Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ege Cansen: Azınlığın tahakkümü

Ege CANSEN

ÜLKELERİN, hatta dünyanın gidiş istikameti (hayra veya şerre) daima azınlık tarafından tayin edilir. Ülkeleri, azınlığın dayattığı yöne doğru hareketlendiren güç ise çoğunluktur. Diğer bir deyişle, sosyal sistemleri hedefe taşıyan çoğunluğun iradesiyken, hedefi belirleyen daima azınlığın iradesi olmuştur.

Medyanın ilgisi, Prag'da yapılan IMF ve Dünya Bankası toplantılarından çok, burada yapılan protesto gösterilerinde yoğunlaştı. Hiç kimse, halkın oylarıyla işbaşına gelmiş hükümetlere karşı sorumlu ve gücünü buradan alan IMF ve Dünya Bankası yetkililerinin bu toplantılarda gerçekten neyi hedeflediğini anlamayacak veya aklında tutmayacaktır. Ama herkes, burada gösteri yapan yetkisini halktan almamış ‘‘sorumsuz’’ kişilerin mesajlarını ezberleyecektir.

Şimdilik olaylara soğuk bakan medya, eğer ele geçirilir ve kamuoyu yeterince şartlandırılabilirse, bir süre sonra bu mesajlar, ‘‘şeytan taşlayarak vicdan azabından kurtulmayı uman’’ çoğunlukça benimsenecektir. Çoğunluğun fikir değiştirdiğini sezen siyasetçiler de gelecek seçimlerde, şimdi karşı çıktıkları ‘‘protestocuların söylemini’’ eyleme geçirmek için oy isteyeceklerdir.

Bu protestolara bozulan bir diğer azınlık, topluma ‘‘vicdan azabından kurtulması için, IMF ve Dünya Bankası'ndan başka şeytanlar’’ gösterebilirse yukarıdaki tahminim tutmaz. Kısaca siyaset, çekirdek azınlıklar arasında ‘‘çoğunluğu kim güdecek’’ kapışmasından başka bir şey değildir. Çoğunluk, döllenmemiş yemelik yumurta gibidir. Civciv çıkması için horoz (fikir) gerek.

Prag'da gösteri yapan yüzlerce ‘‘sivil toplumcu’’ ne söylemektedir?

1. İktisadi küreselleşme, fakir ülkelerin halkları ile zengin ülkelerin fakir halk kesimleri aleyhine bir oluşumdur.

2. Küreselleşmeci kuruluşlar, IMF, Dünya Bankası, Dünya Ticaret Örgütü gibi örgütler ilga edilmelidir.

3. Hem ülkeler arasında, hem de ülkelerin içinde ‘‘gelir dağılımı’’ daha eşitlikçi hale getirilmelidir.

Alternatif bir sistem sunmayan kişiler karşısında, yaşayan herhangi bir sistemi başarıyla savunmak imkánsızdır. Kabili tatbik hiçbir sistem, hatasız veya günahsız olamaz. Yürürlükteki bir sistemi, onun hata ve günahlarını ortaya dökerek yerin dibine batırmak çok kolaydır. Meselenin zor yanı, daha az hatalı bir sistemi tasarlamak ve uygulamaktır. Ekonomide küreselleşme, bir günde ortaya çıkmamıştır. Küreselleşmenin alternatifi olan ‘‘ulusal ekonomilerin dış rekabetin tasallutundan korunması’’ çok denenmiş bir yoldur. Korumacılık, karşı ülkeleri daha fazla korumacılığa sevk eden ve tarafları, oyun teorisinin ‘‘kaybet-kaybet’’ diye tanımladığı köşeye doğru iten kısır bir yaşam tarzıdır. Küreselleşmenin, dünya ekonomisine egemen olmasının sebebi, önceki tezin, yani korumacılığın uğradığı başarısızlıktır.

SON SÖZ: Protestocunun hiç çekilmezi, saldırgan ve züppe olanıdır.

X