Ecevit: IMF ile çok duyarlı bir dönemdeyiz

Hürriyet Haber
07.07.2001 - 00:00 | Son Güncelleme: 07.07.2001 - 00:01

Başbakan Ecevit, IMF ile ilişkilerde çok duyarlı bir dönemden geçildiğini belirterek, bunun aksamadan sürdürülmesi için her iki tarafın da elinden geleni yapacağını söyledi Başbakan Bülent Ecevit, IMF Başkanı Horst Köhler'den uzun ve ayrıntılı bir mektup aldığını, bu mektupta Köhler'in IMF'nin parasal desteğinin sona erdirilmeyeceğini özellikle vurguladığını ancak uygulamada bazı tereddütleri bulunduğunu bildirdiğini söyledi.Ecevit, düzenlediği basın toplantısına başlamadan hemen önce Köhler'den bir mektup aldığını, mektubunun uzun ve ayrıntılı olduğunu, bu mektubun Devlet bakanı Kemal Derviş'in Türkiye'ye dönmesinden sonra geniş şekilde değerlendirileceğini bildirdi. IMF'nin önerdiği yasaların kabul edildiğini, Emlakbank'ın tasfiyesiyle ilgili düzenlemelerin yapıldığını ve Telekom'un yönetimine uzlaşma ile atama yapıldığını anlatan Ecevit, IMF'nin faizlerin yüksekliğinden şikayet ettiğini belirterek "Faizlerin yükselmesinden en başta IMF'nin Türkiye'ye dayattığı dalgalı kur politikası sorumlu. Çözümü de birlikte bulmamız gerekiyor" dedi.IMF'nin Türkiye'de bir hukuk devleti bulunduğunu gözardı ettiğini ifade eden Ecevit, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in kendisine sunulan her yasayı imzalamak zorunda olmadığını belirtti. Ecevit, Tütün Yasası'nın zedelenmeden yürürlüğe gireceğine inandığını belirterek "Geri yollanan yasaları da tekrar geri göndermek Bakanlar Kurulu'nun hakkıdır. Tütün Yasası da böyle işlem görecektir" dedi. HUKUKİ DEĞİL SİYASİBaşbakan Ecevit, Cumhurbaşkanı Sezer'in Tütün Yasası'nın geri gönderirken dayandığı gerekçelerin "Hukuki değil siyasi olduğunu" ifade etti.IMF Başkanı Köhler'in mektubunda yasal çalışmalardan övgüyle söz ettiğini ancak uygulamada bazı tereddütleri bulunduğunu kaydeden Ecevit, "Köhler, IMF'nin parasal desteğinin sona erdirilmeyeceğini özellikle vurguluyor" diye konuştu.BÜTÜN YASALAR MECLİSE SUNULDU Köhler'in mektubundaki ayrıntıları, Devlet Bakanı Kemal Derviş'in Ankara'ya dönüşünde basına sunacaklarını anlatan Ecevit, bugünkü toplantıda IMF ile ilişkiler üzerinde durmak istediklerini söyledi. Ecevit, IMF'nin önerdiği bütün yasa önerilerinin, Hazine Müsteşarlığı tarafından hazırlanan taslaklar doğrultusunda TBMM'ye sunulduğu ve Meclis'in gece gündüz çalışmasıyla bu yasaların kısa sürede yürürlüğe girdiğini kaydetti. Ecevit, Telekom ile ilgili tartışmaların demokratik süreç içerisinde uzlaşma ile sonuçlandığını belirterek, şöyle devam etti: "Emlak Bankası ile ilgili yasa Meclis'ten geçti. IMF toplantısıyla aynı gün Sayın Cumhurbaşkanı'nın onayından geçti. IMF kamu sektöründeki işçi ücretlerini aşırı buluyor. Oysa ücret zamları aşırı olmadığı gibi Türk-İş'in bu zamları gelecek yıla bırakması sağlandı. Yine IMF hububat fiyatlarını aşırı buluyordu. Oysa fiyatlardan çok daha yüksek fiyatlarla tüccarlar alım yapıyorlar. Bu da bizim belirlediğimiz fiyatın çok gerçekçi olduğunu gösterdi. Sayın Köhler, benimle yaptığı telefon görüşmesinde faizlerin yüksekliğinden yakınmıştı. Oysa faizlerin yüksekliğinden en başta IMF'in dayatmış olduğu dalgalı kur sistemi sorumludur. Çözümü de birlikte bulmamız gerekir. IMF borç yükünün ağırlığından yakınıyor. Doğrudur, fakat zaten biz de bu borç yükünden kurtulmamıza yardımcı olması için IMF ile ilişki kurduk. IMF'in bu gibi konulardaki haksız iddiaları ve bazı vaatlerine kredilerini ertelemesi iç ve dış piyasalarda Türkiye'ye zarar vermektedir. IMF Türkiye'de bir hukuk devleti olduğunu fazlasıyla göz ardı ediyor." "TÜTÜN YASASINA İTİRAZ SİYASAL İÇERİKLİDİR" Başbakan Ecevit, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in kendisine sunulan her yasayı imzalamak zorunda olmadığını belirterek, Cumhurbaşkanı'nın dün Tütün Yasası'nı geri çevirdiğini anımsattı. Bakanlar Kurulu'nun sunduğu bir yasayı geri yollamanın Cumhurbaşkanı'nın hakkı olduğunu, geri yollanan yasada direnmenin de Bakanlar Kurulu'nun hakkı olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: "Hükümet bu konuda da direnirse o zaman Sayın Cumhurbaşkanı yasayı imzalamak zorundadır. Tütün Yasası da öyle bir işlem görecektir. TBMM gerek görürse Sayın Cumhurbaşkanı'nın önerileri doğrultusunda konuyu yeniden görüşecektir veya gerek görmezse yasada direnecektir. Cumhurbaşkanı'nın Tütün Yasası'na itirazları bence hukuksal değil, siyasal içeriklidir. Siyasal açıdan Tütün Yasası'nı belirlemek de Bakanlar Kurulu'nun görevidir. Sayın Cumhurbaşkanı kendi siyasal anlayışına göre yasaları geri çevirmeye devam ederse partiler üstü bir parti konumuna gelmiş olur. Ancak bu konuyu tartışmak IMF'in değil hükümetin, partilerin, tüm kamuoyunun işlevidir. Sayın Cumhurbaşkanı Tütün Yasası'nın, tütün ekicisini mağdur edeceğini sanıyor. Ben siyasal ömrüm boyunca tütün üreticisini destekledim. Başında bulunduğum koalisyon hükümeti de aynı anlayış içindedir. Yasaya göre verimli ve karlı tütün üretimi yapılamayan bölgelerde hükümetimiz tütün üreticilerine daha karlı üretim imkanları sunacaktır. Yerine göre bunlar arasında mısır, fasulye ve soya üretimi, besicilik veya meracılık teşvik edilebilir. Dünya Bankası'nın tarıma vaat ettiği imkanların büyük bölümü de bu amaçla değerlendirilecektir. Yani artık Dünya Bankası'nın bu konuda yardımda bulunamayacağı sanısı, gerçekle bağdaşmayacaktır." Başbakan Ecevit, 2000 yılında 50 bin ton tütün üretim fazlasının olduğunu bunun parasal değerinin yaklaşık 80 trilyon lira düzeyinde olduğunu belirterek, 80 trilyon lira ile tütün üreticisinin daha verimli ve karlı alanlara yönelmesine yardımcı olunabileceğini bildirdi. "KÖHLER ÖVGÜYLE SÖZ EDİYOR" Ecevit, IMF Başkanı Köhler'den uzun bir mektup aldığını, ayrıntılı değerlendirmeyi Devlet Bakanı Kemal Derviş'in Türkiye'ye dönüşünde yapacaklarını belirterek, şöyle devam etti: "Şimdilik şunu söyleyebilir. Gerçekleştirdiğimiz yasama çalışmalarından Sayın Köhler övgüyle söz ediyor. Ancak uygulamada bazı eksiklikler bulunduğunu, bence inandırıcı olmayan bir biçimde ortaya koyuyor. Ancak söylediğim gibi Sayın Köhler'in mektubu genellikle ilişkilerimizi sıcak tutmak isteğini yansıtır niteliktedir. Mektubunda Sayın Köhler IMF'nin parasal desteğinin sona erdirilmeyeceğini özellikle vurguluyor. Ancak bu desteğin devam ettirilmesi için bazı koşulların yerine getirilmesini yineliyor. Bu koşullardan biri Telekom yönetimiyle ilgilidir, fakat Köhler'in öne sürdüğü iddiaların gerçekle ilgisi olmadığını biraz önce dile getirdim. Buna rağmen Sayın Köhler, haksız iddiasından geri dönmüyor. Emlakbank sorununun çözüldüğünü kabul ediyor ancak bu konuda Sayın Köhler'in, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kapsamındaki bankalar konusunda bazı endişeleri de bulunuyor. Fakat ben herşeye rağmen IMF ile ilişkilerimizin kısa sürede normalleşeceğine inanıyorum. Bu konuda biz elimizden geleni yapıyoruz. Fakat hiçbir devlet IMF ile ilişkilerinde Türkiye kadar koşullarına özenli davranmış değildir. Köhler'in mektubu da şu açıdan önemlidir. Sayın Köhler Türkiye ile ilişkilerini sürdürmekte IMF'in kararlı olduğunu özellikle vurguladı." ECEVİT SORULARI YANITLADI Başbakan Ecevit, toplantıda yaptığı açıklamının ardından gazatecilerin sorularını yanıtlarken, IMF'nin Telekom'u bahane ederek Türkiye'ye destekte bulunmaktan kaçınma niyetinde olup olmadığının sorulması üzerine, bugün IMF Başkanı Horst Köhler'in kendisine gönderdiği mektuba atıfta bulundu. Ecevit, Köhler'in mektubunda IMF'nin Türkiye ile ilişkileri sürdürmekte kararlı olduğunu birkaç kez özellikle vurguladığını belirterek, o bakımdan bir tereddüte yer bulunmadığını söyledi. Ecevit, "Aramızda bazı tartışmaların ortaya çıktığı bellidir. Bu tartışmaları da demokratik anlayış içinde gidereceğimize inanıyorum" dedi. Bir diğer gazetecinin, Ecevit'in konuşmasından herşeyin iyiye gideceği sonucunun çıkarıldığını, ancak bunun olmaması halinde "hükümetin istifa ederek bir teknokratlar hükümeti kurulmasından söz edildiğini" söylemesi üzerine, Başbakan Ecevit şunları kaydetti: "TEKNOKRATLAR HÜKÜMETİ SAÇMALIK" "Böyle bir teknokrat hükümeti saçmalıktır. Çağımızda böyle şey olmaz, Türkiye'nin demokratik gelenekleri vardır ama bazı çevreler Türkeye'de rejimi bulandırmak ve bunu sarsmak için birtakım çabalarda bulunuyorlar. Bunlar çok küçük bazı kesimlerdir. Bu tür iddialara halkımızın inanmayacağı kanısındayım o bakımdan bir tereddüte yer yoktur." "KİMSENİN BUNALIM KAYGISI DUYMASINA GEREK YOK" Başbakan Ecevit, hükümetin IMF dayatmaları karşısında tavrının ne olacağının sorulması üzerine de IMF ile Türkiye arasında üzerinde görüş birliğine varılmış olan programa bağlı olarak ilişkileri sürdürmeye devam edeceklerini söyledi. Ecevit, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dediğim gibi aramızda bazı tartışmalar olmuştur, daha da olabilir ama önemli olan IMF'nin Türkiye ile ilişkileri sürdürmekte kararlı olmasıdır. Bu siyasal iradenin gerek hükümetimizde gerekse de IMF'de bulunması önemli bir güvencedir. Kimsenin bir bunalımdan kaygı duyması, bunalım kaygısı duymasına gerek yoktur." Bir başka gazetecinin, IMF Başkanı Köhler'in mektubunda Türkiye'de yapılması gerekenlere ilişkin bir takvim verip vermediğini sormasına üzerine de Ecevit, herşeyin son gelen mektupta belirtilmediğini ifade ederek, kendisinin IMF'nin daha önce öne sürdüğü eleştirilere değindiğini ve bunları kısaca özetlemeye çalıştığını belirtti. Başbakan Ecevit, bugün aldığı mektubun oldukça uzun ve ayrıntılı olduğunu ve bunu da henüz incelemeye vakit bulamadığını, uzman arkadaşlarının da mektubu değerlendiremeye vakti olmadığını kaydetti. Pazartesi günü Devlet Bakanı Kemal Derviş'in Ankara'ya dönme olasılığından söz edildiğini ifade eden Ecevit, Derviş döndüğü zaman kendisi ile birlikte ayrıntılı bir değerlendirme yapacaklarını söyledi. ECEVİT CUMHURBAŞKANI SEZER'İ SAVUNDU IMF Başkanı Köhler'in Eximbank konusunda Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'i eleştirmesini nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine de Ecevit, şunları kaydetti: "O konuda düşüncelerimi zaten konuşmamda söyledim. Sayın Cumhurbaşkanı ile bizim tartışmalarımız olabilir. Anayasal kurallar içinde tartışmalarımız olabilir fakat Cumhurbaşkanlığının yetkilerini her halde başka ülkelerin kuruluşları eleştiremezler." "TÜTÜN YASASI'NIN ZEDELENMEDEN YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNİ UMUYORUM" Başbakan Bülent Ecevit, Tütün Yasası'nın son derece önemli bir yasa olduğunu, bu yasanın zedelenmeden yürürlüğe gireceğini umduğunu söyledi. Ecevit, Tütün Yasası'nın tekrar görüşmek amacıyla TBMM'yi toplantıya çağırıp çağırmayacaklarına ilişkin soruya, "Buna gerek olursa yani bazı değişiklikler yapılması gerektiğini düşünürsek, elbette TBMM'yi yeniden toplantıya çağırırız. Ama, sonuçta TBMM kabul eder etmez, bunu şimdiden söyleyemem. Benim tahminim, umudum, Tütün Yasası'nın zedelenmeden yürürlüğe girmesidir. Bu son derece de önemli bir yasadır" karşılığını verdi. Bir soru üzerine Dışişleri Müsteşarı Faruk Loğoğlu'nun, dün ABD Büyükelçisiyle görüşerek Türkiye'nin görüşlerini ayrıntılarıyla anlattığını bildiren Ecevit, Büyükelçi Robert Pearson'un da bu görüşleri Washington'a ileteceğini söylediğini aktardı. Başbakan Ecevit, bir başka soruyu yanıtlarken de Türkiye'nin IMF ile ilişkilerini uzlaşmayla sürdüreceğini söyledi. HÜKÜMETİ BOZMAK İSTEYEN ÇEVRELER Türkiye'nin içinde bulunduğu bu durumda sağlığıyla ilgili spekülasyonları nasıl yorumladığının sorulması üzerine Başbakan Ecevit, Türkiye'de "istikrarı bozmak isteyen bazı çevreler bulunduğunu" söyledi. Ecevit, şunları söyledi: "Bu hükümeti, bozdurmak isteyen bazı çevreler var. Bunlar, çok küçük, kısır çevreler. Ama medyada yer bulabileceklerini umuyorlar. O şekilde ortalığı karıştırıyorlar. Benim sağlık durumumda bir sorun olmadığı belli. Bir kaç gün önce Başkent Üniversitesi Hastanesi'ne göz ve kulak muayenesi için gittim. Rektör Sayın Haberal, göz ve kulak muayenesi dışında ayrıntılı bir check-up yapılması için ısrar etti. Bunun için biraz uzunca kaldım. Sağlığım da herhangi bir sorun yok. Check-up da bunu açıkça gösterdi." "IMF İLE İLİŞKİLERİMİZ ÇOK DUYARLI BİR DÖNEMDE" Ecevit, bir gazetecinin ilk defa bir Başbakanın IMF ile ilişkiler konusunda açıklamasında "dayatma" sözcüğünü kullandığını belirtmesi üzerine "Bu kadar incelikler üzerinde lütfen durmayın. Hepiniz, bizimle birlikte yapıcı olmaya çalışın. Bizim, IMF ile ilişkimiz çok duyarlı bir dönemde, büyük önem taşıyor. Bunun aksamadan sürdürülmesi için eminim ki IMF elinden geleni yapacaktır. Biz de elimizden geleni yapıyoruz" yanıtını verdi. Ecevit, geçtiğimiz Cuma günü IMF Başkanı Horst Köhler ile yaptığı görüşme ile bugün aldığı mektup arasında bir fark olup olmadığının sorulması üzerine, mektubun üslubunun, daha sıcak ve daha mutlu edici olduğunu bildirdi. "Cumhurbaşkanı Sezer'in Tütün Yasası'nın TBMM'ye geri gönderme gerekçesinde siyasi görüşünü ortaya koyduğunu ifade ettiniz. Bu önümüzdeki süreçte yeni yasalarda yeni kriz anlamına mı geliyor?" yönündeki bir soruya Ecevit, "Hayır hayır kesinlikle olmaz. Burası demokratik bir ülke. Anayasal kurallar içinde zaman zaman hükümetle cumhurbaşkanı arasında görüş ayrılıkları da olabilir. Ve bu görüş ayrılıkları da yine demokratik hukuk devleti kuralları içinde çözülür" karşılığını verdi. Bir gazeteci Başbakan Ecevit'e, "Telekom konusunda IMF ile ilişkilerin kopmasına izin verecekseniz, hükümetin alternatif bir ekonomik programı var mı?" sorusunu yöneltti. Ecevit, bu soruya "Hayır, alternatif bir programa ihtiyaç duymuyoruz. Programın gereklerini özenle yerine getiriyoruz" karşılığını verdi. 
Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı