Yurtdışındaki Türklere darbe ve cemaat notu

Güncelleme Tarihi:

Yurtdışındaki Türklere darbe ve cemaat notu
Oluşturulma Tarihi: Temmuz 21, 2016 09:38

Başbakanlık, yurtdışında yaşayan Türkler için hazırladığı bilgi notunda, cemaatin 1970’ten bu yana nasıl örgütlendiğini, 15 Temmuz darbi girişimi öncesinde neler yaptığı ve cemaatle nasıl mücadele edileceğini anlattı. 6 dile çevrilecek notta, “FETÖ, 1970’li yıllarda kendisini barış gönüllüsü olarak tanıttı. Darbe girişimi başarılı olsaydı, Gülen’in sapkın dini görüşleri ekseninde askeri bir diktatörlük kurulmuş olacaktı” denildi.

Haberin Devamı

BAŞBAKANLIK Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, 15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili bir bilgi notu hazırladı. İngilizce, Almanca, Arapça, Fransızca, İspanyolca ve Rusçaya çevrilecek bilgi notu, yurtdışında yaşayan Türklerle, yurtdışından Türkiye’ye eğitime giden öğrencileri cemaat karşısında bilinçlendirmek amacıyla hazırlandı. Yurtdışındaki sivil toplum kuruluşlarına da gönderilecek bilgi notunda şu ifadeler yer aldı: 

EĞİTİM GÖNÜLLÜSÜ GİBİ
“FETÖ, 1970’li yıllarda eğitim hizmeti veren bir hareket olarak ortaya çıkmıştır. FETÖ, sadece eğitim işi yaptığı intibaı vermekte, güçlü bir alt yapıyla yönetilen üyeleri dışarda kendilerini eğitim ve barış gönüllüsü olarak tanıtmaktadır. Oysa örgütlenmelerine bakıldığında; Türkiye’de ve ilgili ülkelerde gerçek kimliklerini gizleyerek çok farklı kimliklerle (sol, sağ, liberal, dindar) ordu, yargı, emniyet, istihbarat ve bürokrasi gibi devletlerin kritik yerlerine yerleşmektedirler. Bu durum, faaliyet gösterdiği ülkelerde kendilerini Hizmet Hareketi olarak tanıtan örgütün gerçek amacını ortaya koymaktadır. Örgütlendiği ülkelerde okul, eğitim/kültür merkezi, meslek kuruluşu veya STK gibi görünerek gizlice stratejik kurumlara yerleşerek devletleri ele geçirmektir.

KİMLİKTEN KİMLİĞE GİREBİLİR
Uzun yıllara dayanan gizli eğitim ve ikna faaliyetleriyle bu konularda sıradan insanların çözemeyeceği bir profesyonellik kazanmışlardır. Üyeleri, radikal bir ‘seçilmişlik ruhu’ ve ‘adanmışlık’ içerisinde kimlikten kimliğe girebilmekte, yeri geldiğinde cinayet de dahil, her türlü illegal faaliyeti gerçekleştirebilmektedir.

İLK DARBE HAKAN FİDAN’A
Sistemi ele geçirmek için artık yeterince güçlü olduğunu düşünen FETÖ ilk darbe girişimini Şubat 2012 tarihinde MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın Kürt Sorununun çözümü için yaptığı görüşmeleri gerekçe göstererek yapmaya kalkmıştır. 17-25 Aralık 2013’te ikinci darbe denemesinde uydurma yolsuzluk iddialarıyla hükümet üyelerini tutuklama girişiminde bulunmuştur.

SADECE TÜRKİYE İÇİN DEĞİL
Darbe girişimi başarılı olsaydı, binlerce masum insan hayatını kaybetmiş, demokrasi ve özgürlükler ortadan kaldırılmış ve Fetullah Gülen’in sapkın dini görüşleri ekseninde askeri bir diktatörlük kurulmuş olacaktı. Örgüt gizli sapkın dini anlayışı, gizli ajandası, amaca ulaşmak için her türlü yöntemi kullanabilmesi nedeniyle sadece Türkiye için değil faaliyet gösterdikleri bütün ülkelerde devletler ve insanlık için bir tehdittir. Dini değerleri kendi sapkın inanışlarına göre yorumlayan FETÖ, IŞİD ve Boko Haram gibi örgütlerle bütün insanlık ailesi olarak birlikte mücadele edilmelidir.”

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!