Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Dünyada bir ilk!!!

<B>TBMM </B>bugün <B>‘Kıbrıs’ </B>gündemiyle toplanacak.

Dışişleri Bakanı ile iktidar partisinin milletvekilleri kürsüye çıkıp, bu konuda elde edilen ‘büyük başarılardan’ söz edecekler.

‘Derogasyon’ gibi hiç kimsenin anlamadığı sözcükler kullanıp ‘idare edelim arkadaşlar’ demeye getirecekler!

Medyadaki AB korosu derseniz, aylardan beri zaten bağırıp çağırıyor:

‘Verelim kurtulalım... Büyük zafer... Başımızın belası Kıbrıs... Denktaş istifa... Her şey AB için...’

Bunlar gazetelerde köşe yazıyor, ekranlarda yorum yapıyor.

Koro hep aynı. Verelim kurtulalım, Kıbrıs belasını başımızdan atalım! Teslim bayrağı çoktaaan çekilmiş.

MGK toplanıyor. Acaba askerler ulusal güvenlik açısından ne diyor? Sesleri solukları kesildi! Bu olanlara ‘evet’ mi, ‘hayır’ mı diyorlar?..

MGK zaten eski MGK değil. ‘Avrupa’ya uyum’ amacıyla orada çoğunluk hükümete geçti. Askerler azınlık oldu. Dolayısıyla, MGK toplantılarından fazla bir şey beklemeyin. İçeride ne olduğunu bilemeyiz de, artık askerin ağırlığı diye bir hadise yok!..

Çünkü AB, askerin bertaraf edilmesini istedi, AKP yerine getirdi!

***

Sevgili okuyucularım, Kıbrıs vesilesiyle dünyada yüz kızartıcı bir ilk’e imza atmak üzereyiz.

Kendi ellerimizle kurduğumuz devleti, yabancı baskısıyla ve yine kendi ellerimizle yok etme yolunda hızla ilerliyoruz.

Bunu yaparken herhangi bir ulusal çıkarımız var mı? Yok! Olduğunu iddia eden varsa açıklasın. Peki bunu neyin karşılığı olarak yapıyoruz?

Aralık ayında AB’den müzakere tarihi alabilmek umuduyla!

Peki bu konuda AB tarafından bize verilmiş bir güvence, söz, resmi yazı vesaire var mı? O da yok!

O halde biz ne yapıyoruz?

Bilen varsa çıkıp söylesin!

***

Avrupa
’da şu son yıllarda nice ülkeler bölündü. Bazıları kendi istekleriyle, bazıları savaşarak.

İşte Yugoslavya... İşte Çekoslovakya... İşte Kosova... Üstelik çoğunun dinleri, dilleri ve belli yerlerde ırkları aynı idi. Ortaya yeni devletler, ülkeler çıktı.

Bazıları bölünürken kanlı savaşlar yaşandı. On binlerce insan can verdi. Nice acılara, dramlara tanık olduk.

Bütün bu gerçekler yaşanırken AB vardı, ABD vardı, Birleşmiş Milletler vardı. Hiçbir şey yapmadılar.

Şimdi onları eski yapay çatıları altında birleştirmek için çaba harcıyorlar mı? Hayır!

Çok ilginçtir, bunların piyangosundan sadece KKTC çıktı! Kıbrıs’ta iki ayrı devlet, iki ayrı millet var. Üstelik dilleri farklı, dinleri farklı. İki taraf geçmişten beri birbirine yan bakıyor! Ama ortada sınır olduğu için kavga dövüş yok, kan akmıyor.

Şimdi birileri oradaki Türk devletini yok etmeye kalkışıyor. Bunlara alet oluyoruz, üstelik biz kendi elimizle yapıyoruz.

Ne uğruna? Neden, niçin, hangi hakla?

***

Ne acıdır ve utanç vericidir ki, ‘KKTC yok olsun’ diyen bu kesimlerin bütün umudu(!) Rum tarafının referandumda vereceği ‘evet’ oylarının fazla çıkmasına bağlanmış durumda!

Böyle bir AYIP ve REZALET dünyada ilk kez yaşanıyor.

Bir devletin, KKTC’nin kaderi, başka bir devletin vatandaşları tarafından belirlenmek üzere! Şöyle düşünün: Kuzey İrlanda’nın İngiltere’den ayrılıp ayrılmaması konusunda Fransa’da referandum yapılıyor!!!

Türkiye’de ‘Kıbrıs’ı verelim’ diyenler umudunu Rumların referandumda vereceği evet oyuna bağlamış. ‘Kıbrıs’ta onurumuzu satmayalım’ diyenler ise yine Rumların vereceği hayır oylarına!

Bu tablo TÜRKİYE CUMHURİYETİ ve HEPİMİZ adına utanç vericidir. Yüz kızartıcıdır. Ayıptır. Küçültücüdür. Denktaş’a Meclis’te bugün söz hakkı vermeyenler, işin bu boyutuna da herhalde bakacaktır! Bakacaktır, mutlaka bakacaktır!

***

Emin Çölaşan’ın notu:
Cumartesi günkü yazımda Adalet Bakanı Cemil Çiçek’e sorular sormuştum. Yanıltılmış ve bir soru önergesine tümüyle yanlış yanıt vermişti. Aradan 3 gün geçti, açıklama yok!
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI