Eczacıbaşı: İyileşme aldatmasın

Hürriyet Haber
08.12.2001 - 00:00 | Son Güncelleme:

Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, ‘‘2001 kayıp yıl oldu. Bugün yaşanan nisbi iyileşme bizi aldatmamalı. Benimsenen politikalar kararlılıkla uygulanmazsa, yakaladığımız fırsatı boşa harcarız. Fırsatı değerlendirirsek, üç yılda düze çıkarız’’ dedi.Türkiye'nin ekonomisine yön veren kuruluşlardan Eczacıbaşı Holding de, 2001'i Türkiye için ‘‘kayıp yıl’’ olarak değerlendirdi. Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Türkiye'nin 2001 yılında, bunalımla boğuşmaktan, çağdaş ülkelerle aramızdaki açığı kapatmak için gerekli atılımlara olanak bulamadığını söyledi.‘‘Bugün ekonomide görülen nisbi iyileşme, bizi aldatmamalı’’ uyarısında bulunan Eczacıbaşı, ‘‘Benimsenen politikalar kararlılıkla uygulanmazsa, bu iyileşme kalıcı olmaz ve yeni krizler kaçınılmaz hale gelir. Eğer önümüzdeki dönemde bu fırsatı boşa harcamazsak, üç yıl gibi bir sürede düzlüğe çıkabiliriz’’ dedi.Türkiye'nin bir kez daha, yapısal reformları hızla tamamlayıp, yeni bir ekonomik atılım yapmak için elverişli bir ortamı oluşturma şansına sahip olduğunu belirten Eczacıbaşı, şöyle devam etti:‘‘Ancak, geçmiş dönemlerdeki hataların bedelini toplum olarak ödemek zorunda olduğumuzu unutmayalım ve hesaplarımızı buna göre yapalım. Bu zorunluluğu ortadan kaldıracak bir mucizeyi yaratmak, ne yazık ki mümkün değil. Yine de, bugünkü dünya konjonktür Türkiye için önemli bir fırsat olarak görülmeli.’’KRİZE YENİK DÜŞMEDİKEczacıbaşı, daha önceki dönemlerde yaşananlara oranlara bir hayli derin olan kriz nedeniyle, 2001 yılında bir dizi önlemi yürürlüğe koyduklarını belirtti. Eczacıbaşı, ekonomik krizin, Topluluğun finansal yapısında meydana getirebileceği negatif etkileri en aza indirmeyi amaçlayan bu önlemleri kısaca; gider tasarrufu, nakit yaratımı, işletme sermayesi yönetimi ve finansal risk yönetimi başlıkları altında özetledi.Eczacıbaşı, 2001'in başında Türkiye'nin ilk kapsamlı ve organize evde bakım hizmetini veren Eczacıbaşı Sağlık Hizmetleri'ni faaliyete geçirdiklerini, yılın ikinci çeyreğinde ise Türkiye'nin ilk akıllı kart üretim tesisi E-Kart'ı hizmete soktuklarını hatırlattı.Bülent Eczacıbaşı, Topluluğun, finansal yönetim ilkelerini esas alan uygulamalarının yanısıra, ihracata verdiği önem sayesinde yaşanan ağır ekonomik krizden en düşük düzeyde etkilendiğini söyledi. Eczacıbaşı şöyle devam etti: ‘‘Kuruluşlarımız, yatırımlarını planlarken, bunların sadece kárlılıklarını değil, risk pozisyonlarını da optimize eden özkaynaklarla finanse edilmesi ilkesini titizlikle uyguladı. Özellikle kriz dönemlerinde önem kazanan işletme sermayesi ihtiyacının finansmanında da özkaynakların her zaman ağırlığı oldu. Bu sayede, ekonomik kriz başladığında, Topluluk kuruluşlarımızın borç/özkaynak oranları, makul düzeylerde bulunuyordu.’’Ezcacıbaşı, dışsatıma ağırlık vermenin ve kapasitelerinin bir bölümünü bu alana ayırmanın avantajını da yaşadıklarını söyledi. Krizden sonra da Topluluk şirketlerinin mevcut ihracat potansiyellerini daha iyi değerlendirmek ve artırmak yolunda adımlar attığını belirten Eczacıbaşı, ‘‘Böylece krizin etkilerinin en aza indirilmesini sağlayabilecek oranda artı değer yaratılabildi’’ dedi. Eczacıbaşı, ‘‘Dolar ölçeğindeki satışlarda gerilemenin yüzde 8'de kalması ve alınan tasarruf önlemleriyle giderlerin kontrol altında tutulmasıyla, Topluluk genelinde faaliyet kárı düzeyinde bir önceki yıla göre önemli bir yükseliş sağlandı. Ancak, tahakkuk eden kredi ve satınalma kur farkları nedeniyle, dönem kárı için aynı şeyi söylemek mümkün değil’’ diye konuştu.DERS OLMALIBunalım içinde geçen yılın ekonomi için son derece zahmetli olduğunu hatırlatan Eczacıbaşı, ‘‘Birçok kuruluş, küçülmek hatta piyasadan çekilmek zorunda kaldı. Birçok kişi işini kaybetti. Umuyoruz, bu yaşananlar, oy avcılığı uğruna kamu kaynaklarını har vurup harman savuranlar için de bir ders olmuştur’’ diye konuştu.Yaşananlardan ders almak gerektiğini vurgulayan Eczacıbaşı, sözlerini şöyle tamamladı: ‘‘Kasım 2000 sonrasında, bunalımdan çıkış için öngörülen tüm önlemlerin gönüllü bir biçimde uygulandığını söylemek güç. Zaten, eğer bu önlemler hızla uygulanabilseydi Şubat bunalımı yaşanmayabilirdi. Ancak, gereken ders çıkarılamadı ve Şubat'tan sonra da, zorunlu reformlara karşı gösterilen direnç uzun süre kırılamadı. Bu yüzden, çok daha önce sağlanabilecek iyileşmeler, ancak Kasım ayında hissedilmeye başladı. Bugün ekonomide görülen nisbi iyileşme, bizi aldatmamalı.’’Kriz reçetesiGider tasarrufuna gidildi.Nakit yaratımı sağlandı.İşletme sermayesi yönetimi uygulandı.Finansal risk yönetimi uygulandı.İhracata ağırlık verildi.Yatırım planlarında, sadece kárlılık değil, riskleri optimize eden özkaynakla finansman ilkesi uygulandı.2002'de ihracata ağırlık vereceğizBülent Eczacıbaşı, 2002 yılının özellikle ilk yarısının oldukça zorlu geçeceğini tahmin ediyor. Topluluk, ekonomide önemli bir küçülmenin yaşandığı 2001 yılının arkasından 2002 yılındaki büyüme oranının yüzde 2-3 dolaylarında olacağını öngörüyor. Yıllık ortalama enflasyonun yüzde 70 düzeyinde gerçekleşmesini ve Türk Lirası'nın Amerikan Doları karşısında yüzde 60 değer kaybetmesini bekliyor. Eczacıbaşı, cirosunun 2002 yılında dolar ölçeğinde yüzde 5 büyümesini ve bunun da yurtiçi satışlarından çok ihracat kaynaklı olmasını planlıyor. Topluluk, 2001 yılında yaşanan döviz fiyatlarındaki yüksek sıçramaların bir daha tekrar etmeyeceğini tahmin ediyor. Bu nedenle de dönem kárlarında 2001 yılına göre önemli bir iyileşme sağlanmasını bekliyor. 2001 sonu itibariyle 35-40 milyon dolar civarında gerçekleşecek sabit yatırım harcamalarında ise 2002 yılında küçük bir miktar artış tahmin ediyor.
Etiketler:

EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı