Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Ecevit: Türkiye'nin özel bir konumu var

    Hürriyet Haber
    25.01.2002 - 00:00 | Son Güncelleme: 25.01.2002 - 00:01

    Başbakan Bülent Ecevit, Türkiye'nin dünya ile ilişkilerinin Yunanistan'ınkinden çok daha geniş olduğunu belirterek, "Yunanistan'ın daha çok gemicilikle, denizcilikle, ticaretle ilgili ilişkileri vardır. Fakat Türkiye'nin güvenlik, stratejik açısından ABD'nin gözünde çok özel bir yeri var" dedi.Başbakan Bülent Ecevit, CNN Türk'te yayınlanan "Eğrisi Doğrusu" programına katılarak, Taha Akyol'un sorularını yanıtladı.   Bülent Ecevit, "ABD'ye ne beklentiyle gittiniz, beklentilerinizi aldınız mı?" sorusu üzerine, ABD'ye çok olumlu, umut verici beklentilerle gittiğini söyledi. Umudunun üstünde bir durum gördüğünü ifade eden Ecevit, ABD Başkanı George W. Bush ve çalışma arkadaşlarının Türkiye'ye çok büyük değer, önem verdiklerini somut olarak gördüğünü anlattı. Ecevit, şöyle konuştu:  "Çok ilginç görüşmeler oldu. Çok sayıda yetkili kişi ile bakanlarla görüşmelerimiz oldu. Başkan Bush, Başkan Yardımcısı Cheney,(bildiğiniz gibi pek yüz yüze konuşmuyor ziyaretlerde. Fakat bizimle bu istisnai durumu değiştirdi. Bizimle yüz yüze güzel bir konuşma yaptı) Savunma Bakanı Rumsfeld, Hazine Bakanı, Ticaret Bakanı, TicaretTemsilcisi, Dışişleri Bakan Vekili kısacası ABD yönetiminin en üstte gelen yöneticilerinin çoğu ile görüşme olanağı bulduk."       TÜRKİYE'NİN KONUMU       "Hem Yunan hem de Türk gazetelerinde Yunanistan Başbakanı Simitis ile sizin geziniz mukayese edildi. Siz böyle bir mukase yapar mısınız?" sorusuna Ecevit, şu yanıtı verdi:  "Benim öyle bir mukayese yapmam doğru olmaz. Türkiye'nin özel bir konumu var. Özellikle 11 Eylül olayından sonra bir dinler kavgası olasılığını önleme bakımından Türkiye'nin ne kadar önemli bir ülke olduğu anlaşıldı. Türkiye'nin bölge güvenliği açısından büyük önemi var. Bir yanda Balkanlar, bir yanda Kafkasya, bir yanda Ortadoğu, bir yanda Orta Asya ve şimdi Afrika ülkeleri... Asya'ya, Güney Amerika ülkelerine açılıyoruz. Yani dünya ile ilişkilerimiz Yunanistan'ınkinden çok daha geniş. Yunanistan'ın daha çok gemicilikle, denizcilikle, ticaretle ilgili ilişkileri vardır. Fakat Türkiye'nin güvenlik açısından, stratejik açısından ABD'nin gözünde çok özel bir yeri var. Petrol boru hatları da bu önemi artırıyor."  Ekonomide büyük beklentileri olmadığını kaydeden Başbakan Ecevit, ABD ile Türkiye arasında "stratejik ortaklık" olduğunu ve bu terimi,Bush'un Türkiye için kullandığını bildirdi.       "EN ZAYIF HALKA EKONOMİYDİ"       Ecevit, şöyle devam etti:  "Bu ortaklığın en zayıf halkası ekonomiydi. ABD, Avrupa ülkelerine büyük kolaylıklar sağlıyordu. Ama bu kolaylıklardan Türkiyeyararlanamıyordu. Biz Avrupa Birliği'nin aday ülkesiyiz, ayrıca gümrükbirliğimiz var. Bunların bir hamlede düzelmesini bekleyemezdik. Bu konuda bize kendi iş çevrelerimiz büyük destek sağladılar. Gezimize 130 işadamı katıldı. Bu beni sevindirdi. Sayın Bush ile görüşeceğimiz gün ABD yönetimi çok ilginç bir bildiri yayınladı. Bu bildiriyle ekonomik ortaklığımız, stratejik ortaklığımıza eş düzeye çıkıyor."  Başbakan Ecevit, ABD ziyaretinde bir kurul oluşturulduğunu ve kurulun başına da ABD'nin Ekonomik İşlerden Sorumlu Bakan Yardımcısı Alan Larson'ın getirildiğini ifade etti.  Ecevit, "Larson'ın, 'Türkiye'de yapılan çalışmaları beğeniyoruz. Fakat biraz daha hızlanmanız lazım. Hızı artırmadığınız takdirde ekonomide yeni birtakım sorunlar çıkabilir' şeklindeki sözleri basındayer aldı" şeklindeki hatırlatma üzerine, şunları söyledi:  "Hızdan şikayet etmedi. Çünkü bizdeki kadar hızlı çalışan bir yönetim dünyada yok. Bu tempoyu sürdürmemiz gerektiğini söylediler. Bizim yaptığımız çalışmaları biliyorlar ve başta Bush olmak üzere yöneticiler takdirlerini ilettiler. Fakat Türkiye'de yatırım yapmak isteyenler bazı bürokratik engellerle karşılaşıyorlar. Yaklaşık 2 yıl önce Davos toplantısında bunu bazı işadamları söylediler. (Biz Türkiye'ye daha çok yatırım yapmak istiyoruz, ama yatırım için gittiğimizde, başvurduğumuzda kapılar kapalı. 40 kapıyı vurmamız gerekiyor. Başvuruya yıllarca yanıt alamıyoruz. şevkimiz kırılıyor) dediler."  Başbakan Ecevit, Türkiye'de yatırım yapmak isteyen yabancı yatırımcıların bundan sonra 40 kapı çalmayacağını, bir kapı çalacağınıve 3 ay içinde de yanıt alacağını söyledi. Türkiye'de kapanan işyerlerinin isimlerini valiliklerden istediklerini ifade eden Ecevit,daha sonra bu şirketleri almak isteyenler için ABD ve Avrupa'daki gazetelerde duyurular yayınladıklarını bildirdi.  Türkiye'nin yaklaşık 2 yıl ekonomide çok sıkıntı çektiğini ifade eden Ecevit, "Çok ağır bir miras devralmıştık. Çok ağır olaylarla da karşılaştık. Fakat bunları aşma sürecine geldiğimizi görünce benim de şevkim yerine geldi. Çok daha rahat konuşmaya başladım. ABD'de çok ağır bir program vardı, ama hiç yorulmadım. Aksine şevkle çalıştım" dedi.  Ecevit, şöyle konuştu:  "Ekonomi, yatırımlar, üretimler canlandıkça ki canlanıyor.... Bütün belirtiler, göstergeler bunu gösteriyor. Borsa yükseliyor, enflasyon düşüyor, faizler düşüyor. Geçen yıl dış satımdan 31 milyar dolar kazandık. Turizm gelişiyor. Bu iki sektör, içte de üretimi ve tüketimi teşvik ediyor. Olumlu etkileri çok oluyor."  Başbakan Bülent Ecevit, Kürtçe eğitimikabul edemeyeceklerini ifade ederek, "Olacak şey değil. Bu, ucu bazı Avrupa ülkelerine kadar giden çevrelerin Türkiye'yi bölmek için çocukları, gençleri kullanarak yapmaya çalıştıkları bir tertip" dedi. Başbakan Bülent Ecevit, CNN Türk'te yayınlanan "Eğrisi Doğrusu" programına katılarak, Taha Akyol'un sorularını yanıtladı.   Başbakan Ecevit, "Bakü-Ceyhan boru hattında durum nedir?" sorusuna, "Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı projesinde ABD tam bir kararlılık içinde. ABD devlet olarak bir katkıda bulunamıyor. Ama finans kuruluşlarına destek veriyor, moral veriyor, onları teşvik ediyor. Büyük bir kararlılık gördük. Herhangi bir sorun olmayacağı anlaşılıyor" karşılığını verdi.  "Bakü-Ceyhan boru hattı için ilk kazmanın ne zaman vurulacağı konusunda bir tahmininiz var mı?" sorusunu da Ecevit, "Onu şimdi söyleyebilecek durumda değilim. Olabildiğince hızlı gerçekleştireceğiz" şeklinde yanıtladı.  Başbakan Ecevit, tekstil kotasının kalkması ile ilgili bir soru üzerine, şunları söyledi:  "O konuda bir hayalimiz yoktu. İşadamları da bunu hem istiyordu, hem de bu konuda büyük bir beklentileri yoktu. Fakat 2 yıl sonra bu konu bütün dünyada çözülmüş olacak. Fakat biz yine de ABD'de bu noktada ısrarla istemlerimizi ve yakınmalarımızı belirttik. Özellikle Avrupa ülkelerine kolaylıklar gösterilirken, Türkiye'ye gösterilmemesinin doğru davranış olmadığını belirttik."  Başbakan Bülent Ecevit, "ABD'den, serbest bölgeler vasıtasıyla İsrail gibi yüksek teknoloji alabilecek miyiz?" sorusuna, "ABD, İsrail ve Ürdün'de nitelikli sanayi bölgeleri kurdurttu. Biz de bunların benzerini kurdurtmak istiyoruz. Bu kurulduğu zaman da tekstilkotaları konusunda çok olumlu bir sonuç alınamayabilecek, ama bazı boşluklar var, onlar değerlendirilecek. Fakat asıl teknolojide, elektronik sanayide ve başka ileri teknoloji dallarında her türlü dış satım yapabileceğiz ABD'ye. Biz kendi teknolojik ürünlerimizi ABD'ye satmak istiyoruz. Bu konuda aramızda herhangi bir sorun olmayacak" cevabını verdi.       VATANDAŞIN CEBİ       Ecevit, "Sokaktaki vatandaş kendi cebi itibariyle bir rahatlamayıne zaman hisseder?" şeklindeki soruya, "Herhalde önümüzdeki yıl hisseder, bu yılın sonlarına doğru da hissetmeye başlayacaktır. Bütün göstergeler bunu gösteriyor. Tabii önemli olan enflasyona yol açmadan sorunu çözmek. Ücretler arasındaki dengeyi düzeltmeye çalışıyoruz. İstihdam da çok önemli, işsizliğin önlenmesi çok önemli. Almakta olduğumuz bütün önlemler, ayrıca bazı bankalar ile yaptığımız değişiklikler çıkarsa, devletin bankalara yatırım için, yatırımları teşvik için yapacağı katkılar... Bunlar üretimi artıracağı için işsizliği de azaltacaktır. Şimdi ABD'den herhangi bir kota yardımı almadığımız halde, tekstil sanayi çok canlılık içine girdi" yanıtını verdi.       EMLAK VERGİLERİ       Başbakan Ecevit, emlak vergileriyle ilgili bir soru üzerine, konunun çözümlenmesi için talimat verdiğini söyledi. Ecevit, "İyi niyetle kaynak yaratılmak için artırıldı, fakat ölçü kaçırıldı. Onun için Maliye Bakanımızdan rica ettim. Bakanımız hazırladığı çalışmayı önümüzdeki pazar günü Bakanlar Kurulu toplantısına getirecek. Ne ölçüde yeni bir düzenleme yapabiliriz? Henüz bir şey söyleyebilecek durumda değilim. Ama herhalde vatandaşların üzerindeki yükü olabildiğince azaltmaya çalışacağız" diye konuştu.       "SADDAM HÜSEYİN'E MEKTUP GÖNDERECEĞİM"       Irak'la ilgili bir soru üzerine de Bülent Ecevit, şunları kaydetti:  "Eskiden Irak'ta yapay bir ülke kurulmasıyla ilgili kuşkular, Türkiye'de yaygın olurdu. Irak'la ilgili herhangi bir operasyonun Türkiye'de bölünmeye yol açmayacağını, buna özen göstereceğini çok açık bir dille Başkan Bush ifade etti. Bush, Saddam Hüseyin'i kesinlikle istemiyor, bunu açıklıkla ifade etti. Irak, BM'nin öne sürdüğü koşulları yerine getirirse, bu Irak'a karşı askeri operasyonu önlemiş olacak, ama bu da yetmiyor. Bush (Saddam'dan ille kurtulmalıyız) diyor. Şu aşamada ABD bir karara varmış değil. ABD çoğulcu bir ülke. ABD yönetiminde bu konuda değişik görüşler var. Bushda (ben de henüz kararımı vermedim) diyor. Irak'ın, Saddam Hüseyin'in elinde büyük bir fırsat var. Bu fırsatı kaçırırlarsa kendilerine de ziyan olur, zarar vermiş olurlar. Dünyaya da, Türkiye'ye de zarar vermiş olurlar. Bugünlerde Saddam Hüseyin'e bir mektup göndereceğim."      TÜRKİYE'NİN AĞIRLIĞI       "Batıda Sevr Antlaşması'nı isteyen güçlerin olduğu belirtilir. Bunda azalma oldu mu?" sorusu üzerine Ecevit, "AB kurullarında, bu dile getiriliyordu. Fakat dikkat ettiyseniz, son zamanlarda bu telaffuz edilmiyor. Çünkü Türkiye'nin inkar edilemeyecek bir ağırlığı olduğu, AB için önemli olduğu belli. Artık bu konuda bazı çevreler dikkatli davranıyor. Türkiye'yi bölmek isteyenler olabilir, ama artık seslerini kısmış görünüyorlar" diye konuştu.  Başbakan Ecevit, AB'nin PKK ve DHKP-C terör örgütlerini terör listesine almamasının çok yakışıksız bir şey, çok ayıp olduğunu söyledi. Bugünkü Fransa Savunma Bakanı ile görüşmesinde bu konunun gündeme geldiğini ve konuk bakanın "AB'de bunu uygun görmeyenlerin olduğunu" söylediğini kaydetti. Ecevit, İspanya'nın AB dönem başkanlığı döneminde bu konunun düzeleceğine inandığını söyledi.       KÜRTÇE TELEVİZYON       "Kürtçe televizyon konusunda kesin bir tavrınız yok" şeklindeki hatırlatma üzerine Başbakan Ecevit, şunları söyledi:  "Ben 3'lü koalisyon hükümetinin başbakanıyım. Bazı duyarlı konularda, koalisyon ortaklarımızdan birinin ya da bir başkasının duyarlı olduğu konularda dikkatli konuşmam gerekiyor. Çağdaş teknolojide büyük atılımlar oldu. Biz istesek de istemesek de televizyon dünyanın her yerine erişiyor. Güneydoğuda ve Doğu Anadolu'nun bir çok yerinde en dar gelirli kesimin bile yaşadığı yörelerde televizyon izleniyor. Her sorun hemen çözülmüyor. Ama buna çağın gerçeklerine uygun bir çözüm bulmamız gerekiyor ve bulacağız."  Başbakan Ecevit, "Bugünlerde Kürtçe eğitim kampanyası yürütülüyor. Bu konudaki görüşünüz nedir?" sorusuna, "Bunu kabul edemeyiz. Olacak şey değil. Bu ucu bazı Avrupa ülkelerine kadar giden çevrelerin Türkiye'yi bölmek için çocukları, gençleri kullanarak yapmaya çalıştıkları bir tertip. Bölücü akımı açıktan ifade edemiyorlar, yavaş yavaş o yolda adımlar atıyorlar" yanıtını verdi.       PARTİ KAPATMA       "Parti kapatmalara ve siyasi yasaklara her zaman karşı çıktınız. bu duyarlılığınız HADEP için de geçerli mi?" sorusu üzerine Ecevit, "Kanunlara ters düşecek bir durum içine girmiyorum, ama parti kapatmanın çok kolay olmamasını ötenden beri söylüyorum, şimdi de söylüyorum. Bir parti kapatılıyor yerine başka bir parti kuruluyor. Bukendi kendini aldatma oluyor" şeklinde konuştu.  Başbakan Bülent Ecevit, TCK'nın 312. maddesi ile ilgili görüşünün sorulması üzerine, bu konuda kamuoyundan gelen eleştirileri izlediğinisöyledi. Ecevit, önümüzdeki hafta başında bir liderler toplantısı yapacağını ve bu konunun orada görüşüleceğini söyledi.  Başbakan Ecevit, Kıbrıs meselesinde çözüm yoluna girildiğini söylemenin henüz zor olduğunu anlatarak, "Şimdi önemli olan bir diyaloğun başlamasıdır" dedi. Ecevit, Avrupa'nın Kıbrıs'a müdahale etmemesi gerektiğine işaret etti.  "Kemal Derviş hakkında MHP'nin birtakım eleştirileri oluyor. Derviş'in de MHP hakkında birtakım eleştirileri oluyor. Siz ne diyorsunuz bu konuya?" sorusuna da Ecevit, "Bazen eleştiriler, tartışmalar oluyor. Bunları doğal karşılıyorum, bazen üslupta ipin ucukaçırılsa bile. Hemen devreye giriyorum. Benim de bir görevim hükümet içinde uzlaşmayı kolaylaştırmak. Şimdiye kadar hep tartışıldı, tartışmalar oldu. Fakat sonunda bir uzlaşmaya varıldı. Bir sukünet dönemine girdik" yanıtını verdi. 
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı