GeriDünya Suudiler'in çifte standartı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Suudiler'in çifte standartı

1995 yılında satılması yasak olan cinsel gücü artırıcı Captagon adlı ilacı Suudi Arabistan'a soktukları gerekçesiyle 4 Türk vatandaşını idam eden Suudi yetkililer, şimdi Avustralyalı meslektaşlarını öldürmekle suçlanan iki İngiliz hemşireyi kurtarmaya çalışıyor. Suudi Yönetimi en önemli müttefiklerinden biri olan İngiltere'yi kızdırmaktan endişe ediyor.

Suudi Arabistan'da cinayetle suçlanan İngiliz hemşireler, 38 yaşındaki Deborah Perry ile 31 yaşındaki Lucille McLauglan adlı hemşireler, Dammam kentindeki bir hapishanede mahkemenin kararını bekliyorlar. Hemşireler ile ilgili son kararı ise öldürülen meslektaşlarının erkek kardeşi Frank Gilford verecek. Kendi vatandaşlarını ve yoksul ülkelerden gelen mahkumları gözünü kırpmadan idam eden Suudi yetkililer, şimdi ‘‘kısasa kısas'' diye direnen Gilford'u by-pass edip hemşireleri memleketlerine yollamak için çözüm yolları arıyorlar.

The Independent Gazetesi'nin haberine göre İngiltere, ABD ve diğer Batı ülkelerinin yanı sıra Suudi Yönetimi'nin en önemli müttefiklerinden biri. İngiltere aynı zaman sofistike silah teknolojiyle de Suudi Arabistan'ı besleyen bir ülke. Bu nedenle Suudi Arabistan'ın hemşireleri idam ederek iki ülke ilişkilerini feda edemeyeceği söyleniyor.

Şimdiye kadar hemşirelerin kurtarılması yönündeki en önemli engel öldürülen 55 yaşındaki Yvonne Gilford'un erkek kardeşi. 85 yaşındaki Alzheimer hastası annesinin vesayetini üstüne alan Frank Gilford, iki kadının da idam edilmesinde ısrarlı. Gilford'un hemşireleri affetmeyeceğini düşünen Suudi yetkililer, şimdi sanıkların hayatını kurtarabilmek adamın yetkisini elinden almaya çalışıyorlar.

Şeriat kanunlarının geçerli olduğu Suudi Arabistan'da cinayet, sabotaj, suikast, kundaklama veya tecavüz suçunu işleyenler, bazı hallerde zina yapanlar idam ediliyor. 1987 yılında bu listeye uyuşturucu kaçakçılığı da eklendi. Altı yılda aralarında Türk vatandaşlarının da bulunduğu 68 kişi uyuşturucu kaçakçılığı yaptıkları gerekçesiyle idam edildi.

KILICIN FARKI NE

Uluslararası Af Örgütü, Suudi Arabistan'a sanıkların kendilerini savunmalarına izin verilmediğini öne sürüyor. İddialara göre Suudi Arabistan'da sanıklara avukat tutma hakkı tanınmıyor ve cezalar mahkumların baskı altında verdikleri ilk ifadeler esas alınarak veriliyor. Nitekim iki hemşire de cinayet suçunu baskı altında itiraf etmek zorunda kaldıklarını iddia ediyorlar.

The Independent'e göre tüm Suudilerin hemşirelerin affını istediğini düşünmek de hatalı olur. Yine davayı yakından izleyen Suudi bir gazeteci, ‘‘Eğer bu suçu işlemişlerse niye Suudi yasalarının öngördüğü cezaya çarptırılmasınlar? Pakistanlı veya Sri Lankalı olsaydılar cezaya çarptırılacaklardı. Teksas'ta katiller zehirli iğne ya da elektrikli sandalyeyle idam ediliyorlar. Elektrikli sandalye ile kılıç arasında ne fark var?'' diyor. Çabaların hemşireleri kılıçtan kurtarmaya yetip yetmeyeceği ise önümüzdeki günlerde belli olacak.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle