Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

DYP, yaralı kuş...

Muharrem SARIKAYA

DYP'nin ağır toplarından Necmettin Cevheri, Genel Başkan Yardımcılığı'ndan istifa ettiği günden bu yana susmayı yeğliyordu.

Genel Başkanı Tansu Çiller hakkında TBMM'de Mal Varlığı Soruşturma Komisyonu kurulmasını protesto için partisinin aldığı ‘‘Meclis'i boykot’’ kararına karşı ilk kez sessizliğini bozdu:

‘‘Meclis boykot edilmez...’’

Son günlerde Cevheri, teşkilattan gelenlerin akınına uğruyor. Bunların arasında çok ender de olsa, ANAP teşkilatından ‘‘elini öpmeye geldik’’ diyenler de var.

DYP'den gelenlerin Cevheri'ye en çok yakındıkları, parti merkezinin ürettiği politikalar. Bir gün önce alınıp, ertesi gün değiştirilen kararlardan duydukları rahatsızlığı Cevheri'ye aktarıyorlar.

Önceki gün kendisini ziyaret eden teşkilat üyeleri, sözü bir ara ‘‘Meclis'i boykot’’ kararına getiriyorlar. Teşkilat da Meclis'in boykot edilmesine sıcak bakmıyor.

* * *

Cevheri, teşkilatın bu sıkıntısını, ‘‘Boykot olmaz. Meclis bir okul, biz de öğrenci miyiz ki boykot edeceğiz’’ sözleriyle gidermeye çalışıyor.

Ancak teşkilatın sıkıntısı bitmek bilmiyor. Güney bölgesinden gelen bir teşkilat üyesi, ‘‘Bölgede en iyi çalışan teşkilat biziz, müfettiş gönderdiler ve hakkımızda rapor hazırladılar’’ diye yakınmada bulunuyor.

Bir diğeri, haberleri olmadan genel merkezin kendilerini feshetmeye kalktığından yakınıyor.

Cevheri bütün bu yakınmaları dinledikten sonra şunları söylüyor:

‘‘Biz şu an yaralı bir kuşuz. Yeniden uçmamız için önce yaramızı tedavi etmemiz lazım...’’

Cevheri, sözünü bu kadarla tamamlıyor.

‘‘Yaranın ne olduğunu’’ söylemiyor. Teşkilattan gelenler de sormuyor. Hepsinin davranışından ve suskunluğundan, gizli bir şifre gibi kalan bu cümlenin ne anlama geldiğini bildikleri anlaşılıyor.

DYP'nin boykot kararına tepki gösteren sadece Cevheri olmuyor. Aslında birçok milletvekili böyle bir kararın uygulamasına karşı olduğunu kenarda köşede söylüyor.

* * *

İçlerinden bunu açıkça dile getirenler de yok değil.

Ankara Milletvekili Ünal Erkan, dün il kongresi için Muş'a giderken telefonda, ‘‘Boykot yanlış olur’’ diyor.

Erkan, partinin de bu tavrını düzelttiğini belirtiyor, ardından ekliyor:

‘‘Boykot anlamında bir uygulama olmayacak. Zaman zaman bazı yasaların görüşülmesinde genel kurul salonuna girilmeyecek, o kadar...’’

Erkan, GİK'te alınan kararın açıklamasında ‘‘boykot’’ kelimesi geçmese bile ‘‘Meclis çalışmalarına katılmayacağız’’ denilerek bir boykot uygulamasından söz edildiği hatırlatıldığında ise, ‘‘Öyle şey olmaz’’ demekle yetiniyor.

Boykot kararıyla partinin ileriye dönük stratejisinin ne olduğunu da Erkan anlamadığını söylüyor.

Bunun gerisinde, ilerde ‘‘milletvekilliğinden toplu olarak istifa edip’’ Meclis'i bir erken genel seçime zorlama yatıp yaratmadığı sorusuna ise Erkan şu yanıtı veriyor:

‘‘Genel seçimleri zorlama böyle olmaz. O, ortamı gelince düşünülür...’’

DYP'de uzun süredir uygulanan ‘‘günlük değişken politika’’ sıkıntısı her noktada hissediliyor.

Cevheri'nin de benzetmesindeki ‘‘yaralı kuş’’, bu politika dolayısıyla her geçen gün biraz daha kan kaybetmeye mahkûm ediliyor.













X