Gündem Haberleri

    Durmus Odabaşı: Her şey para ile ölçülmez

    Hürriyet Haber
    08.05.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Durmuş ODABAŞIGEÇEN hafta, İzmir'in doğusunda şekillenen ve zamanla ‘‘kentin utancı’’ haline gelen taş ocaklarından bahsetmiş ve sözü iki çimento fabrikasının taşınması ya da kaldırılması gerektiğine getirmiştim. Devam olarak da, bu ‘‘kaldırılma ya da taşınma’’ açıklamasını İzmir'in geleceği konusunda çok sözler söylemiş, çeşitli misyonlar üstlenmiş kişilerden oluşan fabrika yönetimlerinin, ya da büyük hissedarlarının yapması dileğinde bulunmuştum.SON ana kadar her iki fabrikanın yönetimlerinden olumlu ya da olumsuz bir tepki almadım. Ancak kendi deyimiyle ‘‘küçük bir ortak’’ olan Şahin Özbek'ten bir belge geldi. Geçen hafta da belirttiğim gibi, İzmir'in bir çok sorununun çözümünde kafa yormuş, öneriler geliştirmiş olan Özbek, bu konuya tam 8 yıl 1 ay önce parmak basmış ve katıldığı bir genel kuruldan sonra Batıçim Yönetim Kurulu Başkanlığı'na yazılı olarak başvurmuş.ÖZBEK, 31.3.1992 tarihli yazısında demiş ki;‘‘....çevreyi ve doğayı kirletmemek için bugüne kadar alınan teknik tedbirlerin ve bundan sonra yapılması düşünülen filtrasyon sistemleri için 8 milyar lira civarında yatırım yapıldığı ifade edildi. Şehrimizde bu gibi tedbirler için yapılan yatırımları şüphesiz yerinde buluyorum. Ancak bu açıklamalar bende bir çağrışım yaptığı için, düşüncelerimi Sayın yönetim Kurulu'nun dikkatine sunmayı, küçük pay sahibi bir ortak olarak gerekli gördüm.Bilindiği gibi ABD ve Batı Avrupa ülkelerinde, şehir merkezlerine yakın çimento fabrikaları şu anda Batıçim'in yaptığı yapmayı düşündüğü çevreyi kirletmemeye yönelik sistemleri on yıl önce yapmaya başlamış olmalarına rağmen, kamuoyu baskısından kurtulamadılar. Bazıları klinker üretimini durdurup, ithal yolunu seçtiler. Bazıları da üretimlerini değişik alanlara kaydırdılar. Batı ülkelerinde izlediğim bu durumun, en geç 10-15 yıl içinde İzmir'de de karşımıza çıkacağını söylemek kehanet olmasa gerek.’’İZMİRLİ İşadamı Özbek, bu gelişmelerden, ‘‘küçük bir ortak’’ da olsa, kendisinin de maddi kayba uğrayacağı endişesini aklına hayaline bile getirmeden önerisinin gerekçesini anlatmaya devam ediyor:‘‘BATIÇİM'in halen faaliyetlerini sürdürdüğü yerin, esasen pek yakınında bulunan üniversite kampusu ile, ondan da yakınına inşa edilen toplu konut alanlarının giderek genişleyip yayılması sonucunda, fabrika yerleşim alanı bir süre sonra bunların arasında kalacaktır. İşte o zaman yoğun bir kamuoyu baskısı gündeme gelecektir. Çevreyi kurtarmak, insanlarımızı yaşatmak gibi sloganlarla tesisin çalışması veya çalışmaması tartışılacaktır. Nitekim, günümüzde henüz faaliyete geçmemiş bulunan Gökova Termik Santralı'nın yıkılması veya nakledilmesi gibi...’’ÖZBEK, yazısının bundan sonraki bölümünde, fabrikanın hangi aşamalarla hangi yöne taşınması gerektiğini bilimsel veriler ışığında açıklıyor ve uygun bir taşınma takvimi sonrasında, fabrika sahasının da yerleşim alanı olarak kullanılabeceğini yönetimin taktirlerine sunuyor.BU ileriyi gören, İzmir'i seven işadamımız ne yazık ki, ikili temaslarla da desteklediği bu görüşlerine bugüne kadar olumlu ya da olumsuz bir cevap alamamış.BURDADA araya girip, bu cevapsızlık üzerine benim de söyleyeceğim bir hayli şeyler olabilir. Bu görüşlerimi şimdilik erteliyorum.* * *BU yazıyı okurken ve bazı bölümlerini buraya aktarırken bir hayli heyecanlandım. Bugün ne yapacağımızı şaşırdığımız ‘‘Turgut Özal armağanı’’ Gökova Termik Santralı'nın geleceği konusundaki tahminlerin, aynen gerçekleşmiş olması karşısında hayrete düştüm.BİR konuda da hayal kırıklığına uğradım. Beklenen kamuoyu baskısı, aradan geçen 8 yıl 1 aya rağmen hálá gelmedi. Kendi kendime sorduğum ‘‘Neden tepki yok. Neden insanlarımız bu kadar kaderci, neden adam sendeci’’ sorusunu da şu şekilde cevapladım: SİYASİLERİMİZİN BÜYÜK BAŞARISI.GEÇİM derdi, yoksulluk, yüksek enflasyon, polis baskısı ve askeri darbelerle tepki gösterme kabiliyetleri törpülene törpülene sıfırlanmış insanlarımızdan nasıl tepki bekleyebiliriz ki...İŞTE ben bu tepkisizliği bildiğim için, bu iki fabrikanın taşınması topunu yönetici ve büyük hissedarlara bıraktım.ONLAR bu beklenen tepkiyi gerçekleşmiş saysınlar ve fabrikalarını taşıma takvimini en kısa zamanda açıklasınlar.BU açıklamayı, bu hafta da beklemeye devam edeceğiz.ELLERİMİZ hálá alkışlamaya hazır.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı