Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ecevit'in almadığı tazminatı 8 Yıllık Eğitim'e bağışladı

İsmet SOLAK

Dün sabah, DTP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Keçeli ile Milli Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay'a gittik. Müsteşar Bener Cordan da oradaydı. Çay kahve sohbetine dalmadan, mütevazı törenimizi başlattık. Keçeli, cebinden bir milyar liralık bağış çekini çıkardı:

‘‘1995'te Çiller azınlık hükümeti kuruyordu. Ecevit'in destek vermesi sözkonusu idi. Bir TV programında, Çiller'in örtülü ödenekten Ecevit'e 500 milyar verdiği yolunda duyum aldığımızı söyledim. Aslında tepkimiz Tansu hanım’aydı. O hükümet güvenoyu alsaydı, Çiller hâlâ başbakandı.’’

Kahkahalarla gülerken Uluğbay, ‘‘Sayın Ecevit'in böyle bir paraya dönüp bakmayacağını elbette biliyordunuz’’ dedi. Keçeli, amacı açıkladı:

‘‘Elbette efendim. Bizim Ecevit'e olan saygı ve sevgimiz çok eskiye dayanır. Yaşar Keçeli'nin mücadelesini İsmet Bey bilir. Amaç beladan kurtulmaktı. Zaten Ecevit, basın toplantısı yapıp bu kadar yüklü bir parayı birarada hiç görmediğini söylemişti. Tazminat davası açıp davayı kazandı.’’

Avukatı temyiz etmek istemiş, Keçeli izin vermemişti:

‘‘Biz haksızlık ettik kardeşim. Biz temyiz etmeyince, Ecevit de çok nazik biri olduğu için ödemenin yapılmasını istemedi. Hürriyet'te geçen haftaki davette kendisine teşekkür ettim.’’

8 YIL'A BAĞIŞ Bu olayı sıcağı sıcağına yazmıştım. Paranın 8 Yıllık Eğitim için bağış yapılmasını da ben önermiştim. Keçeli, önceki gün telefonda, ‘‘Sayın Ecevit'in onayını alırsan, yarın onun adına bakana çeki veririm’’ dedi. Ecevit'i aradım, ‘‘çok sevinirim’’ dedi ve bir hatırlatma yaptı:

‘‘Eğer konuyu tekrar yazarsanız, olayın benim Başbakanlık dönemimde değil, Sayın Çiller'in Başbakanlığı döneminde geçtiğini lütfen belirtin.’’

Keçeli de bunu vurguladı:

‘‘Olay, Tansu Hanım'ın azınlık hükümeti sırasında geçmişti. Biz, kimsenin Ecevit'e değil örtülüden, cebinden bile yemek ısmarlayamayacağını biliriz. Çeki şerefle verirken, bununla yetinmeyeceğimi de bilmenizi istiyorum.’’

BİR DE OKUL SÖZÜ Keçeli, bir de okul sözü verdi:

‘‘İstanbul'da eski bir okulu yeni hale de getirebilirim, arsa bulursanız hemen annemin adını vereceğimiz bir 'Zehra Keçeli Lisesi' veya sekiz yıllık bir 'Zehra Keçeli İlköğretim Okulu' yaparım.’’

Ecevit'in almadığı tazminatın eğitim seferberliğine bağışlanmasını sağlamıştım. Bu mutluluğa bir de lise eklenmesi hoşuma gitti.

Bu keyifle gazeteye geldiğimde, Prof. Temel Yılmaz'ın faksı elime geçti. Diyabet konusunda dünya çapında bir isim Prof. Yılmaz. 30 Ekim günü Karadeniz ve Balkan ülkeleri Diyabet toplantısı İstanbul'da başlıyor. Üç günlük toplantıya beni de çağırıyor. Mutlaka gideceğim.

Sağlık Bakanlığı için, hatta Türkiye için bulunmaz bir fırsat. Dünya Sağlık Örgütü'ne gidecek 17 rapor bu toplantıdan çıkacak. 11 ülkenin Sağlık Bakanı veya yardımcısı gelecek. Açılışı Cumhurbaşkanı Demirel yapacaktı. Ancak, Kars'ın kurtuluş gününe gideceği için program değişti:

‘‘Merak etmeyin, mesajımla toplantıyı destekleyeceğim..’’

Cumhurbaşkanı'nın güçlü desteğini, herhalde Sağlık Bakanı Halil İbrahim Özsoy'un açış konuşması tamamlayacak. Gerçekten güzel şeyler oluyor.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI