Ege Haberleri

EGE

    Efes’ten yine hazine fışkırdı

    Veysel EROL, (DHA)
    16.10.2008 - 00:00 | Son Güncelleme: 15.10.2008 - 23:44

    Antik Efes Kenti’nde bu yılki kazılar başkanlığa atama sıkıntısı yüzünden iki ay gecikmeli başladı.

    Sonunda kazı başkanlığına Avusturyalı Prof. Dr. Johanes Koder, yardımcılığına Doç. Dr. Sabine Ladstetter getirildi. Ladstetter, bu yılkı kazıların 8 noktada başladığını, dört yerde restorasyon yapıldığını, otuz da araştırma projesi ortaya konulduğunu söyledi. Bu yılki kazı çalışmalarına 12 ülkeden çoğunluğu Türk, Avusturyalı ve Alman 166 araştırmacının katıldığını, işçilerle çalışan kadro sayısının da 228 olduğunu belirten Ladstatter, kazılarda ortaya çıkan eserlerin bölgenin önemini birkez daha ortaya koyduğunu vurguladı. Efes’in tarihini değiştiren Çukuriçi Höyüğü’nden, çok değerli seramik, metal ve obsidiyen taşı buluntuları çıkardıklarını, bunların M.Ö. 4 ve 3. bin yıllarına etiketlendiğini kaydeden Ladstatter, bu buluntuların Anadolu ile Ege arasında ticaretin yapıldığını kanıtladığını söyledi. Efes’in batısındaki Nekropol’de bir mezar odası bulunduğunu açıklayan Ladstatter, şöyle konuştu:

    "Bu odada beş mezar, 55 iskelet ile yine paha biçilmez altın takılar bulundu. Bu buluntuların M.S 3. yüzyıla ait olduğu belirlendi. Ayrıca, ölülerle armağan olarak mazarlara konan, seramik kaplar, lambalar, cam eşyalar, kemik metal iğneler ve bronz sikkeler de vardı. Buluntular bu mezara gömülen insanların 3. yüzyılda Efes’te yaşamış üst düzey insanlar olduğunu gösteriyor. Çok değerli bir yüzük taşının üzerinde Artemis işlemesi var. Bu da, bu insanların o tarihte hala Artemis’e taptığının kanıtıdır."

    Restore edilecek

    Antik Tiyatro’daki çalışmalara devam ettiklerini, tiyatronun güneyinde yeni bir merdiven bulduklarını ve gelecek yıl restorasyonuna başlayacaklarını belirten Sabine Ladstatter, "Merdivenin antik döneme ait olduğu saptanmıştır. Tiyatrodaki iç kazılar bu yıl sona erdi. Gelecek yıl, büyük restorasyon çalışmaları başlayacaktır" diye konuştu. Artemision ile İsabey Hamamı arasındaki geniş bir alanda jeolojik yüzey ve yer altı araştırmaları yapıldığını söyleyen Ladstatter, buralarda Osmanlı ve Selçuklu dönemi yaşamlarının tespit edildiğini, bunların hala yer altında gömülü olduğunu, gelecek yıllarda bu alanda da kazı çalışmaları yapılması gerektiğine inandıklarını bildirdi.
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı