Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Düzen ve fren

Mümtaz SOYSAL

Önce, bayraklı gruplar geldi, otobüslerle. Sonra, sambacılar.

Çalgıcıların eşliğinden hepsi hafiften dans edip slogan atmaya başladılar. Arada, bazı otobüslerin hoparlörlerinden kısa, fakat ateşli nutuklar söylendi.

Brezilyalılar henüz, Türk demokrasi teknolojisinin geliştirdiği ‘‘seçim otobüsü’’ denen, geniş platformlu, dev hoparlörlü, masalı, yataklı ve tuvaletli seyyar alametlere sahip değiller. Böyle olduğu için de, kalabalık zor toplanıp zor yönlendiriliyor.

Sonuçta, uzun süren bir kargaşanın ve bağırışmanın ardından, yeterince büyük sayıya erişildiğine kanaat getirince, Atlantica Bulvarı üzerinden İpanema'ya doğru yürüyüşe geçtiler. Önde, Luis İgnazio da Silva, nam-ı diğer ‘‘Lula’’, şimdiki Başkan Fernando Henrigue Cardoso'nun sağ koalisyonuna karşı oluşan, Emek Partisi öncülüğündeki sol birliğin başkan adayı.

4 Ekim Pazar günü seçim var.

Devlet biçimi bakımından, bütün Latin Amerika gibi, ABD örneğini taklit eden Brezilya, geçen yüzyılın sonlarından beri federal sistemle yönetiliyor. Kıtanın yarıdan fazlasını kaplayan, Türkiye'nin 10.5 misli genişlikte 165 milyonluk kocaman bir ülke olduğunu düşünürseniz, 26 eyalet devletlerinden oluşan bir federasyon olması normal de.

Eyalet devletlerinden bazıları başlıbaşına bir âlem: Örneğin, büyük nehrin kollarını içeren Amazonas devleti, yanındaki Bolivya devletinden daha geniş. Sao Paulo Eyaleti'nin ‘‘milli’’ geliri Meksika'nınkinden daha fazla.

Ne var ki, federasyonun yönetimine egemen olan başkanlık sisteminin pek başarılı olduğu söylenemez. Geçen yüzyılın sonlarında krallıktan cumhuriyete geçeli, bir türlü oturmayan bir sistem. Bocalamalar, sürekli anayasa değişiklikleri, askeri darbeler... ‘‘Başkanlık Demokrasisinin Başarısızlığı’’ adlı kitapta Bolivar Lamounier'nin belirttiği gibi, Brezilya düşe kalka, bir parlamenter sistem arayışına doğru sürüklenebilir.

Şimdiki sistemde ‘‘seçim var’’ demek, yalnız başkanın değil, bütün Federal Meclis üyelerinin, senatörlerden üçte birinin, eyalet devleti başkanlarının ve tüm eyalet meclisleri üyelerinin yenilenmesi demek.

Bizdeki seçimlerin birleştirilmesinden doğan büyük güçlüğü düşünerek, ‘‘Onlar bu işin içinden nasıl çıkacaklar?’’ diye sorabilirsiniz.

‘‘Bankamatik’’leri anımsatan oylama makineleriyle bu iş çok kolay. Her adayın bir numarası var; senato adaylarının iki, eyalet valilerininki üç, Federal Meclis adaylarınınki dört, eyalet meclislerininki beş rakamlı. Örneğin, aday Marcelo Menezes'in numarası 18662. İstediğiniz adayları belli bir sırayla tuşlayıp yeşil düğmeye bastınız mı, tamam. Tuşlarken yanlış yapmışsanız, tercihinizi kesinleştirmeden kırmızı düğmeye basarak düzeltebilirsiniz de. Tasnif, elektronik.

Mekanikleşmiş demokrasi mutlaka ‘‘işleyen’’ demokrasi demek değildir. Brezilya, bol kaynaklarına, ekonomik gelişmesine ve çağdaşlaşma çabalarına karşın, henüz bir ‘‘dünya devleti’’ olabilmiş değil. Televizyon dizilerinde sayısız örneklerini seyrettiğimiz kokuşmuş ‘‘sosyal düzen’’ bu yoldaki en büyük fren.

Oysa, Brezilya bayrağında yazılı olan slogan, ‘‘düzen ve ilerleme’’dir.













X

YAZARIN DİĞER YAZILARI