Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Duruşmada içki şişeli savunma

    Teslime TOSUN/ANTALYA, (DHA)
    21 Mayıs 2010 - 15:19Son Güncelleme : 21 Mayıs 2010 - 15:20

    ANTALYA'nın Kemer İlçesi'nde 3 Alman öğrencinin sahte içkiden ölümüyle ilgili davanın duruşmasında, sanık avukatlarından Hakan Evcin içki şişeli savunma yaptı. Duruşma salonunda çeşitli markalardan 5 rakı ve votka şişesi çıkartan Hakan Evcin, “Bunların bandrolleri var. Bunların hangisinin sahte olup olmadığını satın alma müdürü nasıl tespit edecek?” dedi.

    Almanya'da bir yüksek okulda öğrenim gören 11 kişilik öğrenci grubu, tatillerini geçirmek için Kemer'de bulunan Anatolia Otel'e gelmiş, 22 Mart 2008 tarihinde tesise gelen öğrencilerden 7'si 3 gün boyunca aşırı alkol alınca, komaya girmişti. Öğrencilerden 22 yaşındaki Rafael Neca otel odasında, 18 yaşındaki Jean Pieri Follkevth ile 20 yaşındaki Jan Lange ise özel uçakla götürüldükleri Almanya'da yaşamını yitirmişti. Olayla ilgili otel görevlileri ve otele içki tedarik eden firmadan 7 kişi tutuklanmış, sanıklardan 4'ü tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. Savcılık, ‘olası kastla insan öldürmek’, ‘insan öldürmeye teşebbüs’ ve ‘4733 Sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanununa Muhalefet’ suçlarından 3'ü tutuklu 13 sanık hakkında 5'er yıldan 20'şer yıla kadar hapis cezası istemişti.

    Sahte içki üretimi yaparak otele sattıkları iddia edilen şirketin ortağı ve yöneticileri Halil İbrahim Emmez ve Cengiz Emmez ile otelin satın alma müdürü Vedat Karagülmez'in tutuklu yargılandığı davanın 4'üncü duruşması, bugün yapıldı. 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde 3'ü tutuklu 13 sanığın yargılandığı davanın duruşmasında müşteki avukatları Levent Geçerler ile Deniz Yıldırım, sanıkların silahlı bir örgüt olduğunu iddia ederek, “Manavgat Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandıkları bir polis memurunun yaralanmasıyla sonuçlanan silahlı çatışma, Kemer ilçesinde yargılandıkları kaçak içki operasyonu sırasında Cengiz Emmez'in üzerinden çıkan silahlardan anlıyoruz ki bu kişiler silahlı ve sürekliliği olan bir örgüttür. Sanık otel görevlileri ise defalarca kaçak içki satmak suçlaması ile yakalanmış ve cezaevinde yatmış bu kişileri ve yaptıklarından habersiz olmaları imkansızdır” dedi.

    Sanıklar Cengiz ve Halil İbrahim Emmez kardeşlerin avukatı Fevzi Dursuneli ise bu nitelendirmeye sert tepki göstererek, “Meslektaşlarımın örgüt yakıştırması yapması, hele de silahlı örgüt suçlaması hayalidir. Hayal dünyalarında ürettikleridir. Vekil edenlerimizin sahte içki sattığını kabul edecek olsak bile satış ile içici arasında illiyet bağı yoktur. Vekil edenlerimiz onlarca tatil köyüne bu içkilerden veriyor. Verdiği içkiler sahte olsa, yüzlerce kişinin ölmesi gerekiyor” dedi.

    ‘ÖLENLER SUÇLU’

    Sanıklardan Cengiz Emmez ise savunmasında ölen gençleri suçlayarak, “Bu faili meçhul olayı, varsayımlarla üzerime yıkmaya çalışıyorlar. Hakkımda bir tane bile sahte içki dosyası yoktur. Antalya'da toplam 128 tane içki satan firma vardır. Herkes bizi suçluyor ama ölenlerin hiç mi suçu yok? Ölenlere bir şey denmiyor. O otelde yüzlerce kişi kalıyordu, onlar niye ölmedi” dedi.

    Bunun üzerine mahkeme başkanı Mustafa Zeki Söğüt'ün “Hepsinin ölmesi mi lazımdı?” sorusuna Emmez, “Evet efendim” diye cevap verdi. Cengiz Emmez, kolonya içenleri örnek göstererek savunmasına devam etti. Emmez, “Bir sürü kişi kolonya içiyor. Bunun içinde metil alkol var. Hiç kolonya içtiği için ölen duydunuz mu siz? Mahkeme heyeti olarak siz de basının yazdıklarının tesiri altında kalıyorsunuz” dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanı Söğüt, “Merak etme mahkememiz hiçbir kimsenin tesiri altında kalmaz. Yok öyle bir şey” karşılığını verdi.

    Diğer tutuklu sanık otelin satın alma müdürü Vedat Karagülmez ise 14 aydan bu yana tutuklu olduğunu belirterek, “Ben Zonguldaklıyım. Bakın eski bir madenci olan 85 yaşındaki dedem her duruşma beni görebilmek için ta oralardan geliyor. Çocuklarımın geçimini kardeşim temin ediyor. Çok zor durumdayım. Tahliyemi istiyorum” dedi.

    MAHKEMEDE İÇKİ ŞOVU

    Bazı tutuksuz sanıkların avukatlığını yapan Hakan Evcin ise bir yanında getirdiği poşeti açarak, içinde bulunan 5 içki şişesini mahkeme heyetinin görebileceği yere yerleştirdikten sonra şişelerdeki bandrolleri gösterip “Bunun sahte mi yoksa gerçek mi olduğunu kimse anlayamaz” dedi. Evcin, “Satın alma müdürümüz içki satmak isteyen firmanın vergi levhasını, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (TAPDK) izin belgesini ve faturasını almış. Malı kabul ederken hepsinin üzerine bakıp bandrollerini kontrol etmiş. Buraya kadar her şey normal ama benim müvekkilim bu bandrolün sahte mi gerçek mi olduğunu tespit edemez. Sadece TAPDK görevlilerinde bulunan bir cihaz var. Bu cihaz ile GPRS cihazına bağlanarak ancak uydudan kontrol edilebiliyor. Onu da geçelim, içindeki alkolün gerçek mi yoksa sahte mi olduğu ise en yakın Çukurova bölgesinde bir merkezde kontrol yapılabiliyor. Başka tahlil edebilecek yer yok. Benim müvekkilim üzerine düşen her şeyi yapmıştır. Başka yapacağı bir şey yoktur zaten” diye konuştu.

    ALMAN GENÇLERİN BABALARI KATILDI

    Mahkeme başkanı Mustafa Zeki Söğüt, duruşmaya katılmak üzere sabah saatlerinde Antalya'ya gelen ölen gençlerden Jean Pieri Follkevth'in üvey babası Hans Herbert ile Rafael Neca'nın babası Lars Neca'ya, söylemek istedikleri bir şey olup olmadığını sordu. Her iki baba da herhangi bir talepleri bulunmadığını belirtti.
    Duruşma, içkiler ve ölümlerle ilgili raporların beklenmesi amacıyla Temmuz ayına ertelendi.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı