Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Ecevit: Şikayetçiyim, ne konuşsak duyuluyor

    Hürriyet Haber
    20.07.2001 - 11:04 | Son Güncelleme:

    Başbakan Bülent Ecevit, “Başbakan olarak şikayetim var. Hükümette ne konuşulsa bu dışarı yansıyor” dedi. Ecevit, olumsuz söylentiler, öyle ilginç aşamalarda yayılıyor ki, mutlaka bunun arkasında birtakım entrikalar var'' diye konuştu.

    Başbakan Ecevit, TRT 2 kanalında yayınlanan ''Nereye Gidiyoruz'' programına katılarak, gazeteci Murat Yetkin ve Oya Berberoğlu ile Prof. Dr. Hasan Köni'nin güncel konulara ilişkin sorularını yanıtladı.

    ''Ekonomik programın uygulanması önemli bir sorun. Hedeflere ulaşılıyor ancak, hala piyasalarda sorun var gibi gözüküyor. Bu sorun nasıl aşılacak?'' sorusu üzerine Ecevit, ''bunun çok ilginç bir durum olduğunu, aslında işlerin yolunda gittiğini, söz verdikleri herşeyi yerine getirdiklerini'' söyledi. Ecevit şunları söyledi:

    “Vergi gelirleri program hedeflerini aşmaya başladı. Faiz dışı bütçe gelirleri hedeflenen düzeyde. Dış satım artıyor, dış alımımız, ithalatımız ise azalıyor. Bu sevindirici bir gelişme. Turizm bu yıl bir patlama dönemini yaşıyor. Bunda tabi terörü önlemiş olmamızın önemli bir etkisi var. Bir hayli borcumuz var. Fakat iç ve dış borçlar eksiksiz ve zamanında ödeniyor. Kısacası bir çok göstergeler çok olumlu.''

    OLUMSUZ SÖYLENTİLRİN ARKASINDA ENTRİKA VAR

    Toplumda bir umutsuzluk olduğuna ilişkin sözler üzerine Ecevit, bunun anlaşılması zor bir şey olduğunu, bu durumu siyasetçilerden çok psikologların incelemesi gerektiğini söyledi.

    Toplumda bir huzursuzluk olduğunu, bazı beklentiler bulunduğunu kaydeden Ecevit, sürekli karamsarlık verici sözler, yayınlar yapılmasının da etkileri olduğunu belirtti. Kendilerinin ''aslında kapsamlı bir düzen değişikliği yaptıklarını'' anlatan Ecevit, ''Bir düzen değişikliği yapıldığı vakit toplumun güçlü ve etkili bazı çevreleri bu düzen değişikliğini engelleyebilmek, bozabilmek için alttan alta ellerinden gelen çabayı gösterirler. Sanırım Türkiye'de böyle olaylar da şimdi saman altından yürütmek kabilinde devam ediyor. Bazen bunun ipuçları da yakalanıyor. Olumsuz söylentiler, öyle ilginç aşamalarda yayılıyor ki, mutlaka bunun arkasında birtakım entrikalar var'' diye konuştu.

    İLLE TEK SES ÇIKSIN İSTENİYOR

    ''Bu ipuçları nedir'' sorusu üzerine Ecevit, ''tam işler iyi giderken hiç olmadık birtakım söylentilerin yayıldığını, haberlerin, senaryoların kamuoyunun önüne getirildiğini, kendisinin de bunları kastettiğini'' belirtti.

    ''Telekom krizi yaşandı, geride kaldı. Gelişen olaylar sonucu Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz istifa etti. Bu istifadan sonra işler biraz durulur gibi oldu'' şeklindeki sözler üzerine ise Ecevit, şunları kaydetti:

    “Birçok şeyi yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Ama nedense bir güvensizlik devam ediyor. Türkiye'de demokrasi var, bir de üç partili koalisyon hükümeti var. Hem demokrasi olunca, hem koalisyon olunca herşey bol bol tartışılır. Önemli olan, bizde de bu oluyor. Her demokratik ülkede doğal karşılanması gerekiyor. Fakat nedense Türkiye'de bu doğal karşılanmıyor. İlle tek ses çıksın isteniyor. Eninde sonunda tek ses çıkıyor ama tartışmalardan sonra mutlaka bir uzlaşıya varıyoruz. Buna da kamuoyunun alışması çok faydalı oluyor düşüncesindeyim.''

    BAKANLARDAN RİCA EDİYORUM AMA BİLGİLER SIZIYOR

    ''Bir güven sorunu var. Bu güveni piyasaların, vatandaşların algılayabilmesi için koalisyon hükümeti neler yapacak?'' sorusu üzerine de Ecevit, ''Yaptıklarımızı ve yapmakta olduklarımızı inandırıcı, gerçekçi bir şekilde kamuoyuna yansıtmamız gerekiyor. Bu karamsarlık ortamından Türkiye'yi ancak somut birtakım yararlı işlerin yürümekte olduğuna ikna edersek, bu programın sonuç verici olacağına birkaç ay geçmeden, belki de bu yılın, önümüzdeki yılın başlarında ekonomi bakımından esenliğe çıkabileceğimizi, bu olasılığın bulunduğunu kamuoyuna anlatabilmemiz lazım. İtiraf ederim. Başbakan olarak bir şikayetim var. Hükümette ne konuşulsa bu dışarı yansıyor. Oysa hükümette, Bakanlar Kurulu toplantılarında sayın bakanların herşeyi enine boyuna tartışabilmeleri gerekir.''

    ''Toplantıdaki tartışmalar doğru yansıyor mu?''sorusuna ise Ecevit, ''Doğru yansısa bile, çoğu zaman doğru da yayılıyor. Ama yayılmak üzere söylenmiş sözler değil bazıları. Bir arayış sürecindeyiz. Hemen her toplantımızın başında rica ediyorum. Tabi bunun kusurunu da tamamen sayın bakanlara bağlamak doğru olmayabilir. Gazeteci olduğum için bilirim. Gazeteci politikacıyı konuşturmanın yollarını, sırlarını bilir. Olmadık birşey ortaya atar. (Bugün bakanlar Kurulu'nda şöyle bir şey konuşulmuş öyle değil mi?) diye. (Yok ne münasebet) diye başladı mı politikacı artık sonu gelir.''

    BAKANLAR KURULU KONUŞMALARINI FAKSLAYAN BAKANLAR

    ''Bakanlar Kurulu'nda ne söylendiğini bir saat sonra yazılı olarak gazetelere fakslayan bakanlar var'' sözleri üzerine Ecevit, ''Gazetecilik kurallarını çiğnesem sizden rica etmek isterdim'' dedi.

    Ecevit, ''bu hükümet kurulduğunda bütün Bakanlar Kurulu konuşmalarının tutanaklarının basıldığını, kendisinin buna karşı çıktığını'' anlattı. Ecevit, ''Bu tartışmalar bir arayış sürecidir. Ama bu çok üzücü bir olay. Yazılı olarak konuşmaların fakslanması beniçok üzdü. Kamuoyu çok duyarlı. Bakanlar Kurulu üyeleri olarak konuşmalarımızda çok dikkatli olmak gerekiyor'' diye konuştu.

    REVİZYON SÖYLENTİLERİ

    ''Kabinede revizyon'' söylentilerine ilişkin bir soru üzerine de Ecevit, ''Hükümet olarak revizyon yapmakla değil, düzen değişikliği yapmakla meşgul olmak gerekir. Revizyon düzeltme, tashih. Biz bunun ötesinde birşeyler yapmak istiyoruz. Göz boyayıcı birtakım şeyler, kamuoyunu belli bir aşamada yatıştırıcı adımları ben şahsen içime sindiremiyorum. Bir bakanın ayrılması gerektiği vakit zaten ayrılıyor. Bu hükümet belli bir sayıda bakanla kurulmuş. Ekonomide bunalım çıktı diye bazı bakanları gerekli olmadığı halde görev dışı bırakmak benim içime sindiremediğim bir davranış.

    ''Siyasette ve ekonomide yapısal dönüşümü icra etmeye çalışıyorsunuz. Bu dönüşümün bir parçası anlamında kabinede düzenlenme kastediyoruz'' sözleri üzerine ise Ecevit, ''Onunla sorunlar çözülmez. Geçici olarak tatmin olabilir kamuoyu. Gerekebilir. Koalisyonun genel başkanları olarak henüz konuşmadık. Ama konuşulabilir. Konuşmadığımız için birşey söyleme hakkını kendimde şimdilik göremiyorum. En azından yeni bir seçim aşamasına gelindiğinde, şu sıralar böyle bir aşamada değiliz, bu konu bir karar bağlanmalı. Bakanlar Kurulu kurulmadan. Kurulduktan sonra çok güçtür.''

    ''Bakan sayısının azaltılması düşünülüyor mu?'' sorusu üzerine de Ecevit, ''Bu reformlar bu Bakanlar Kurulu yapısıyla yerine getiriliyor. Olabilir de bu. Bundan sonraki seçimlere gidilmeden önce Bakanlar Kurulu üyelik sayısı bir karara bağlanmalı'' diye konuştu.

    BOZUK DÜZENDEN ÇIKARI OLANLAR İSTANBUL’DA

    Prof. Dr. Hasan Köni de Başbakan Ecevit'e ''İstanbul sermayesi ile Ankara bürokrasisi arasında ekonomi ve siyasal düşünce arasında fark var mı?'' sorusunu yöneltti. İstanbul'da pazar ekonomisine geçişe daha çok ivme kazandırılmak istendiğini belirten Ecevit, şöyle konuştu:

    ''Fakat aynı zamanda Türkiye'nin bozuk düzeninde çıkarı olan çevreler de en çok İstanbul'da yoğunlaşmış durumdalar. Bütün İstanbullular, bütün İstanbul değil. Ama küçük bir çekirdek de olsa orada yoğunlaşmış durumdalar. Buna karşılık Ankara bürokrat ağırlıklı bir il. Burada daha çok devletin bakış açısı geçerlidir. Ekonomik ve ticari konular siyasete bir ölçünün ötesinde yansıtılmaz bürokrasi tarafından. İstanbul ile Ankara arasında bu bakımdan gerçekten çok önemli bir fark var. Bu farkı bir denge içinde tutmakta da yarar var.''

    SEÇİME HANGİ PARTİYLE GİDECEKSİNİZ

    ''Seçim kanunu tamamlanmadan yeni bir seçim dönemine girilebilir mi?'' sorusuna Ecevit, ''O geciktirilmeden yapılabilir. Ben öncelikleri belirtiyorum'' yanıtını verdi.

    Seçimle ilgili bir soruya Ecevit, ''İstense de kolay kolay yapılamaz, hangi partilerle yapacaksınız'' dedi.

    Ecevit, ''Ne zaman bir seçim bekliyorsunuz'' sorusuna şu karşılığıverdi:

    ''O kadar çok amaca birden yönelmiş bir hükümetiz. Yapısal nitelikte, düzen değişikliği niteliğinde, hatta belki devrim niteliğinde birtakım yasal çalışmalar yapıyoruz ve daha da yapmamız gerekenler var. Mesela ben, kendi siyasal ömrüm dolmadan köy-kentlere ivme kazandırmayı çok istiyorum. Çünkü, bunun Türkiye'yi her bakımdan değiştireceğini, çağdaşlaştıracağını düşünüyorum. Bunun gibi, tarım kesiminin mutlaka kalkındırılması gerekir. Aksi halde tarım kesimini, köylüyü kalkındırmadıkça, büyük kentlerin de sorunlarını büsbütün ağırlaşmaktan kurtaramayız. Yani yapmamız gereken bazı şeyler var. Onun için mecbur kalmazsak, hükümetin uyumu devam ederse, normal süresine kadar çalışmamızı sürdürmek isterim.''

    ''Uyumun devam edeceğine ilişkin kanaatiniz nedir'' sorusuna da Ecevit, ''Şu ana kadar hiçbir kaygım olmadı. Herşey tartışıldı aramızda ama sonunda her konuda bir uyuma varıldı, bir uzlaşıya varıldı. Bu süreç devam ettiği sürece, bu hükümetin görevde kalmasını isterim'' karşılığını verdi.

    YENİ OLUŞUMLAR DİNİ SİYASETE ALET ETMEMELİ

    Başbakan Ecevit, yeni oluşumlara nasıl baktığı yönündeki soruyu şöyle yanıtladı: ''Biz parti olarak, öteden beri partilerin kapatılmasının zorlaştırılmasını isteriz. Diğer partiler de aynı isteği benimsiyorlar. Gönül isterdi ki bu kadar çok parti kapatılmasın. Fakatoldu, anayasayı değiştirecek vakit bulunamadı. Geçen yıl biz bu konudabir anayasa değişikliği getirdik Meclis'e fakat yeterli oyu sağlayamadık. Aradan bir yıl geçmeden de yeni öneri getirilemiyor. Tabi olaylar hızlı gelişiyor. Gelenekçiler denilenlerle, yenilikçiler denilenler arasındaki farklar nedir, ne ölçüdedir onu önümüzdeki haftalarda, aylarda görececeğiz. Şu anda birşey söylemek durumunda değilim. Başka partilerin içişlerine karışmam doğru olmaz. Yalnız şunu bir beklenti ve temenni olarak söyleyebilirim: Bu ülkede din istismar edilerek siyaset yapılamayacağı artık anlaşılmış olmalı. Fazilet Partisi'nin yerine veya onun ardından kurulan partiler eğer yaşamak istiyorlarsa Türkiye'ye katkıda bulunmak istiyorlarsa, dini siyasete alet etmeyici bir tutum içine girmeliler. Son günlerde bu yönde bazı ifadeler gündeme gelmeye başladı. Bu umut vermeye başladı. Umarım ki aldatıcı değildir. Anlaşılan yeni oluşumlar oluşacak. Bunların ne sonuç vereceğini, biraz beklememiz gerekiyor.''

    BANKALAR DÜZENİ İÇİN UĞRAŞIYORUZ

    Bir başka soru üzerine Başbakan Ecevit, ''yabancılara, üretken yatırım yapacaklarsa (hoşgeldiniz)'' diyeceklerini belirterek, ''Bankalar düzenini üretime yeterli katkıda bulunur hale getiremedik. Bunun için uğraşıyoruz'' dedi.

    Ekonomiyle ilgili kuruluşların büyük ölçüde özerk olduğunu kaydeden Ecevit, bunların arasında sıkı bir eşgüdüm bulunması gerektiğini vurguladı. Bankalar kesimi ile sürekli iletişim halinde olduklarını belirten Ecevit, ''Bazı bankaları hortumlanmaktan kurtaralım derken iş hayatını da bazen bitirdiğimiz oluyor. Pek çok fabrika bugün kapanmış halde. Çünkü Türkiye'deki bankacılık düzeninde bankalar o kuruluşlara gereken katkıyı yapamıyorlar. İsteseler de yapamıyorlar'' diye konuştu.

    BİRİNCİ LİGE ÇIKMAYA MECBURUZ

    Ecevit, kapsamlı ve iddialı bir düzen değişikliği içinde olduklarını belirterek, bunu mutlaka engellemek isteyenler bulunacağını kaydetti. ''Türkiye'de paradan para kazanma alışkanlığının bir hayli yaygınlaştığını'' söyleyen Ecevit, şunları kaydetti:

    ''Üretime hiçbir katkıda bulunmadan, ekonomiye hiçbir katkıda bulunmadan, ekonomiyi çıkmazlara sürükleme pahasına büyük gelirler sağlayan çevreler var. Bunlara bu fırsat verildi geçmiş yıllarda. Bizim bu konuda bir düzen değişikliğini ısrarla sürdürmemiz gerekiyor. Çünkü Türkiye birinci lige çıkmaya mecburdur. Stratejik ve yaşamsal açıdan öylesine önemli bir konumu var ki Türkiye'nin, böyle bir ülkebirinci ligin dışında kalarak yaşayamaz. Bazı gelişmiş ülkeler zaten şimdiden Türkiye'yi böyle görüyorlar. 20'ler diye bir kurul oluşturuldu. Ekonomimizin en sıkıntılı olduğu bir dönemde buna Türkiye de dahil edildi. Bunun dışında AB'ye ısrarla girmemiz isteniyor. Kısacası, direnişleri kırmak zorundayız. Nasıl kırarız, yapmamız gereken, amaçladığımız düzen değişikliğini hızla ve kararlı biçimde uygulayarak.''

    Ecevit, programın sonunda yöneltilen ''Nereye gidiyoruz'' sorusunu, ''Bence, birinci lige doğru gidiyoruz'' diye yanıtladı.

    ''Acı çekilecek süreç ne zaman aşılabilir'' sorusuna Ecevit, ''Ne zaman aşılabilir bilemem fakat mutlaka kısa sürede aşmalıyız'' yanıtını verdi.

     

     

     

     

     

     

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı