GeriDünya Suriye gerilimi
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Suriye gerilimi

Suriye gerilimi

Suriye’nin Duma kentinde en az 80 kişinin öldüğü rejimin hava saldırısında kimyasal silah kullanıldığına dair iddiaları araştırmaya dönük BM Güvenlik Konseyi oturumunun sonuçsuz kalmasının ardından dün ABD-Rusya ekseninde gerilim gün boyu sürdü. Rus yetkililerin tehditleri üzerine ABD Başkanı Donald Trump, “Hazır ol Rusya, (füzeler) geliyor, yeni ve akıllı” diye tweet attı. İlerleyen saatlerde ise Rusya Devlet Başkanı Putin’den “Sağduyunun galip gelmesini umuyoruz” şeklinde daha düşük tonlu bir açıklama geldi.

SURİYE’de kuşatma altındaki Duma kentine rejimin geçen cumartesi düzenlediği hava saldırısında kimyasal silah kullanıldığı şüphesinin yol açtığı gerilim, dün ABD Başkanı Donald Trump’ın Twitter’dan paylaştığı sert mesajlarla daha da yükseldi. Trump, “Rusya, Suriye’ye ateşlenen bütün füzeleri düşüreceğine yemin ediyor. Hazır ol Rusya, çünkü geliyor olacaklar, güzel ve yeni ve “akıllı!” Halkını öldüren ve bundan zevk alan bir Gazla Öldüren Hayvan’la ortak olmamalısınız” ifadelerini kullandı. Bu mesajdan sonra paylaştığı tweet’te ise “Rusya ile ilişkilerimiz, Soğuk Savaş dâhil, her zamankinden daha kötü. Bunun için sebep yok. Rusya’nın, ekonomilerine yardım için bize ihtiyacı var. Bu yapılması çok kolay bir şey. Ve bizim, birlikte çalışmak için tüm ülkelere ihtiyacımız var. Silahlanma yarışı durdurulsun mu” dedi.             

BMGK SONUÇSUZ

Trump’ın bu tweet’leri önceki gün kimyasal saldırı gündemiyle toplanan ama sonuçsuz kalan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) oturumu ile Rus diplomatların ABD’yi olası operasyona karşı uyaran mesajlarını izledi. Rusya’nın Beyrut Büyükelçisi Aleksandr Zaspıkin, Lübnan’da yayın yapan Şii Hizbullah’a yakın El Manar televizyonuna verdiği demeçte, ABD’nin Suriye’ye füze saldırısı düzenlemesi halinde Rusya’nın bu füzeleri vuracağını, fırlatıldıkları yeriyse hedef alacağını söyledi.

MOSKOVA: REJİMİ VURMA

Trump’ın dünkü tweetlerine ilk yanıt Rusya Dışişleri Sözcüsü Mariya Zaharova’dan geldi. Zaharova, “Akıllı füzeler kendi topraklarında terörizm ile mücadele eden meşru hükümete değil, uluslararası teröristlere fırlatılmalı. Bu arada Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) uyarıyor. Bölgeye atılacak füzelerin kimyasal silah kullanıldığına dair tüm kanıtları yok edebileceğini söylüyorlar. Belki de plan, zaten kimyasal provokasyonun izlerini silmek. Böylece müfettişler yerde artık hiçbir şey bulamayacak” dedi. İlerleyen saatlerde ise Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’den bir açıklama geldi. Putin, “Dünyadaki durum endişe verici, sağduyunun galip gelmesini umuyoruz. Rusya yabancı ortaklarla yapıcı ilişkiler inşa edecek” dedi. Kremlin Sözcüsü Dimitriy Peskov ise “Rusya, Twitter diplomasinin bir parçası değil” açıklaması yaptı.

Akşam saatlerinde ise Putin, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile telefonda görüştü ve “Durumu daha da istikrarsızlaştırabilecek hamlelerden kaçının” çağrısı yaptı.

Tüm bu gelişmelerin ardından Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders, Trump’ın Duma saldırısından Suriye ve Rusya’yı sorumlu tuttuğunu belirterek, “Trump’ın önünde birçok seçenek var, sadece askeri değil, tüm seçenekler hâlâ masada ve nasıl yanıt vereceğini değerlendiriyor” dedi.

Suriye gerilimi

BİLGİ NOTU
Suriye’de kimyasal silah kullanımı gerilimi büyürken, önceki gün ABD donanmasının “USS Harry Truman Uçak Gemisi” ve beraberindeki 7 savaş gemisi Norfolk’tan Akdeniz’e hareket etti.

DUMA KRİZİNDE TÜRKİYE ARABULUCU
Rusya Parlamentosu Savunma Komitesi Başkanı emekli General Vladimir Şamanov, Moskova ile Washington’ı karşı karşıya getiren Duma krizinde Türkiye’nin arabulucu olduğunu duyurdu.

Rusya ve ABD Genelkurmay Başkanlıkları arasında yeni temasın başlatıldığını açıklayan Şamanov, “Genelkurmaylar arasında diyalog başladı. Temas Türkiye’deki meslektaşlarımız üzerinden sağlandı. Ayrıca NATO irtibat kanalları da kullanılıyor” ifadelerini kullandı.

KİM, NE DEDİ
FRANSA: Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD ve İngiltere ile yapılacak istişarelerin ardından, Suriye’nin kimyasal silah kapasitesine yönelik askeri saldırı yapılıp yapılmayacağına önümüzdeki günlerde karar verileceğini söyledi.

İNGİLTERE: Başbakan Theresa May’ın Trump’a kimyasal saldırı iddiasıyla ilgili “daha güçlü kanıtlar” ortaya çıkmadan koalisyona katılmayacaklarını söylediği iddia edildi. BBC’ye konuşan kaynaklar ise, May’in harekâta hazır olduğunu ve parlamento onayı aramayacağını söyledi. Daily Telegraph gazetesi ise May’in Akdeniz’deki İngiliz denizaltılarının Suriye’ye vurabilecek menzile girmeleri emrini verdiğini öne sürdü.

ALMANYA: Başbakan Angela Merkel, ABD ve Fransa’nın Suriye’ye yönelik olası bir operasyonuna Almanya’nın desteği konusunda spekülasyon yapmak istemediğini belirtti. Merkel, “Bir BM mekanizması kurularak olayın yerinde araştırılması konusunda ABD’nin yaptığı öneri ile ilgili dün (önceki gün) BMGK’da bir anlaşma sağlanamamasını büyük üzüntüyle karşıladık” dedi.         

SUUDİ ARABİSTAN:  Veliaht Prens Selman, Suriye’de Esad rejimine karşı yapılacak bir askeri operasyona ülkesinin de katılabileceğini kaydetti.

KIBRIS RUM KESİMİ: ABD donanmasına ait savaş gemilerinin Rum Kesimi sularından Suriye’yi vuracağı haberlerinin artması üzerine basın açıklaması yapan Rum yönetimi Sözcüsü Prodromu Prodromos, “Biz Suriye’ye yönelik hiçbir harekâta  iştirak etmiyoruz” dedi.

İSRAİL: Humus’taki hava üssüne düzenlenen saldırıdan sorumlu tutulan İsrail, İran’ın tehdidinin ardından kuzey sınırındaki askeri önlemlerin artırdı. Netanyahu dün, “Son günlerde yaşananlar bize kötülüğe ve saldırganlığa karşı koymanın, her kuşağın boynunun borcu olduğunu öğretiyor” diyerek, üstü kapalı destek mesajı verdi.

NYT: ÜÇ KÖTÜ SEÇENEK
Amerikan New York Times (NYT) gazetesi, Suriye’ye yönelik olası harekâtta ABD’nin üç seçeneği olduğunu yazdı. Üçünün de ‘kötü’ olduğunu yazan gazete senaryoları şöyle sıraladı:

1- İlk seçenek, Esad’a yönelik kısa süreli ve cezalandırıcı bir operasyon düzenlenmesi. Geçen yıl Şayrat Hava Üssü’ne yönelik saldırıyı andıran bu operasyonun fazla etkili olmayabileceği, hatta rejimin Rusya ve İran’ın yardımlarıyla hasarı kısa sürede telafi edilebileceği belirtildi.

2- Washington Suriyeli muhaliflere ağır silah dahil daha fazla askeri yardım yapabilir. Gazeteye göre bu seçeneğin dezavantajı, buna Moskova ve Tahran’ın da aynı şekilde hatta daha etkili olarak rejime destek vermesi.

3- ABD yönetiminin üçüncü seçeneği Esad rejimine yönelik uzun ve şiddetli askeri operasyon düzenlenmesi. Ancak bu seçenekte iki önemli risk var. İlki rejimin ağır saldırılardan ötürü çökmesi, insani felaketin boyutunun artması ve iç savaşın uzaması. İkinci risk ise Şam yönetiminin müttefiki olan Rusya ile doğrudan silahlı çatışma ihtimalinin gerçekleşmesi.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle