« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Editör

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME
Bilgi Üreten Topluma Geçiş Sempozyumu

Dokuz Eylül Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü tarafından 24 - 27 Ekim 2005 tarihleri arasında DEÜ Tıp Fakültesi’nde ‘ Bilimsel Araştırmalar: Bilgi Üreten Topluma Geçiş’ Sempozyumu yapılacaktır. Bu toplantı, başta Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü olmak üzere, TÜBİTAK, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Balçova ve Narlıdere Belediyeleri, Ege Bölgesi Sanayi Odası, Ege Bölgesi Genç İşadamları Derneği, Dokuz Eylül Rotary Kulübü, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı gibi bilimsel, akademik, yerel ve sivil kuruluşlar tarafından desteklenmektedir.

Sempozyumun temel amacı, ülkemizdeki ve dünyadaki bilim ve araştırma politikalarını, üniversite, araştırma merkezleri, yerel yönetimler, medya, sivil toplum örgütleri, özel sektörler gibi değişik kesimlerin yetkin temsilcileri ile bir bilgi aktarımı ve tartışma platformunda değerlendirerek ‘Bilgi üreten topluma geçiş yönünde neler yapılabilir?’ konusunu irdelemektir.

Sempozyumun başlıca hedefleri ise;

Türkiye ve yurt dışındaki Bilim ve Araştırma Politikalarının değerlendirilmesi

Dünyadaki önemli araştırma merkezlerinin (National Institute of Health (ABD), Weizmann Institute of Science (İsrael) , Karolinska Institut (İsveç), Protein Research Institute (Fransa) yapılanmaları ve işleyişleri yönünden ele alınması

Araştırmada çok önemli yeri olan doktora eğitiminin gözden geçirilmesi

Araştırma proje önerilerinin hazırlanmasında deneyimlerin paylaşılması

Bilim ve yayın etiğinin irdelenmesi

Üniversite-sanayi işbirliğinin desteklenmesi ve uygulamaya yönelik araştırmaların tercih edilmesi yönünde motivasyon sağlanmasıdır.

Dört gün sürecek olan Sempozyuma Avrupa ve Amerika’daki önemli araştırma merkezlerinin yöneticileri ile Türkiye’de bilimsel düşünce ve araştırmanın gelişiminde, bilim politikalarının oluşturulmasında yetkin olan 16 değerli bilim insanı konuşmacı olarak katılmaktadır. Sempozyum programı içerisinde, ‘Bilimsel Araştırmalar ve PhD Eğitimi’ konulu bir panel, sempozyum konularını içeren çalıştaylar ile üniversite, yerel yönetimler, medya, sivil toplum örgütleri, özel sektörlerden gelen temsilcilerin söz alabilecekleri ‘Türkiye’de Bilim Politikalarının Üretilmesi ve Bilimsel Araştırmaların Geliştirilmesi için Neler Yapılmaktadır ve Yapılmalıdır?’ konulu bir Açık Forum yer almaktadır.

Katılımın ücretsiz olacağı bu sempozyumun hedef kitlesi, ülkemizin bilim insanları, öğrenciler, toplumun değişik sektörlerinin temsilcileri, medya üyeleri kısacası bilim üreten ve bilimden etkilenen tüm kesimlerdir. Sempozyum programı ile ilgili detaylı bilgiye www.deu.edu.tr/saglıkbil internet sitesinden ulaşılabilir.

Hepatit B Monotematik Kongresi

Dünya nüfusunun 3’te biri hayatının bir döneminde hepatit B virüsü ile karşılaşıyor. Dünyada 400 milyon hepatit B virüsü taşıyısı insan var ve yine dünyada yaklaşık yılda 1 milyon kişi hepatit B enfeksiyonun neden olduğu yani kronik karaciğer hastalığından ve onun- karaciğer kanseri gibi- sekellerinden ölmektedir. Türkiye’de nüfusun yaklaşık %4’ü, yani 3 milyona yakın insan hepatit B virüs taşıyıcısıdır. Bu hepatit B taşıyıcısı insanların yaklaşık %25’inde kronik karaciğer hastalığı gelişme riski vardır.

Son 10 yılda hepatit B enfeksiyonunun doğal seyri, tanı ve tedaviye yanıt değerlendirmelerinde ve nihayet tedavisinde baş döndürücü gelişmeler yaşanmıştır ve bu gelişmeler artan bir hızla sürmektedir. O nedenle Avrupa Karaciğer Derneği, bu gelişmeleri değerlendirmek üzere, sadece hepatit B hastalığını ilgilendiren monotematik bir kongre düzenleme kararı almıştı. Bu kongre 7 ve 8 ekim 2005 tarihlerinde Lütfi Kırdar Kongre Merkezinde, 50’den fazla konusunun dünya çapında uzmanı seçkin konuşmacının ve Türkiye ve tüm dünyadan bilim insanlarının katılımı ile gerçekleşti.

Dişhekimliği Uluslararası Kongresi

Bu yıl 50. kuruluş yılını kutlayan Ege Üniversitesi’nin kuruluş yılı etkinliklerine E.Ü. Dişhekimliği Fakültesi de düzenlediği bir uluslararası kongre ile katıldı. 29 Eylül Ğ 01 Ekim tarihleri arasında yapılan E.Ü. Dişhekimliği Fakültesi Uluslararası Dişhekimliği Kongresi, E.Ü. Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. 13’ü yabancı, 26 akademisyenin muayenehane pratiğine yönelik, güncel konularda 24 adet sunum yaptığı kongrede 6 adet pratik kurs, 48 adet sözlü bildirim, 74 adet poster çalışması, sergi alanları, sosyal ve kültürel aktiviteler de yer aldı. Ege Bölgesi’nin tek dişhekimliği fakültesi olan E.Ü. Dişhekimliği Fakültesi’nin düzenlediği bu kongreye Ege Bölgesi Dişhekimleri Odaları da destek verdi.

Amerika, İngiltere, Japonya, Almanya gibi ülkelerden akademisyenlerin katıldığı kongrede konferanslara 13 tanesi yurtiçindeki çeşitli fakültelerden, 11 tanesi ise Amerika Birleşik Devletleri, Japonya, İngiltere, İsveç, Hollanda ve Almanya’dan gelen seçkin bilim adamları katıldı. Güncel dişhekimliği uygulamaları ile ilgili 6 adet kurs da düzenlendi.

Ekonomi ödülü

Ülkemizi hem ziyaret eden hem de otobiyografik filmi oynayan (Akıl Oyunları, bir Oskar Ödülü), Princeton Üniversitesi bilim adamı John Nash’in geliştirdiği ‘Oyun Kuramı’ ne bereketli bir kurammış! İki Nobel doğurdu! Önce, 1994 yılında Nash bu kuramıyla Nobel Ekonomi ödülünü almıştı. 2005 Ekonomi Nobeli de bu kurama gitti..

Biliyorsunuz, Oyun Kuramı, karar vericiler arasındaki rekabet veya işbirliğine dayalı ilişkileri tahlil eden ve en doğru stratejinin saptanmasını amaçlayan bilimsel bir yöntemdir. Rekabet ve işbirliği durumlarında optimal stratejinin saptanmasındaki güçlükleri aşan ve tarafların karar vermelerini kolaylaştıran Nash Teoremi’ni göre: ‘Tüm oyuncuların kendileri için en mükemmel stratejiyi geliştirdikleri bir ortamda, her oyuncunun kendisi için en uygun stratejiyi seçme olasılığı yüksektir. “Denge” durumlarında alternatif stratejiler daha iyi sonuç vermez..’

Oyun Teorisi’ne el atan tabii ki sadece Nash değil. Esas Oyun Teorisi’ni ortaya atanlar, 1940’lı yıllarda Johann von Neumann ve Oskar Morgenstern olarak biliniyor. Bu ikisi, stratejik karar vermede matematiksel analizler geliştirdi. Çok sayıda ekonomist, matematikçi de bu konuda bilimsel çalışmalar yürüttü..

İşte bunlardan ikisi, İsrailli Robert Aumann ve Amerikalı Thomas Schelling, Oyun Teorisi çerçevesinde ‘işbirliği ve çatışma’ stratejilerini geliştirdiler ve 2005 Nobel Ödülü’nün hem onurunu hem de 1,1 milyon Euroyu paylaştılar..

Thomas Schelling’in katkısı şu çerçevede oldu: ‘Taraflardan biri, kendi seçeneklerini belirgin bir şekilde kötüleştirerek daha üstün konuma geçebilirdi.’ Bu şu demek: ‘Misilleme yapma yeteneği, saldırıya direnme yeteneğinden daha yararlı’..

Mesela, İsrail-Arap ilişkilerini bu açıdan edğerlendirebilirsiniz.. İsrail, sürekli olarak, ‘misilleme yapma yeteneğini’ ön planda tuttu!

ABD- Rusya arasındaki Dehşet Dengesi de aslında her ikisinin ‘misilleme yeteneği’ne dayanıyordu.

Halen İsrail’de üniversitede öğretim üyesi olan 84 yaşındaki Robert Aumann ise, ‘sonsuza dek tekrarlayan oyunları’, bilimsel bir kurala yerleştirdi ve bu sayede uzun vadeli ilişkilerin zaman içinde ne tür sonuçlar doğurabileceğini kestirme gücünü son derece arttırdı.

Aumann, bu temelde, uzun vadeli ilişkilerin getiri ve götürülerinin görülmesini sağladı. İşbirliklerinin önemi ortaya çıktı.. Niye bazı ülkelerin işbirliğini becerirken, başka ülkelerin çatışmayı seçtikleri de bu kuram çerçevesinde ele alındı..

Bunların hepsi, ülkeler, kurumlar, topluluklar arasındaki ilişkilere, özetle sosyal etkinliklere açıklık getirmeyi amaçlayan teoriler..

Sosyal bilimlerde bu konulara kesin çözümler getirmek çok zordur. Sosyal bilimler doğa bilimlerine benzemez.

Bu bakımdan, bu iki bilim insanı, bir zoru başararak, toplumların birbirlerini daha iyi anlamalarına katkıda bulundular

Tabii, ülkemiz, kurumlarımız ve şirketlerimiz yöneticilerinin bu teorileri ne kadar izledikleri ise, olayın başka bir boyutu!

Gelecek cumartesiye kadar sevgi ve dostlukla.

<ı>Editör

Bunları da Beğenebilirsiniz