GeriDünya Türkçe dersi, oy hakkı neden olmasın!
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Türkçe dersi, oy hakkı neden olmasın!

Türkçe dersi, oy hakkı neden olmasın!

Türklerin ‘Berna Abla’sı CDU adayı Dr. Bernadette Weyland, Frankfurt Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin ikinci turunda SPD adayı Peter Feldmann’a rakip olacak. İlk turda beklenenin çok altında; yüzde 24 oy alan Weyland, ikinci tura kalamayan partilerin desteğine güveniyor. Weyman, Türkçe’nin Hessen Eyaleti’nde ders olarak okutulmasına ve Alman vatandaşı olmasalar bile Türkiye kökenlilere yerel seçimlerde seçme hakkının tanınmasına sıcak baktığını söylüyor. Bir bölümünü seçim çalışmalarının merkezi olarak kullandığı CDU Frankfurt İlk Merkez Bürosu’nda Hürriyet’in sorularını yanıtlayan Hıristiyan Demokrat politikacı Dr. Weyland şunları söyledi:

SEÇİMDE beklenilenin altında oy aldınız. Aldığınız yüzde 24 düzeyindeki oran, şaşkınlıkla karşılandı. Sizin değerlendirmenizi alabilir miyiz?
Birinci turdaki en büyük sorun, 12 adayın olmasıydı. Her aday kendine göre seçim çalışması yaptı. Örneğin bağımsız aday Volker Stein, ikinci tura kalacağından emindi, bu yönde bahislere bile girdi. Bizim de ne oy alacağımızı tahmin etmek zordu. 12 adayın olması toplumda kafaların karışmasına neden oldu. Ben de sonuçtan emin değildim. Hava durumu ne olacak, seçime kimler gidecek, katılım oranı ne olacak? Hepsi seçimi etkileyen faktörler.
Öte yandan seçime katılım oranın düşük olması demokrasi için büyük bir sorun. Seçimlerin olmadığı ülkelerde insanlar bunun için mücadele ediyor. Bizler ise burada seçimlerin ne kadar önemli olduğunu unuttuk. Söz konusu demokrasimiz. Bu bağlamda seçimlere katılmak bir görevdir. Kaldı ki yerel seçimlerde konu edinilen şeyler, insanların birebir günlük yaşamlarını doğrudan ilgilendiren konular. Frankfurt’ta kiminle geleceğe yürüyeceğini ancak bu süreçlere katılarak belirleyebiliriz.
İkinci tura kalmam beni mutlu etti. Şimdi iki aday var. Daha farklı şekilde çalışabiliyor, kendimizi daha iyi anlatabiliyoruz.

Türkçe dersi, oy hakkı neden olmasın


FDP VE YEŞİLLER İLE GÖRÜŞÜYOR

İkinci turdan beklentiniz nedir? Kazanabilmeniz için öncelikle FDP ve Yeşillerin tabanlarından da destek almanız gerekiyor. 2012’deki seçimde CDU’nun adayını desteklemişlerdi. Onların desteğini alabilecek misiniz?
Her iki parti de ikinci tur için adayları destekleme konusunda bir açıklama yapmıyor. Yeşiller’in bu konuda kötü tecrübesi oldu. Bir önceki seçimlerde, Boris Rhein’e (CDU) destek çağrısı yapmışlardı. Ancak üyeler farklı adaya oy verdi. Seçmenimiz kime oy vereceğini iyi biliyor. FDP ve Yeşiller ile görüşüyorum. Pek çok konuda ortak noktalarımız var. Bundan önce 20 yıllık politik hayatımda hep Yeşiller ile yapıcı işbirliğim oldu. Kentimiz için daha çok ekolojik düşünmeliyiz. Beton binaların böylesine yoğun olduğu yerde yeşili unutmamalıyız. Kent içinde yeşil alanların yok olmasına müsaade etmemeliyiz. Şehrin kuzeyinde, A5 otoyolunun çevresindeki tarlalara yeni bir mahalle kurulmasına şiddetle karşı çıktım. Bu konuda kesin tavır alan tek aday bendim. A5’in başka yerden geçmesini sağlamak da üzerini kapatmak da inanılmaz pahalı olur. Ayrıca bu bölge kente temiz hava akışını sağlıyor. Bu yönde analizler mevcut. Bu analizleri yok sayamayız.

Peter Feldmann, belediye yönetiminde entegrasyon ve eğitim alanlarını birleştirip bir encümenliğe bağladı. Entegrasyon yalnızca bir encümenliğin konusu olmalı. Encümen Sylvia Weber’in eğitim ve okullarla çok işi var. Okulları tadilat ettirmeliyiz. Yeni okullar yapmalıyız. Okullar için beş yılda toplam 1 milyar euro bütçe ayrılmasını istiyorum. Entegrasyon eski Encümeni Eskandari Grünberg’in (Yeşiller) raporu hala güncel. Ancak oradaki hedeflere ulaşabilmek için bu alanın tek bir dairenin sorumluluğu altına alınması şart. Derneklerle, kurumlarla birlikte çalışmalıyız. Bu konulardaki yaklaşımlarım nedeniyle Yeşiller’in tabanından destek almayı umuyorum.
FDP ile birçok ortak noktamız var. Örneğin dijitalleşme konusunda benzer düşünüyoruz. Frankfurt, internet yollarının kesiştiği bir dünya merkezi. Ana kentte dijitalleşme yeterli değil. O nedenle dijitalleşme konusundaki hedeflerimizi on maddelik programımıza aldık.

Türkçe dersi, oy hakkı neden olmasın


UYANIK VE CESARETLİ OLMALIYIZ

Kentte yabancı düşmanlığı ve ayrımcılık konusunda ne düşünüyorsunuz? Örneğin AfD, diğer birçok yerde olduğu kadar güçlü değil, ancak yine de son seçimlerde oyların yaklaşık yüzde 9’unu aldılar.
Maalesef böyle şeyler yaşanıyor. Bu konuda çok uyanık ve cesaretli olmalıyız. Okullarda çok çirkin ifadeler olduğunda öğretmenler müdahale etmeli. Çocuklarla çalışanlar iyi bir eğitimden geçmeli. Görmemezlikten gelmek bize bir yarar sağlamaz. Buna çok erken yaşlarda başlamalıyız. Yabancı düşmanlığının spor kulüplerinde ve okullarda arttığını duyuyorum. Çocuklar, birbirlerine saygı duymuyor. Bu çok tehlikeli. Bu entegrasyon encümeninin görevi olmalı. Bu amaçla başlatılan ‘Saygı’ (Respekt) kampanyası çok önemliydi. İşe çok küçük yaşlardaki çocuklardan başlamalı.
Kendi çocuklarımdan biliyorum. Örneğin spor takımlarının antrenörleri gruptan birisi hedef alındığında hemen müdahale etmeli. Antrenör ne yapması gerektiğini bilmeli, öğretici olmalı. Tabii bunun için daha önceden eğitimden geçirilmeli. Yabancı düşmanlığının artması, ayrımcı ifadelerin genel kabul görmesi kentimizi istemediğimiz bir duruma getirir. Biz birlikte, barış içinde yaşamak istiyoruz. Frankfurt’a gelen, buraya yerleşen, buraya katkıda bulunan herkesin, kökeni ne olursa olsun; birlikte yaşama hakkı vardır. Benim doğum yerim de Frankfurt değil. Sayın Feldmann da öyle. Frankfurt’ta çok çeşitli, her ülkeden insan yaşıyor. Kimsenin dışlanmasını istemiyoruz.

Türkçe dersi, oy hakkı neden olmasın


GÖÇMENLER İÇİN ÖZEL BİR GÜN OLABİLİR

Peter Feldmann, birinci nesil göçmenler için Frankfurt Garı önüne şükran anıtı yapılmasını istiyor. İçinde sizin de yer aldığınız İl Genel Meclisi’nin 2005 yılında bu doğrultuda alınmış bir kararı da var. Siz ne düşünüyorsunuz?
Sayın Feldmann pek çok konuda bir şeyler söylüyor ama gerisi gelmiyor. 2012 yılında çocuk yoksulluğunu yarı yarıya indireceğini söylemişti. Ama hiç bir şey yapmadı. Anıt konusunu öncelikle ilgili topluma sormak isterim. Yıllar önce talep edilen bu konu hala gündemlerinde mi? Belki de Frankfurt’ta yılın bir gününü birinci kuşağa ayırmak daha etkili olur. Nasıl ki Almanya Birleşme Günü var, yılın bir günü de bu amaçla değerlendirilebilir. O gün, müzik festivali, tiyatro gösterileri, paneller, ve benzeri etkinlikler yapılabilir. Böyle bir gün onlara yönelik iyi bir mesaj olur. Böyle bir gün “Size müteşekkiriz, buraya geldiniz, katkıda bulundunuz, buralı oldunuz. Bunun önemine işaret etmek istiyoruz, bu bizim için değerli” demek anlamına gelir. Bu konularda öncelikle ilgili toplumlara danışılmalı, ihtiyaç duyulursa her iki öneri de gerçekleşmeli.

Hessen’de Türkçe’nin okullardaki eğitim programında yabancı dil olarak kabul edilmesi için imza kampanyası devam ediyor. Eyalet hükümetine yöneltilen bu talepler konusunda düşüncelerini öğrenebilir miyiz?
Kampanyayı biliyorum. Ancak eğitim eyalet hükümetinin konusu. Bana sorarsanız, “Neden olmasın?” derim. İngilizce, Fransızca öğretiliyor, neden Türkçe de öğretilmesin. Kaldı ki Türkiye ile güçlü ekonomik ilişkilerimiz var. Frankfurt’ta büyük bir Türk topluluğu var. Gençler, her ne kadar üçüncü nesil olsalar bile, kökenlerinin kültürlerini, dillerini devam ettirebilirler. Ben buna taraftarım. Ancak bir dili eğitimin parçası haline getirmek için karar eyalet düzeyinde verilebilir.

Türk Alman ilişkileri konusunda ne düşünüyorsunuz?
Türkiye’deki politik duruma ilişkin yorum yapamıyoruz. Türkiye farklı bir ülke, biz farklı bir ülkeyiz. Bu konuda tek bir temel ilke var. Bir dostluk söz konusu ise bu ülkeler arasındaki politik ilişkilerden bağımsız olmalıdır. Yerel politika, ilgili bölgede yaşayan bütün insanları ilgilendiriyor. Onlar merkezde olmalı. Yerel politikada Türk toplumuyla birlikteyiz. Onların Türkiye’ye bakış açısı bizden farklı olabilir. Frankfurtlu Türkler barış ve huzur içinde yaşamak istiyor. Çocuklarımın spor etkinlikleri üzerinden pek çok Türk aileyle tanıştım. Çocuklarımın Türk arkadaşları var. Önceliğimiz bizleriz, barış içinde birlikte yaşamamız.

Türkçe dersi, oy hakkı neden olmasın


BU HAKKIN VERİLMESİ ZAMAN ALACAKTIR
Türkler 1961’den itibaren Frankfurt’a gelip, burada yaşamaya başladılar. Aradan yarım yüzyıldan fazla zaman geçti. Yıllardır burada yaşıyor, ancak Alman vatandaşı olmadıkları için ala yerel seçimlere katılamıyorlar. Yerel seçimlerde seçme ve seçilme hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bu hakkın verilmesi süre alacak. Göçmen topluluğu, Türk toplumu genişliyor. Günün birinde bu hakkın verilmesinden kaçınılamayacak. Tabii hemen bugün değil, sonbaharda yapılacak eyalet seçimlerinde de değil. Seçime katılım oranına bakınız. Seçimlere kentte sürekli yaşayan insanları dahil etmemiz gerekiyor. Bazı mahallelerde yüzde 65 oranında göçmen var. Yeni gelen göçmenlerin büyük bölümü Avrupa Birliği ülkeleri dışından. Kentte yaşayanlar ile oy hakkı olanların oranı giderek farklılaşıyor. Bu insanlar kentimizin ayrılmaz parçası, derneklerde, iş hayatında. Burada yaşıyorsanız, karar da verme hakkına sahip olmanız gerekir.
Frankfurt’ta dizel yasağı konusunda ne diyeceksiniz?
Bugünden yarına böyle bir yasağı nasıl gerçekleştireceksiniz? Üstelik insanları mağdur etmeden. Otomobil endüstrisi, araçlarını iyileştirmekle yükümlüdür. Onlar büyük görev düşüyor. Yasak olmadan gerekli normların yerine gelmesini sağlayabilmeliyiz.

Türkçe dersi, oy hakkı neden olmasın


Yorumları Göster
Yorumları Gizle