Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Ecevit'in yakın çevresi eşi Rahşan Hanım mı?

    Hürriyet Haber
    29 Eylül 2000 - 00:00Son Güncelleme : 29 Eylül 2000 - 00:01

    Başbakan Bülent Ecevit'in ‘‘yakın çevresi’’ne atfen gazetelere yansıyan ve Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in CHP'ye yakın olduğu ve CHP'nin etkisi altında kalarak hükümeti zor duruma soktuğu yolundaki değerlendirmeler, KHK krizleri nedeniyle zaten mesafeli bir şekilde seyreden Hükümet-Çankaya ilişkilerinde yeni bir sıkıntı yarattı.

    ‘‘Yakın çevre’’nin ‘‘kim’’ ya da ‘‘kimler’’ olduğu sorusu, gün boyunca Ankara'daki siyasi kulisleri meşgul etti.

    Ecevit'in yakın çevresi deyince akla öncelikle iki isim geliyor:

    Eşi Rahşan Ecevit ve Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan...

    Ancak Özkan'ın bu konudaki haberlerin yayıldığı Ecevit'in önceki günkü Şırnak gezisine katılmadığı hatırlandığında, Cumhurbaşkanı'na dönük çıkışı yapan yakın çevredeki şahsiyetin Başbakan Yardımcısı Özkan olmadığı anlaşılıyor.

    ECEVİT KONUŞMADI Konunun Ecevit ile Sezer arasında dün öğleden sonra yapılan görüşmede gündeme gelip gelmediği açıklık kazanmadı. Ancak tahminler Sezer'in açıklamasında ifade ettiği rahatsızlığı Ecevit'in yüzüne de aktardığı noktasında birleşti.

    Ecevit, dün Sezer'le görüşmesinden ayrılırken gazetecilerin söz konusu haberlerle ilgili sorularıyla karşılaştı. Ecevit, bir gazetecinin ‘‘DSP Cumhurbaşkanı'nı CHP'lilerin yönlendirdiğini düşünüyormuş...’’ şeklindeki sorusu üzerine ‘‘Efendim, bu konulara girmek istemiyorum. Bugünlük bu kadar yeter’’ demekle yetindi.

    Bir başka gazeteci, ‘‘Sayın Cumhurbaşkanı'nın seçimi konusunda hata yaptığınızı düşündüğünüz belirtiliyor. Gerçekten hata yaptığınızı düşünüyor musunuz?’’ diye sorunca, Ecevit, ‘‘Hayır, böyle bir şey söylemedim’’ dedi.

    ETKİLEYEN CHP'LİLER Ecevit'in ‘‘yakın çevresi’’, eleştirilerini Sezer'in Köşk'te CHP'li bürokratlarla çalışması ve bazı CHP'lilerle olan ilişkilerine dayandırmıştı.

    Bu suçlamalar, kaçınılmaz olarak bir dönem SHP Genel Başkanı Erdal İnönü'nün danışmanlığını yapmış olan Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Kemal Nehrozoğlu'nun ismini gündeme getirdi.

    Nehrozoğlu, 1989 yılında valilikten emekli olduktan sonra bir süre SHP lideri İnönü'ye danışmanlık yapmış, partinin yerel yönetimlere ilişkin reform planını hazırlayan komisyonda çalışmıştı. Nehrozoğlu, 1991 yılında kurulan DYP-SHP kolalisyonuyla birlikte İçişleri Bakanlığı'na geri dönmüş ve Kocaeli Valiliği'ne getirilmişti. Nehrozoğlu, daha sonra başarılı çalışmaları nedeniyle İzmir Valiliği'ne terfi etmişti.

    Nehrozoğlu'ndan dün doğrudan kendisini hedef alan DSP kaynaklı bu eleştiriler konusunda bir görüş alınamadı.

    Bu arada, DSP kaynaklı eleştirilerin yöneldiği bir diğer isim olarak da Sezer'in yakın aile dostu olan ve Cumartesi günü yapılacak CHP kurultayına genel başkan adayı olarak katılan Hasan Fehmi Güneş'in ismi geçiyor. Güneş, Sezer'in Ankara Hukuk Fakültesi yıllarından bu yana yakın arkadaşı. Sezer'in Cumhurbaşkanı olduktan sonra da eski arkadaşı Güneş ile temasını koruduğu biliniyor.

    CHP'YE İHTİYAÇ VAR Bu arada DSP çevrelerinin Sezer'e dönük tepkisinde, Cumhurbaşkanı'nın bundan bir süre önce CHP Genel Başkanı Altan Öymen'i kabulü sırasında sarfettiği ve basına da yansıyan bazı sözlerinin de etkisi olabileceği belirtiliyor.

    Sezer, 7 Temmuz tarihinde Çankaya Köşkü'nde kendisini ziyaret ederek, Cumhurbaşkanı seçilmesinden ötürü kutlayan CHP heyetine ‘‘CHP, Cumhuriyeti ve demokrasiyi kuran köklü bir partidir. Türkiye'nin CHP'ye ihtiyacı var. Temenni ederim ilk seçimlerde Meclis'e girersiniz’’ demişti.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı