"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Duran adam o, durdurulamaz

ADAM meydanın ortasında ayakta duruyor.

Hiç hareket etmiyor.
Yani eylemi yok.
Yani “eylemci” diye içeri atamazsın.
Çünkü eylem yok...
  
Adam tek kelime konuşmuyor.
Slogan atmıyor.
Elinde pankart tutmuyor.
Dili var söylemiyor...
Kulağı var işitmiyor...
Gözleri var görmüyor.
Konuşmadığı için fikrini söylemiyor.
Fikrini söylemediği için, düşüncesini okuyamıyorsun.
Düşüncesini okuyamayınca düşünce suçundan da içeri atamazsın.
  
Adamın çadırı yok...
Molotofu yok...
Havai fişeği yok...
TOMA’nın önüne dikilmiyor, önüne yatmıyor...
Tweet atmıyor...
Blog yazmıyor...
Demeç vermiyor...
Bir otelin lobisine sığınmamış...
Yani durup dururken üzerine biber gazı sıkamazsın.
  
Adam sadece iki ayağı üzerinde duruyor.
“Meydanı kamuya açtım” demişsin, o da  herkes yürürken, konuşurken duruyor...
Sadece duruyor.
İki ayağı üzerinde duruyor...
Yani bir yeri işgal etmiyor.
Yani “işgalci” diye içeri atamazsın.
  
Adam bugüne kadar hiç bilmediğimiz, anlamadığımız bir şeyi yapıyor...
Duruyor...
Sadece duruyor.
Duran adam o...
Duran ve “düşünen adam”...
Ama tedbirini almış adam.
Düşündüğünü söylemiyor...
Durma hakkını kullanıyor.
Kimsenin aklına gelmeyen bir insan hakkı yaratmış...
Patentini almış.
Üstelik direnmiyor.
Yani “pasif direnişçi” bile değil...
Yani direniyor diye sürükleye sürükleye götüremezsin.
  
Bak kardeşim...
Bunca askeri darbe, bunca ara rejim, bunca otoriterlik özentisi dönem gördüm.
Böylesini görmedim.
Sen bu duran adamı, sen bu duran kadını yenemezsin...
Asla yenemezsin...
Meydanlara on milyon taraftar yığsan bile, o kalabalık, bu duran adam karşısında tenha kalır.
Polisini istediğin kadar güçlendirsen, askerini köprü başlarına yığsan, devletin bütün ideolojik araçlarını seferber etsen de...
Duran adamı yenemezsin.
O bir tek duran adam var ya onun olmayan ayak sesi, bir milyon kişinin rap rap’ından daha çok ses getirir.
İşte anlayamadığın da bu...
Çünkü bu çağ, bireyin yükselişi çağı...
Bu çocuklar Pink Floyd’un “Another Brick in the Wall” şarkısını dinlediler.
Seni, “Duvardaki herhangi
bir tuğla”
yapmak isteyen,
şundan nesil, bundan nesil yetiştirmeye çalışanlara nanik yaparak yetiştiler.
Kalabalıklar içinde olsalar bile kortejlere girmediler.
Kitle içinde erimediler, birey olarak kaldılar.
Sen, hareketli adamı, konuşan adamı, yazan adamı hapse atabilir, işinden atabilirsin.
Ama duran adama bir şey yapamazsın...
Çünkü o duruyor...
Ve bekliyor...
Üstelik, artık bu devirde kimsenin padişah olmadığını ve olamayacağını da öğrendi...
O yüzden duruyor...
Oradan kaldırsan, bir başka yerde duruyor.
770 bin küsur kilometrekarede duracak çoook yer var...
Sabretmeyi de öğrendi...
Sadece duruyor...
Sadece “eski Türkiye”nin sinirini bozuyor...

X