Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Düşüncesini açıklayan öğrenci soruşturulmaz

    Gönül KOCA
    26 Aralık 2014 - 01:06Son Güncelleme : 26 Aralık 2014 - 01:06

    Prof. Dr. Serpil Sancar Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin ilk kadın dekanı oldu. “Öğrencilere ya da hocalara düşüncelerini açıkladıkları, protestolara katıldıkları için soruşturma açılamaz” diyen Sancar, Öcalan’ın da sınıf arkadaşı.

    23 Aralık Salı günü Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, dekan istifasıyla sarsıldı. Dekan Prof. Dr. Yalçın Karatepe, istifa ettiğini açıkladı. Karatepe, Hürriyet’e verdiği demeçte, hep ifade özgürlüğünden yana tavır aldığını, ancak iki ay sonra görev süresi dolacağı için fakültede yapılan dekan seçimlerinde hocalardan destek göremediği için istifa ettiğini söyledi. Ardından kuruluşunun 155. yılında Mülkiye’nin başına, seçimlerde en çok oyu alan Prof. Dr. Serpil Sancar geldi.

    Aynı fakültede öğrencilik yıllarında Abdullah Öcalan’ın sınıf arkadaşı olan, ardından hocalık yıllarını geçiren ve kadın çalışmalarıyla bilinen Prof. Dr. Sancar, Mülkiye’nin ilk kadın dekanı olma özelliği de taşıyor. Kurduğu Kadın Sorunlarını Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde (KASAUM) birçok kadın öğrenci de çalışmalar yapıyor. Dekan adayı olarak seçimlere katılma önerisinin hocalardan geldiğini belirten Prof. Dr. Sancar, YÖK tarafından şubat ayında atanacak. Şu anda dekan vekili olarak Mülkiye’nin başında. Feminist bir siyaset bilimci olan Sancar, Hürriyet’e yaptığı açıklamada başta dekanlık seçim süreci olmak üzere, Mülkiye’de neler yapacağını, öğrenci ve akademisyenlere soruşturma konusuna bakışını anlattı:

    FARKLI KESİMLER İSTEDİ
    “Prof. Dr. Yalçın Karatepe’nin görev süresi doluyordu. 6 fakültede eş zamanlı dekan seçimi yapıldı. Mevcut dekan seçimi kaybedince, ertesi gün istifa etti. Bizim dekanımızdı, saygıdeğer bir hocaydı. Fakültenin farklı kesimlerinden hocalar benim dekanlık yapmamı, eşit mesafede durarak, farklı kesimler arasında bir denge oluşturmamı istediler. Dolayısıyla kabul ettim, seçime girdik. Mülkiye’ye dekan olmak benim için çok büyük bir mutluluk. Çok uzun süredir buradayım öğrenci, hoca ve şimdi de yönetici olarak. Bir onur tabii ki, aynı zamanda büyük bir sorumluluk. Bunu yerine getirmeye çalışacağız. Burada bir akademik hayat var, genç kuşaklara daha fazla fırsat sağlamak, onları teşvik etmek için çalışacağız. Zaten çok farklı eğitim programlarımız var, bunlarla ilgileneceğiz, gündemimiz bu.

    FAKÜLTE ÖĞRENCİYİ KORUR
    Öğrenci ya da hocalara, düşünce özgürlüğü sınırlarını aşmadıkları sürece hiçbir konuda soruşturma açmak gibi bir niyetim yok. Fakültede öyle bir geçmiş de yok. Öğrenciler fakültede protesto yapıyor, bir yılda ortalama 50-60 gösteri olur burada. Soruşturma açmak gibi bir durum söz konusu değil. Suç kapsamına giren cinsel taciz, silahlı tehdit gibi durumların dışında, bazen kız arkadaşını kıskanıyor silahı kapıp geliyor ve ona da birtakım anlamlar yüklüyor, bu gibi olayların dışında soruşturma açılamaz. Hele hele düşüncelerini açıklayan öğrencilere hiçbir şekilde soruşturma açılamaz,
    fakülte tarihinde duymadım. Öğrenciler bazen adli soruşturmalara uğrar, fakülte onları korur.

    Bizi fakülte yapan şey öğrencilerimizin kalitesi, her görüşten öğrenci var burada. Her tür afiş fakültenin içinde vardır. Her tür öğrenci grubu serbestçe örgütleniyor. Öğrencilerimizle gurur duyuyoruz. Afiş olmazsa normal karşılamayız, ‘ne oluyor’ deriz, siyasalın ekmek su gibi ihtiyacıdır. Bunlar buranın kültürel kodudur ve değişmez. Bunu bir dekan da değiştiremez, bir dekanın iradesiyle değişecek bir şey değil. Ben 1971’de öğrenci olarak girdim fakülteye, Abdullah Öcalan ile aynı sınıftaydık. Sol örgüt liderleri de vardı, önemli sağ liderler de vardı. Mülkiye’nin böyle bir özelliği var, sağcısı ve solcusu vardır. Yönetim de hepsine eşit mesafede durup, haklarını sağlamaya çalışır. Mülkiye denen şey budur aslında.”

    Cebeci’de 4 kadın dekan olduk

    “Kadın akademisyenler bazen baskı yüzünden, bazen de kendileri sorumluluk almaktan uzak durdukları için yönetici olmuyorlar. Her iki eleştiri de doğru. Bazen çok haksız, kıran kırana rekabet de oluyor, sadece kadınları değil, birçok erkek akademisyeni de kaçırtıyor bu süreçler. Dolayısıyla yöneticiliğe aday olmuyorlar. Ankara Üniversitesi’ndeki akademisyenlerin yarıya yakını kadın. Cebeci Kampusu’nda 4 kadın dekan oluyoruz. Sevindirici bir durum.”

    5 alanda 1250 araştırma görevlisi alınacak

    YÖK, Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) kapsamında araştırma görevlisi alacak. Tercih işlemleri 30 Aralık Salı günü başlayacak ve 5 Ocak Pazartesi sona erecek. YÖK’ten edinilen bilgiye göre toplam 5 alanda 1250 araştırma görevlisi kadrosu ayrıldı. 5 alan mühendislik, temel tıp, hukuk, sağlık bilimleri ve ilahiyattan oluşuyor. En çok kadro 218 ile mühendislik bölümlerine verilirken, temel tıp bilimlerine 143, ilahiyata ise 48 kadro ayrıldı. 10’dan fazla kadro ayrılan bölümler şöyle: Beslenme ve diyetetik 66, eczacılık 49, fizyoterapi ve rehabilitasyon ile ilahiyat 48’er, mimarlık 47, hemşirelik 41, iktisat 28, işletme 28, veteriner 28, sosyoloji 24, hukuk 21, ilköğretim ve özel eğitim 20’şer, siyaset bilimi ve kamu yönetimi 19, maliye 18, sağlık yönetimi 17, eğitim bilimleri 16, matematik 15, kamu yönetimi 14, uluslararası ilişkiler 13, arkeoloji, felsefe ile şehir ve bölge planlama bölümlerine de 11’er.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı