Dünya Haberleri

DÜNYA

    Türk polisi Washington'da enstitü kurdu

    Hürriyet Haber
    08.05.2008 - 17:32 | Son Güncelleme:

    Washington'da, "Türk polisinin akademik birikimini güçlendirmek ve bu birikimi Türkiye'de sahaya taşımak, güvenlik anlayışına farklı açılımlar getirecek yeni bir grup yetiştirmek" amacıyla, Güvenlik ve Demokrasi İçin Türk Enstitüsü (TISD) adlı kar amacı gütmeyen, hükümet dışı bir kuruluş faaliyete geçti.

    Terörizmle mücadele ve uluslararası suç konularında uzman olan TISD  Başkanı Samih Teymur, AA'nın sorularını yanıtlarken, Türkiye'den  "kriminal adalet" eğitimi için ABD'ye gelen Türk polisinin  yönlendirilmesi, desteklenmesi ve bu birikimin Türkiye'ye transferine  yoğunlaştıklarını anlattı.

    Teymur, devlet memurlarının yurt dışında eğitimi yönetmeliği  çerçevesinde 30 Amerikan üniversitesinde 156 polis memurunun eğitim  gördüğünü ve 35 mezun verdiklerini kaydetti.

    Kuzey Texas Üniversitesinde disiplinler arası enformasyon bilimleri  doktorası bulunan Teymur, "Yeni çalışma için şahıslarla değil,  kurumlarla hareket etmek daha uygun. Bu yüzden böyle bir kurum  oluşturulmasına karar verildi. Enformasyon, bilgi transferi yapacaksak,  buraya ciddi sayılarda insan gönderilmesi ve Türkiye'ye dönenlerin  istihdamının sağlanmasına yoğunlaşılması gerekiyor" dedi.

    İçişleri Bakanlığından ve Tanıtma Fonundan destek alan TISD, Kuzey Texas  Üniversitesinden de önemli destek görüyor. Teymur, kriminal adalet  eğitimi sağlayan üniversitenin geçen yıl 80 bin, bu yıl 100 bin dolar  fon sağladığını, ancak bunun doğrudan fon olarak gelmediğini,  üniversitedeki ofisin, asistanların masraflarının karşılanması yoluyla  verildiğini anlattı.

    Kuruluşun çıkardığı ve 16 bin adet basılarak 103 ülkeye dağıtılan dergi,  ABD'deki kütüphaneler, üniversiteler, akademik personel ve ilgili  Amerikan güvenlik birimlerine gönderiliyor. Son sayısında 5 Kasımda Oval  Ofiste yaptıkları görüşmede el sıkışan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile  ABD Başkanı George Bush'un fotoğrafı bulunan dergide, Bush'un, "PKK  terörist bir örgüttür, Türkiye'nin düşmanıdır, ABD'nin düşmanıdır ve  özgür, demokratik Irak'ın düşmanıdır" sözleri aktarılıyor.
           
    GECEYARISI EKSPRESİ"NİN İZLERİ
           
    Dergide, 1978 yılında çevrilen ve Türk polisini, Türk insanını olumsuz  gösteren "Geceyarısı Ekspresi" adlı filmin dayandırıldığı kitabın yazarı  ve hikayenin kahramanı Billy Hayes'in Türk halkından özür dileyen  mektubu da bulunuyor. Filmde, Türkiye dışına uyuşturucu kaçıran bir  adamın Türkiye'de hapse atılması anlatılıyor.

    Başından geçenleri anlattığı kitabına dayanarak yapılan filmin  gerçekleri çarpıttığı ve Türkiye'yi adil olmayan bir şekilde yansıttığı  düşüncesini taşıyan Hayes, Atlantic Records'un kurucusu Ahmet Ertegün  ile ölümünden kısa süre önce temasa geçerek Türkiye'ye gitme isteğini  iletti. Ertegün'ün kendisine geçen yıl haziran ayında, TISD'in  katkılarıyla İstanbul'da ikincisi düzenlenen "Demokrasi ve Global  Güvenlik" uluslararası konferansına katılması tavsiyesi üzerine, yedi  günlük özel vizeyle İstanbul'a gelmesine izin verilen Hayes, Türk  halkından özür dilemişti.

    Dergide çıkan bir yazıya göre şimdi Hayes, "Türkiye ve Türk halkı  hakkındaki gerçek duygularına ilişkin" bir belgesel çekimi yapıyor.

    Teymur, "Geceyarısı Ekspresi" filminin Türk polisiyle ilgili yarattığı  olumsuz imajın bugün bile yurt dışında etkili olduğunu belirtiyor.

    Teymur, Amerikalılarla akademik çalışmalarda yapılan işbirliği sırasında  ortaya çıkan kültürel farklılıklara ilişkin bir soruya, gülerek, "Ayran  sevmiyorlar. Biz de ayran ikram etmiyoruz" yanıtını verdi. Teymur, "Biz  Amerikalı meslektaşlarımıza, 'Biz sizden öğrenelim, siz de bizden  öğrenin' dedik. Polis teşkilatı deyince, herkes 'Geceyarısı Ekspresi'ni  seyretmiş, ondan bahsediyor. Bize 'Siz hala öyle misiniz' diye soru  soruyorlar. Guantanamo üssünde Türkler vardı. 'Gerekirse gidip biz  sorgulayalım' diye konuşuyorduk. 'İşkence mi edeceksiniz yoksa' diyenler  oldu" ifadesini kullandı.
           
    "SUÇ TAKİBİNE KATILMIYORUZ"
           
    TISD'in Amerikalılarla "suç takibi" konusunda işbirliği yapıp yapmadığı  sorusu üzerine ise Teymur, "Katılmıyoruz. Bizim yaptığımız, karşılıklı  işbirliği. Eğitim ve akademik birikimin kurumsal transferi söz konusu"  dedi. Ancak TISD'in katkılarıyla, Amerikan Federal Soruşturma Bürosuyla (FBI) ortak bir proje hazırlığı bulunuyor.

    Dünyada organize suçlarla ilgili Macaristan'da, uyuşturucuyla ilgili  Meksika'da, siber suçlarla ilgili Singapur'da eğitim merkezleri bulunan  FBI'ın, Türkiye'de "terörle mücadele eğitim merkezini" açması için bir  süre önce öneride bulunduklarını belirten Teymur, "Bu eğitim merkezi  devreye girerse, terörle mücadelede özellikle Avrupa'da çok şey  yapılabilir. Çok önemli, stratejik bir konu. Çünkü globalleşen dünyada  güvenliği tek başınıza sağlayamazsınız" diye konuştu.

    ABD'de, FBI, Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) ve Yurtiçi Güvenlik  Bakanlığı içindeki birimlerle Türkiye'deki ilgili birimlerin  bağlantılarına yardımcı olduklarını belirten Teymur, "Güvenliğe çok  farklı açılımlar getirecek yeni bir grup yetiştiriyoruz; hem akademik,  hem uzmanlık alanı olan... Güvenlik biliminin altyapısı oluşuyor" dedi.

    ABD'deki eğitim programlarından mezun olanlardan birinin, Erzurum'da  Atatürk Üniversitesinde kriminal adalet bölümü açma başvurusu yaptığını  belirten Teymur şunları söyledi: "Kriminal adalet içinde, suçun olmasının öncesinden tutun, cezaevinden  topluma dönüşe kadar takip ediyorsunuz. Yargıyı da içeriyor. Cezaevinden  insanları topluma kazandırma projelerini içeriyor. Uygulamada çok büyük  neticeler alabileceğimiz bir şey bu. Herkesi olmasa da yüzde 70'i  kazandırsanız, bu toplumun kazancıdır."

    Başka bir projede, Kemal Derviş'in başında olduğu BM Kalkınma Programı  (UNDP) ile merkezi Türkiye'de olan, Orta Asya, Balkanlar ve Kafkaslar'ı  da kapsayan bir araştırma merkezinin kurulması öngörülüyor. "Suçu  bir veri sisteminde toplamak" diye özetlenebilecek programla, polis  elindeki bilgiyi akademik kullanıma da açacak.

    Teymur, aile içi şiddet meselesinin suç olmasının yanında birçok farklı  boyutları bulunduğuna ve bunların doğrudan polisi ilgilendirmediğine  dikkat çekerken, "Biz bu tip veri tabanını akademik dünyaya açıp çözüm  üretmeliyiz. Analize açık şekilde toparlamalıyız" dedi.

    TISD'in çalışmaları arasında, Samih Teymur'un Amerikalı uluslararası  kriminoloji uzmanı Dr. Cindy Smith ile birlikte editörlüğünü yaptığı,  "PKK: On yıllardır süregelen Marksist-Leninist Ayrılıkçı Terör Örgütü"  başlığını taşıyan ve PKK'nın tarihi, taktikleri, Avrupa'daki  faaliyetleri gibi konulardaki çalışmaları derleyen bir kitap da  bulunuyor. Geçen ay İngilizce yayımlanan kitap Amazon.com adresinde  satışa sunulurken, kısa sürede Türkçeye de çevrilmesi öngörülüyor.

    TISD'in İcra Direktörü Cihangir Baycan ise Washington'daki yaygın  uygulama çerçevesinde TISD'in bir "düşünce kuruluşu" olarak faaliyet  gösterip göstermeyeceği sorusuna, "Biz bir düşünce kuruluşu değiliz. Biz  akademik birikime yöneliyoruz. Amaç, buradaki birikimleri oraya  götürmek, bizdeki tecrübeleri buraya getirmek. Buraya gelen arkadaşların  organizasyonu ve eğitim çalışmalarının takibine yoğunlaşıyoruz" diye  konuştu.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı