’’ yaklaşımı da bu kuram üzerine oturtulmuştur. Bir firmanın muhasebe bölümünün seviyesi ne ise, mühendislik bölümünün seviyesi de odur. Dolayısıyla bir firmanın ürettiği malın kalitesi, o firmanın tüm bölüm ve süreçlerinin kalite seviyesinin ortak kesitidir. Ürün kalitesi, firma kalitesidir göstergesidir. Ürün kalitesi, sadece ürünü geliştirmeye çalışarak yükseltilemez. Ancak firmanın topyekûn kalitesi yükseltilirse, ürün kalitesi de yükselir ve yüksekliğini korur.

* * *

Galatasaray, UEFA kupasını kazandı. Tüm ülke sevince boğuldu. Herkes gururlandı, herkes bu başarıdan kendine bir pay çıkardı. Çünkü bilinç altında, ‘‘Madem ki bu ülkenin bir takımı, Avrupa Şampiyonu oldu ve Avrupa çapında bir kalitesi olduğunu ispatladı, demek ki aynı birleşik kaplar sisteminin bir parçası olan (bu ülkenin bir ferdiyim çünkü) benim de kalite düzeyim Avrupa çapındadır’’ dedi. Bugüne kadar, ferdi başarısızlıkların yorumunda kullanılan ve ferdi başarısızlığın faturasını topluma kesen ‘‘birleşik kaplar’’ yaklaşımı, Galatasaray'ın başarısı sayesinde tam tersi bir işe yaradı. Bu kez fatura değil, tahsilat topluma bölüştürüldü. Ne mutlu.

* * *

İktisadi kalkınma ve uygarlaşma bağlamında, birleşik kaplar kuramını tekrar ele alalım. Bir birleşik kaplar sisteminde, ortak seviyenin yükselmesi için, sadece yatay borudan su basmak değil, hangi dikey borudan olursa olsun, sisteme su ilave etmek de işe yarar. Öyleyse, toplumun ortak kalite seviyesini yükseltmenin bir yolu da ‘‘bireysel’’ kalite seviyesini yükseltmekten geçmektedir. Bu ülkenin her bir ferdi, kurumu ve kuruluşu, sadece kendinden sorumlu olarak hareket edip, kendi kalite seviyesini yükseltse, aynı zamanda ülkenin de kalite seviyesini yükseltmiş olur. Genelde, toplumsal kalitenin yükselmesi için, toplumun tamamını kapsayan ‘‘makro’’ projelerin hayata geçirilmesinin şart olduğu ileri sürülür. (Eğitim seferberliği vb.). Bu ifade yanlıştır demeyeceğim. Ama her bir kişinin, kurumun ve kuruluşun, yalnız kendini kapsayan ‘‘mikro’’ projeleri hayata geçirmesi de aynı derecede önemlidir. Bir daha vurgulayayım. Bireysel sorumlulukla davranma biçimi, birleşik kaplar kuramına göre, aynı zamanda topluma da hizmettir.

Bu yazıya çok önemli bir kuralı eklemek gerek.

SON SÖZ: Bireysel kaliteyi yükseltirken, toplumsal kaliteyi aşağı çekmemek için hukuk içinde hareket edilmesi gerektir.

X