Gündem Haberleri

    EFSANE BIR ŞARKI: AMERICAN PIE (I. BÖLÜM) Don McLean 1971 yılında öyle bir şarkı yazdı ki, şarkı ile ilgili spekülasyonlar bugün halâ aynı canlılıkta devam

    Hürriyet Haber
    25.09.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    EFSANE BIR ŞARKI: AMERICAN PIE (I. BÖLÜM) Don McLean 1971 yılında öyle bir şarkı yazdı ki, şarkı ile ilgili spekülasyonlar bugün halâ aynı canlılıkta devam ediyor... Konuşulan şarkı "American Pie"...Şarkı, Buddy Holly'nin 3 Şubat 1959'da geçirdiği uçak kazasında yaşamını kaybetmesi üzerine yazıldı, ama bu olaydan 12 yıl sonra, 27 Kasım 1971'de yayınlandı...American Pie'ın bir başka özelliği de, şarkının, 1973'te yazılan, Roberta Flack'in "Killing Me Softly" adlı şarkısının da esin kaynağı oluşudur. "American Pie"ın her bir satırında yer alan sembolik ifadeler o gün bu gün pek çok meraklının kafa yorduğu bir konu.Ama öncelikle Don McLean kimdir, biraz bu konuda bilgi verelim. Don McLean , 2 Ekim 1945 tarihinde New York'ta dünyaya geldi. 60'lı yıllarda New York'taki folk kulüplerinde çaldı. Pete Seeger ile birlikte çalıştı. Bu yıllar tanınma çabası verdiği, piyasada tutunmaya çalıştığı yıllardı.1970'te Vincent Van Gogh'a saygı konsepti ile "Vincent" adlı albümünü yaptı. Bir çok plak şirketi albümü yayınlamayı reddetti. Sonunda plak "Tapestry" adı ile piyasaya çıktığında iyi bir satış grafiği çizemedi. Ancak Perry Como, albümdeki "And I Love Her So" adlı şarkıyı cover yapıp bir hayli başarılı olunca United Artists, Don McLean ile sözleşme yaptı. 1971'de "American Pie" albümü piyasaya çıktı. Albümle aynı ismi taşıyan şarkı sekiz buçuk dakika sürüyordu. Buddy Holly'nin düşen uçağının adı "Miss American Pie" idi. Şarkı bir anda çok sevildi ve bir numaraya oturdu. 1 numarada bir ay kaldı. Parçanın başarısı albümü de üst sıralara taşıdı. Hatta, bundan sonra tekrar piyasaya çıkan "Vincent" da oldukça başarılı oldu. Ama Don McLean kendini "American Pie" ile kısıtlamak istemiyordu "American Pie"'ın çizgisini sürdürmek yerine arayışlar içine girdi. Bundan sonraki çalışmaları asla "American Pie" kadar başarılı olmadı. Uzun süre plak şirketi desteği olmadan çalışmalarını sürdürdü. 1980'de "Chain Lightning" piyasaya çıkana kadar hiçbir listeye giremedi. Ve bundan sonra da birdaha liste yüzü görmedi. En son 1995'te eski bir albümünü yeniden plağa okudu. ***Gelelim "American Pie" şarkısına... Şarkıya ilham kaynağı olan şanssız kazadan yukarıda sözettik. Bu şarkı, sekiz buçuk dakika sürdüğü için 45 devirlik bir plağın tek yüzüne sığmayacak kadar uzundu. Şarkının bütünü dinlemek için plağı çevirmek gerekiyordu. DJ'ler de bunu yapmaya yanaşmadıklarından şarkının hep yarısını dinlettiler. Ayrıca her şarkıdan sonra bir reklam yayınlanması o dönemde adet olmuştu ve "American Pie"ı çalmak reklam kaybı anlamına geliyordu doğal olarak. Bu alışkanlıkla olsa gerek, teknolojik kısıtlamaların kalmadığı günümüzde bile şarkı zaman zaman kısmen çalınıyor.Şarkı, büyük rock starlarının ölümü üzerine rock'n roll'dan yüz çeviren Don McLean'in, para delisi şarkıcıların ortaya çıkışından duyduğu hayal kırıklığını dile getiriyor. Bu anlamıyla şarkı, toplumsal değişime de değinen bir karakteristiğe sahip. Şarkının yazıldığı dönemde gündemde olan Vietnam Savaşı ve onun getirdiği acılar, Sovyetler Birliği kaynaklı nükleer tehdit, ırkçılık, Başkan Kennedy'nin bir suikast sonucu ölümü gibi belirleyici dönemsel unsurlar şarkıda izlerini bulabileceğimiz hususlar olarak karşımıza çıkıyor.Yaşanan tüm bu gerginlikler, acılar ve zor günler sanatçının da geleceğe dair umutlarını sarsıyor ve bu durum şarkıda büyük bir içtenlikle dile getiriliyor.Şarkı sözlerini satır satır ele almak en iyisi olacak galiba..."A long, long time ago,I can still remember how that music used to make me smile.And I knew if I had my chanceThat I can make those people dance,And maybe they'd be happy for a while."Bu satırlarda anlatılan mutlu günler, Buddy Holly'nin henüz hayatta olduğu günler muhtemelen. Aynı zamanda Don McLean'in insanları müzikle mutlu etmek arzusu da da görülebiliyor."But February made me shiverWith every paper I'd deliver.Bad news on the doorstep.I couldn't take one more step."Buddy Holly'nin yaşamını yitirdiği tarih 3 Şubat 1959. Öldüğü sırada Maria Elena ile evliydi. Evleneli bir sene bile olmamıştı. Üstelik eşi bebek bekliyordu. Buddy'nin ölümü üzerine Maria bebeğini düşürdü. Çift, evliliğini, ırkçı düşüncelerin etkisi ile gizli tutmuştu. Don McLean bu nedenle şarkısında, Şubat ayının kendisini ürperttiğini söylerken şarkıcılıktan önce yaptığı gazete dağıtıcılığına da değiniyor."I can't remember if I criedWhen I read about his widowed bride.But something touched me deep insideThe day the music died."Buddy Holly'nin yaşamını yitirdiği uçak kazasında Ritchie Valens ve The Big Bopper grubu üyeleri de can vermişti. Öldükleri sırada hepsi de çok tanınan ve sevilen müzisyenlerdi. Don McLean, onların öldüğü tarihi müziğin öldüğü gün "The day the music died" şeklinde nitelendiriyor. Uçağın pilotluğunu yapan Roger Peterson aslında uçuş brövesi olmayan biriydi. Hava bozup görüş mesafesi azaldığında ve kar yağışı başladığında Peterson, irtifa alarak bulutların üzerine çıkmaya çalışmış ama tam tersi yönde giderek yere çakılmıştı."So, bye bye, Miss American PieDrove my Chevy to the leveeBut the levee was dry."Chevy olarak da bilinen Chevrolet marka araçlar Amerikan orta sınıfının simgesiydi adeta. "Leeve kelimesi, nehir kıyısını simgeliyor olabilir" şeklinde spekülasyonlar yapılıyor. Burada özellikle Mississippi Nehri'nden söz edildiği düşünülüyor. Mississippi, country ve R&B tarzlarının doğup geliştiği yer. Bu iki tarz, rock'n roll'un doğuşuna katkıda bulunan iki tarz olarak nitelendiriliyor. Don McLean, "Leeve was dry" diyerek Mississippi Nehri'nin, başka bir ifade ile müziğin kaynağının kuruduğunu anlatmak istiyor olabilir diye düşünülüyor."And them good old boys were drinkin' whiskey and rye, singin':This'll be the day that I dieThis'll be the day that I die.""Rye", çavdardan yapılan bir çeşit içki anlamına geliyor. Buddy Holly'nin şarkılarından biri "That'll be the Day" adını taşıyor ve içinde "That'll be the day that I die" sözü geçiyor. "Did you write the Book of Love?And do you have faith in God above.If the Bible tells you so.Do you believe in Rock & Roll?Can music save your mortal soul?""The Book of Love" The Monotones'un 1958 tarihli hit şarkılarının adı. Şarkının bir özelliği de "gençliğin dini" haline gelmesi idi. Don Cornell de "The Bible Tells Me So" adı ile bir başka şarkı yazmıştı. Don McLean de dinine bağlı bir insandı. Bazıları, müziğin insan ruhunu kurtarabileceğine inanıyordu. Rock müzisyenlerinin bir çoğu kilise korolarında söyleyerek müziğe başlamışlardı. Buddy Holly, bu müzisyenlerden biriydi. Elvis'in de ilahilerden oluşan bir albümü vardı. "And can you teach me how to dance real slow?Well I know that you're in love with himCause I saw you dancin in the gym.You both kicked off your shoes.Man, I dig those Rhythm & Blues."Rock'n Roll'un ilk günlerinde slow dans çok önemliydi. Ama 60'ların uyuşturucu ve gitar soloları ön plana çıkınca uyuşturucu kültürü unutuldu. Dans, sevgililerin birbirlerine duydukları aşkı dile getirmenin bir yoluydu. Dans partnerleri bugün olduğunun aksine kolay kolay değişmezdi. Dans eden çiftler "sock hop" olarak bilinen bir dansı uygularken ayakkabılarını çıkartarak dans ederlerdi. Zamanla R&B'ye dönüşen Rhythm and Blues da bir dönem, sadece siyahların dinlediği bir müzik türüydü...(Devam Edecek)K. Bileci - 25 Eylül 2000, Pazartesi
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı