Gündem Haberleri

    Editör

    Hürriyet Haber
    18.02.2005 - 00:00 | Son Güncelleme:

    ‘İnsanın İzlerinde’ SergisiTürkiye Bilim Merkezleri Vakfı’nın, Fransız Kültür Merkezi’nin desteği ile getirttiği ve Bordeaux Bilim Kültürü, Teknoloji ve Endüstri Merkezi tarafından hazırlanan ‘İnsanın İzlerinde’ Sergisi, insanoğlunun ilk çağlardan itibaren bıraktığı izlerin hikayesini anlatıyor. Serginin resmi açılışı Fransa’nın Avrupa Birliği’nden Sorumlu Bakanı Claudie Haigneré tarafından 13 Şubat’ta yapıldı. Fransız Bakan Haigneré, Fransa'nın ilk Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) astronotu. Bu önemli sergi, Türkiye ile Fransa arasındaki bilimsel çalışmalarda işbirliği kapsamında, Şişli Belediyesi Bilim Merkezi’nde ziyaretçilerle buluşuyor.İnsanlığın yedi milyon yıllık evrim tarihinin görsel dil ve interaktif deneyler ile anlatıldığı ‘İnsanın İzlerinde’ sergisinde, zaman tünelinden geçerek, insan kalıntılarından oluşturulan ilkçağ insanının yüzü, ilk insanların kullandıkları aletler, yaptıkları resimler, gravürler, insan kemikleri ve pişmiş toprak kalıntıları ile ilk insanın yaşam öyküleri yer alıyor.Bilim adamları kazı alanlarındaki ve laboratuvarlardaki araştırmalarıyla bilimsel verilerin ışığında, bu sergi için eski çağ insanlarının fizyonomisini ve yaşam alanlarını yeniden oluşturuyor. Sergi, en az çocuklar kadar yetişkinlerin de ilgi alanlarına yönelik çarpıcı örnekler sunuyor. Sergi alanında rehber eşliğinde gezilerin yanı sıra: Keşif Laboratuvarları: İzler ve kalıntıların tarihlerini bulun, yaşadıkları yerleri düzenleyin. İzlerin Peşinde: Yaşam alanları ve ekinler... İlk insanın doğumundan ölümüne yaşam hikayesi. İlk Çağ Atölyeleri: Aletleri ve ilk çağ resimlerini siz yapın. Evrimin Bilmeceleri: Sığınaktan eve, avcılıktan hayvancılığa, ot toplamadan ekine, ateşten ısınmaya, ilk insanın ilk ifadeleri ve ilk insanın seyahatleri. Gösteri: Video gösterileri, açıklamalı yazılar-objeler, orijinal gösteriler..Sergi, 14 Şubat-14 Nisan tarihleri arasında Şişli Belediyesi Bilim Merkezi’nde, 20 Nisan-15 Haziran tarihleri arasında Ankara’da Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde ziyaret edilebilecek. Fulya İstanbul. Telefon 0212 266 0046; www.bilimmerkezi.org.tr Grup Rezervasyon için 0212 266 0081 (Dahili 119)Amerika’daki Türk bilimcilerKuzey Amerika’da güçlü bir topluluk oluşturan ve yaptıkları çalışmalarla bilimin geleceğine yön veren Türk araştırmacı ve akademisyenler Washington'da Turkish-American Scientists and Scholars Association - TASSA’nın birinci yıllık konferansında bir araya geldi. 19-20 Şubat 2005 tarihlerinde George Washington Üniversitesi'nde gerçekleştirilen etkinlik, Türkiye ve ABD arasındaki bilimsel ve teknolojik işbirliğinin geliştirilmesini amaçlıyor. Günümüz dünyasında ulusların ekonomik refahının bilimsel ve teknolojik gelişime dayandığının bilincinde olan TASSA, bu konferans ile Türkiye ve ABD'de çalışan önemli araştırmacı ve akademisyenleri biraraya getirerek, 21. yüzyılda bilimsel ve teknolojik alanlardaki öncelikli sorunların çözülmesine katkı sağlamayı hedefliyor.Konferansın ilk günü Prof. Dr. Erdal İnönü'nün "Türkiye Cumhuriyeti'nde Bilimin Tarihi" başlıklı açılış konuşması ile başladı, bunu takiben uzman konuşmacılar mühendislik ve uygulamalı bilimler, sağlık bilimleri ve sosyal bilimlerdeki güncel konuları tartıştı. Konferansın ikinci günü, ABD Dışişleri Bakanı Dr. Rice'ın bilim ve teknoloji stratejilerinden sorumlu danışmanı Prof. Dr. George Atkinson'un ‘Bilimsel ve Teknolojik İşbirliğinin Uluslararası İlişkilere Etkisi’ başlıklı konuşmasıyla başladı, daha sonra her iki ülkeden üst düzey katılımcılar, 1994 yılında imzalanmış ve halen yürürlükte olan Teknolojik İşbirliği Anlaşması’nın değerlendirmesini yaptı ve ileriye yönelik yeni hedefler saptadı.TASSA, Kuzey Amerika’da yaşayan Türk araştırmacı ve akademisyenlerin kurduğu, Türkiye ile Amerika arasında bilimsel alanda işbirliğini arttırmayı amaçlayan bir organizasyondur. Türkiye ve Amerika'daki kurumların ortak girişimlerinin yaygınlaştırılması, araştırma kaynağı bulunması ve eğitim konularında destek verilmesi TASSA’nın amaçları arasındadır. (www.tassausa.org)TÜBA TOPLANTISIDokuz Eylül Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşegül YILDIZ, 24 Şubat 2005 Perşembe günü saat 18.00'de TÜBİTAK Mustafa İnan Konferans Salonunda (Tunus Cad. No:80, Kavaklıdere - Ankara) "Duygudurum Bozukluklarının Fizyopatolojisine İlişkin Gelişmeler" konulu bir konferans verecektir. Bilimde başarımızÜlkelerin bilimsel etkinliklerini ve başarımlarını ölçmekte çeşitli yöntemler ve kıstaslar var. Bunlardan biri de, ülke bilim insanlarının, indekslere giren uluslararası mesleki bilim dergilerinde yayımlanan araştırma makaleleridir.Türkiye’den akademisyenlerin bu dergilerde yayımladıkları makalelerin sayısı her geçen yıl artıyor. Önümdeki yazılara bakıyorum (Prof. Bahattin Baysal- Prof. Hasan Seçen ve Prof. Altan Onat’ın araştırmaları): 1973’te toplam 220 makale yayımlanmışken, bu sayı 1980’de 425’e; 1990’da 1.512’ye; 1995’te 3.093’e; 2000’de 6.426’ya, 2002’de 10.309’a ve geçen yıl da 14 bin 107’ye yükselmiş.Geçen yıl Türkiye, Belçika ve İsrail’i de geçerek iki sıra daha yükseldi ve yayımlanan makale sıralamasında 20’nciliğe oturdu. Bu yıl da Polonya ve Tayvan’ı geçecek gibi görünüyoruz. Türkiye’nin dünya toplam araştırma makaleleri havuzundaki yıllık payı, 5-6 yıl içinde ikiye katlanarak, yüzde 0,5’ten geçen yıl yüzde 1,1’e yükseldi.Şüphesiz ülkemizde bilimsel etkinliğin böylesine gelişmesi sevindiricidir. Ülkemizde belki de bilim dışında başka hiçbir alanda böylesine bir başarıya imza atılmış değil.Şüphesiz bu araştırma makalesindeki artışta, akademik yükseltmelerde istenen uluslararası yayın şartı önemli bir etkendir.Gerçi dünya sıralamasında makale sayısına göre 20. sıradayız, ama bu yayınları nüfusumuza, bilim insanı sayımıza ve milli gelire bölersek, sıralamadaki yerimiz aşağılara düşmektedir. Ayrıca yapılan yayınlarımızın kalitesi de önemlidir. Kaliteyi ölçmede kullanılan bir kıstas, her makaleye başka bilim insanlarının verdikleri referans sayısıdır. Bu, makalenin değerine bir artı puan olarak kabul edilir. Burada, ‘makaleye yapılan atıf sayısı’ndan bahsedilir. Bu değer ölçmeye göre de, sıralamadaki yerimiz aşağıya düşüyor.Türkiye akademik kurumları, yüksek atıf alan makaleleri teşvik edecek sistemler getirerek, makalelerin etki derecesini ve değerini arttırıcı önlemler almalıdır.Tabii, yapılan araştırmalarda elde edilen patent sayısı ve bu araştırmaların ekonomik değere dönüşmesi de, araştırmaların kalitesini ölçen diğer kıstaslardır. Ki bu ölçümlere göre de araştırmalarımızın toplam değerinin düşük olduğu bilinen bir gerçektir.Her şeye rağmen, bilim dünyamızda gelişme iyi yönde ve sevindiricidir. Gelecek cumartesiye kadar sevgi ve dostlukla. Editör
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı