Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Düşük faiz yüksek kur

NİHAYET bizim meşhur “yüksek faiz, düşük kur” politikası tersine dönüp “düşük faiz, yüksek kur” haline geldi.

Tahmin edeceğiniz gibi bu “çok geç kalmış” dönüşümden memnunum. Ama olaya ihtiyatla yaklaşmayı tercih ediyorum. Huy canın altındadır; huy çıkmadan can çıkmaz denir. Bir de bakarsınız yetkililerimiz, Londra’dan esecek “faizleri yükseltin, yoksa sıcak paralarımızı çekeriz ha!” rüzgârlardan korkup yelkenleri indirir yani “yüksek faiz, düşük kur” politikasına geri dönebilir. Bu ihtimali yok varsayarak size bir “durum değerlendirmesi” sunacağım.
* * *
1. Kontrolsüz bir şekilde büyüyen cari açığın artık şaka olmaktan çıkıp, kaka olmaya yönlendiğini gören “Ekonomi Komuta Konseyi” para politikasını değiştirmekle doğru olanı yapmıştır.
2. Doğru olandan kastım, döviz fiyatının yapay bir şekilde düşük olmasına sebep olan sıcak para girişlerinin caydırılmasıdır.
3. Bir ülkede döviz fiyatları ve faiz hadleri yanlış yerdeyse, o ülkede ekonominin yapısal bir zafiyete duçar olması kaçınılmadır.
4. Yapısal zafiyet şudur: Milli gelirin büyümesi, bütçe açığının küçülmesi, kamu borçlarının mili gelire oranının düşmesi gibi iyi göstergeler sürdürülemez    haldedir. İşsizlik kronikleşmiştir.
5. Yapısal zafiyeti teşhis eden ve ekonominin her an kopması muhtemel bir “cari açık ipliğine” bağlı hale geldiğini gören yetkililer iki şey yapabilirdi.
a) Patlamadığı sürece, cari açık isimli mayının üstünde tepinmenin sakıncası yoktur diyen bankacılarla, dansa devam etmek.
b) Mayını, kontrollü bir şekilde patlatıp, dansa ara vermek.
6. Ekonomi Komuta Konseyi, ikinci şıkkı tercih etmiş bulunuyor. Bu durumda, mayının kontrolsüz patlamasında ortaya çıkacak tahribata benzer, ama ondan daha küçük hasarlar oluşacaktır.
7. TL’nin değer kaybetmesi üzerine muhtemelen şunlar olacaktır:
·  Milli gelir artışı yavaşlayacaktır.
·  Enflasyon yükselecektir.
·  Faizler artacaktır.
·  Bütçe açığı büyüyecektir.
·  İşsizlik artacaktır.
·  Kamu borcunun milli gelire oranı yükselecektir.
·  Harcanabilir gelir düşecek ve iç piyasa büzülecektir.
·  Banka kârları düşecektir.
* * *
Nereden bakılırsa bakılsın, 2011 ekonominin viraja girdiği bir yıl olacaktır. Savrulmanın az olması için, “Ekonomi Komuta Konseyi”nin direksiyon hâkimiyetini kaybetmemesi gerekir. Döviz rezervlerinin yüksek olması bu aşamada yetkililerin en büyük güvencesidir. Üstelik uluslararası finansman imkânları borçlanma için son derece müsaittir. Kısaca bu dönüşümü gerçekleştirmek için ortam uygundur. Bir, iki gösterge biraz bozuldu diye telaşa kapılıp sürdürülemez para politikalarına geri dönmeye gerek yoktur.
Son Söz: Hesaplı bir riski göze almak, işi şansa bırakmaktan evladır.
X