Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Dürüst olan açıktır...

BU Maliye Bakanı’nı artık Tayyip Erdoğan’ın bile kurtarabileceğini sanmıyoruz ama siyasi hayatımıza -istemeden- bir katkıda bulunduğunu düşünüyoruz: Deniz Baykal gibi, bir oda dolusu altının içine atsanız bir tanesine göz dikmeyecek adam hakkında "Bankada trilyonu var" dediği duyulunca, çok özlediğimiz bir süreç başladı diye sevindik.

Çünkü;

"Başbakan Tayyip Erdoğan da mal varlığını bu salı günü açıklayacak" dendi.

O sevinçle beklentilerimizi tazeledik:

Keşke Maliye Bakanı Kemal Unakıtan geri kalmasa... Neyi var neyi yok, kamuoyuna açıklasa... Hani çok duyduğumuz "mal varlığımı ilgili makamlara bildirdim" gibi "mühürlü zarf içinde her şey var" anlamındaki laflara sığınmasa...

Çünkü nice haksız kazanca rağmen o mühürlü zarfların binde birinin bile açılmadığını biliyoruz.

Hoş, zurnanın zırt dediği yer de zaten orası:

Hayranlarını yine kızdıracağız ama kamu görevlilerinin rüşvet ve yolsuzluk yoluyla gayri meşru kazanç sağlamalarını önlemek iddiasıyla 1990 yılında çıkarılan 3628 sayılı yasanın belini, o zamanki Cumhurbaşkanı Turgut Özal kırmıştı.

Ne mi yapmıştı?

Anavatan Partili bir milletvekilinin yaptığı yasa önerisine göre "kamu görevi yapan kişilerin mal varlıklarına ilişkin beyanları herkese açık" olacaktı. Böylece, kamu görevlisinin "kayınpederimden miras kaldı" palavrasıyla yaşadığı zenginliğin aslında hırsızlık sonucu olduğunu, gerçeği bilen herkes kolayca ortaya çıkartabilecekti.

Ama Turgut Özal müdahale etti. O hükmü tersine çevirtti. Böylece yasa:

Madde 9 - Mal bildirimleri, özel kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla bildirimde bulunanın özel dosyasında saklanır. Bildirimlerin içeriği hakkında 20’nci madde hükmü dışında (yani yargı tarafından soruşturma açılmadıkça) hiçbir şekilde açıklama yapılamaz ve bilgi verilemez. Ayrıca mal bildirimlerindeki bilgiler ve kayıtlar esas alınarak içeriği hakkında yayında bulunulamaz" şeklindeki hükümle çıktı.

Şimdi Maliye Bakanı’nın deyim yerindeyse "boşboğazlığı" sayesinde konu gündeme gelmişken, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın kendi mal varlığını açıklayacağı ve "hodri meydan!" diyeceği umudu doğmuştu.

Lakin dün akşama kadar o şekilde gelen haber, akşam değişti:

Erdoğan kendi mal varlığını açıklamayacakmış. Aynen yukarıda dediğimiz gibi "Ben yetkili makamlara bildirimde bulundum" diyerek o bahsi kapatacak, "partimin mal varlığını isteyen internet sitemizden öğrenebilir" türünden sözler söyleyecekmiş. Gerisi bilinmiyor ama bu vesileyle muhalefete hücum etmesi de muhtemelmiş.

Ne oldu şimdi?

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin adını biz AKP şeklinde yazınca kızıp "Bizim adımızın kısaltması AK Parti’dir" diyenlere bu tablo yakıştı mı?

AK olmak, temiz olmak, dürüst olmaktan geçmez mi?

Dürüstlük açıklıktan korkar mı?
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI