Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Ecevit'in tek defosu

    Hürriyet Haber
    10 Mart 1999 - 00:00Son Güncelleme : 10 Mart 1999 - 00:01

    Bozüyük'te dar bir pasaj içinde küçük bir dükkán. ‘‘Şampuanla saç yıkanır.’’ Eskimiş iki koltuk, saçları ağarmış yaşlı bir berber, Abdurrahman Erkmen. ‘‘Ben 57 yıldır bu işi yapıyorum’’ diyor. Övünüyor; ‘‘Siyasetçileri tanırım. Ankara Ulus'ta dükkánım vardı. Fatin Rüştü Zorlu'yu bile tıraş ederdim.’’ O zamanlar severmişiz siyasetçileri, ‘‘Ya şimdi?’’ Yanıt vermeden önce vurguluyor:

    ‘‘Buraya her meslekten insan gelir.’’ Sonra anlatıyor:

    ‘‘Herkes çok kızıyor onlara. Kimse güvenmiyor. Tak tak hepsini çizelem diyenler bile var. Haklılar da...’’

    Bozüyük'teki berber öyle düşünüyor da Kütahya'daki berber farklı mı? Hayır. Siyasetçilere güvensizlik Anadolu'nun bu köşesinde de yaygın. Küskünlerin meclisi toplayıp seçimi iptal etme girişimi de onların bu yargılarını güçlendirmiş. ‘‘Küskünler’’, kendi çıkarını düşünen, ülke sorunlarına çözüm getiremeyen siyasetçi tipinin sembolü haline gelmiş onların gözünde.

    İMZALARINI YALIYORLAR

    Kütahya'da küçük bir dükkán: ‘‘Gökhan Erkek Kuaförü’’. Orta yaşlı bir berber, Ekrem Gündoğdu. Meslektaşlarının bildik özelliği onda da hákim. Çenesi de en az usturası kadar hızlı. ‘‘Bu raddeye geldikten sonra seçim mi iptal edilir?’’ Hızını alamayıp, eleştiri sınırlarını zorluyor:

    ‘‘Bu şerefsizlik. Adilik. Memleket sıkıntıda, onlar kendilerini düşünüyor...’’

    Kenarda oturan müşterisi de bol fotoğraflı ucuz kategorideki gazetesinden başını kaldırıyor; ‘‘Yerden göğe kadar haksızlar.’’ Adı Mehmet Emin Eydemir. O da çok kızgın küskünlere:

    ‘‘Haksızlar, listeye giremeyince böyle yapmaları çok yanlış.’’

    Aynı caddedeki bir çayocağı. ‘‘Nakliyeciler Kıraathanesi’’. Köylülerin ve şoförlerin uğrak yeri. Oradaki insanlar da benzer görüşte.

    Mustafa Şimşek (işçi emeklisi): Onları kınıyorum. Önce seçime gideceğiz diye imza verdiler. Şimdi imzalarını yalıyorlar. Bu ayıp bir şey.

    Mustafa Tekin (şoför): Seçim yapılsa bir külfet, yapılmasa daha büyük külfet. Bunlar menfaat düşkünü.

    KÜTAHYA'DA ADIM MI YOK?

    O sırada, başkası söze karışıyor, ‘‘Ecevit baba iktidar olur. O bir kahraman’’. Gökçeler Köyü'nden Abdurrahman Tunç bu. Onun durumdan çıkardığı sonuç o kadar net. Yanında oturan Osman Kabak da onu destekliyor, ‘‘Fazilet ve Ecevit başa güreşecek’’. Yine de güçlü hükümet çıkmayacağına inanıyor, ‘‘Kollekson’’(koalisyon) olur diyor. Hem de çok emin. Sözü DYP'ye getiriyor; ‘‘Burada DYP güçlüdür. Ama, Adana'dan ithal aday getirdi. Ona niye oy verelim? Kütahya'da adam mı yok’’.

    Ve, yakasındaki Kırat rozetini gösteriyor. Partisine kızgın, nedeni de Süleymancılarla anlaşan Çiller'in, eski Fazilet'li Cevdet Akçalı'yı Kütahya'dan ikinci sıraya koyması. Benzer tepkileri birçok Kütahyalı'da görmek mümkün. Peki Çiller böyle bir tepkiyi neden göze almış. Görünen yanıt, Süleymancıların burada 30 bin oya sahip oldukları iddiası. Oysa bu doğru değil.

    ‘‘Dönenler Kitapevi’’ kapısında, ‘‘Bugün Allah için ne yaptın?’’ yazıyor. Dini kitapların arasına sıkışmış masanın gerisinde bir genç, Mustafa Cin, ‘‘O kadar yoklar’’ diyor, ekliyor; ‘‘Süleymancılar burada 7 bin kadardır.’’ Cin'in tahmini, kentte FP ve DSP'nin önde olduğu yönünde. ‘‘Zaten belediye Fazilet'te’’ diye hatırlatıyor.

    Kitapevinin karşısındaki Çınar Taksi'deki şoförler de Ecevit'in partisinin yükselişte olduğunu savunuyorlar. Onlara göre, ‘‘Ecevit'in tek defosu, yeni vergi kanunu. Çiller'in tek iyi yanı da, bu kanunu kaldıracağını söylemesi’’.

    Onlar da kendi cephelerinden öyle bakıyor seçimlere...



    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı