Son dakika... Bakan Çavuşoğlu'ndan Rusya'nın Su-35 teklifine yanıt

Güncelleme Tarihi:

Oluşturulma Tarihi: Temmuz 22, 2019 11:13

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye'nin S-400 alımından dolayı F-35 projesinden çıkarılması ve F-35'lerin Türkiye'ye teslim edilmemesi halinde nasıl bir yol izleyeceğine ilişkin, "Nasıl S-400 için başka arayışlar içine girdik ve en son S-400 anlaşmasını Rusya ile yaptıysak, o zaman Türkiye kendisi üretinceye kadar ihtiyaçlarını başka kaynaklardan gidermek ister ve en doğal hakkıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Haberin Devamı

Çavuşoğlu, bir televizyon programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Bakan Çavuşoğlu, Türkiye'nin S-400 alımından dolayı F-35 projesinden çıkarılması ve F-35'lerin Türkiye'ye teslim edilmemesi halinde bu açığı Rusya ve Çin'den gidereceği yönündeki haberlere ilişkin bir soru üzerine, Türkiye'nin kendi savunma sanayisine çok önem verdiğini, bu konuda çok ciddi yatırımlar yaptığını ve şu anda ihtiyacının yüzde 70'ini kendisinin karşılayabildiğini söyledi.

Türkiye'nin savunma sanayisinde ihtiyacının hemen hemen tamamını karşılamak için çeşitli atılımları olduğuna işaret eden Çavuşoğlu, Türkiye'nin kendi savaş uçaklarını, tanklarını, helikopterlerini üretmek için yoğun çaba sarf ettiğinin altını çizdi.

"TÜRKİYE KENDİSİ ÜRETİNCEYE KADAR İHTİYAÇLARINI BAŞKA KAYNAKLARDAN GİDERİR"

Haberin Devamı

Atak helikopterlerini, Altay tanklarını örnek veren Çavuşoğlu, "Artık ihracata da başladık. F-16'larımız var, savaş uçaklarımız var. Ama yeni teknolojiler var, ihtiyaç da artıyor." diye konuştu.

Teknolojinin geliştiğine dikkati çeken Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"F-35 de yeni teknolojiyle üretilen bir uçak. O nedenle biz bu projenin ortağı olduk. Bu projenin ortağı olarak yaklaşık 1,4 milyar dolar para ödedik. Dolayısıyla ortağı olduğumuz bir ürünü almak bizim hedefimiz. Ama diyelim ki her şey çok kötü gitti, olmadı, F-35'i de bize vermediler diyelim. Türkiye'nin de yeni nesil uçaklara ihtiyacı var, kendimiz üretinceye kadar. O zaman nasıl S-400 için başka arayışlar içine girdik ve en son S-400 anlaşmasını Rusya ile yaptıysak, o zaman Türkiye kendisi üretinceye kadar ihtiyaçlarını başka kaynaklardan gidermek ister ve en doğal hakkıdır. Buna da kimse bir şey diyemez. 'Biz Patriot'u satamadığımız için Türkiye S-400 alıyor' diyen bir yönetimin de yarın diyelim ki en kötü senaryoyu konuşuyoruz, F-35 vermedikleri zaman da Türkiye başka alternatiflere yönelirse söyleyecekleri bir söz olmaz. Türkiye ihtiyacını tabii ki kendi ortak olduğu projeden karşılamak ister ama bu olmazsa başka seçenekleri değerlendirme hakkı vardır. Her şeyden önce bağımsız ve özgür bir ülkenin atması gereken adımları yeri geldiği zaman Türkiye atar, atacaktır."

Haberin Devamı

Ayrıca ABD'nin Türkiye’ye yaptırım uygulaması halinde Türkiye’nin nasıl cevap vereceği sorusunu yanıtlayan Çavuşoğlu, “Yaptırım olursa bizim de ABD’ye vereceğimiz cevaplar var.” dedi.

Çavuşoğlu, “ABD bize yönelik hasmane tutum sergilerse gizlimiz yok, karşı adımlar atarız. Bu tehdit de değil blöf de değil.” diye konuştu.

"İDLİB'DEKİ SALDIRILAR DURMALI"

İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi'ne yönelik saldırılara ilişkin bir soru üzerine Çavuşoğlu, Rusya ile temasların her düzeyde devam ettiğini belirterek İdlib'deki saldırıların durması gerektiğini vurguladı.

Taciz saldırıları geldiği yönündeki açıklamaları gerçekçi bulmadıklarını belirten Çavuşoğlu, "Doğrudur, orada radikal gruplar var. O radikal grupları da Rusya ve rejim birlikte getirdiler, bıraktılar İdlib bölgesine ki onların varlığını bahane ederek İdlib'e de saldırsınlar. Nitekim son zamanlardaki saldırılarda da bunu görüyoruz. Fakat onlar, özellikle de Rusya'nın üslerine saldıracak mesafede de değiller." ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu, bu konuda İran'la rejimin garantörü olan Rusya'ya önemli sorumluluk düştüğünü vurgulayarak "Rusya ile rejimin burada birlikteliğini görüyoruz. Burada rejimin saldırılarını durdurma sorumluluğu komşumuz Rusya'nındır." diye konuştu.

Türkiye ve Rusya'nın Astana ve Soçi süreçlerini güçlü mekanizmalarla yürüttüğünü hatırlatan Çavuşoğlu, anayasa komisyonunun açıklanması için tarih belirlemeye çalıştıklarını kaydetti.

Çavuşoğlu, Suriye'ye ilişkin birçok konuda birlikte çalışan iki ülkenin İdlib mutabakatına da imza attığını anımsatarak Türkiye'nin İdlib mutabakatının sağlıklı şekilde uygulanması için sorumluluklarını yerine getirdiğini belirtti. Çavuşoğlu, "Rusya'nın da sorumluluğu rejimin saldırılarını durdurmak." dedi.

Haberin Devamı

"TRUMP, TÜRKİYE'YE BİR YAPTIRIM UYGULAMAK İSTEMİYOR"

Çavuşoğlu, Türkiye-ABD ilişkilerini de değerlendirerek ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilişkilere önem verdiğini vurguladı ve S-400, F-35, Münbiç gibi konularda ABD'nin içinden farklı seslerin geldiğini ancak Trump'ın son açıklamalarından sonra bu farklı seslerin de azaldığını söyledi.

ABD'nin Düşmanlarına Yaptırımlarla Karşılık Koyma Yasası'nın (CAATSA) aslında F-35'leri kapsamadığını belirten Çavuşoğlu, S-400'ler ve F-35'lerin bir arada olamayacağına ilişkin tereddütleri gidermek için Türkiye'nin ortak komisyon kurulması yönündeki teklifini anımsattı.

Çavuşoğlu, Türkiye'nin ABD'deki personelinin F-35 programına katılımıyla ilgili bazı engeller çıkarıldığına işaret ederek "Onun dışında henüz bir netlik yok. Trump, Türkiye'ye bir yaptırım uygulamak istemiyor. Türkiye'nin S-400 alımında ABD'nin de sorumlu olduğunu, kendisinden önceki Obama yönetiminin de sorumlu olduğunu sık sık gündeme getiriyor." diye konuştu.

S-400'lerin teknolojik açıdan Patriotlardan çok daha ileride olduğunun altını çizen Çavuşoğlu, havadan saldırının ne zaman geleceğinin belli olmadığını belirtti. Çavuşoğlu, "Bu sistem açık olacak ki sürekli, herhangi bir tehdit olduğu zaman tespit edecek. Bir sistem açık olmazsa bir tehdidin geldiğini hangi kaynaklardan anlayacaksınız?" ifadesini kullandı.

Çavuşoğlu, CAATSA çerçevesinde Türkiye'ye ilişkin hangi adımların atılacağı konusunda bir netlik olmadığını söyleyerek şöyle devam etti:

Haberin Devamı

"Trump'ın başkan olarak bunu erteleme yetkisi var. Hatta uygulamama yetkisi var. Tabii bunların belli şartları var ve şartlar da ortada. Trump bunu yapabilir, yani erteleyebilir. ABD yönetiminden ve Başkan Trump'tan beklentimiz bu. Bu konudaki beklentileri de Sayın Cumhurbaşkanımız telefon görüşmelerinde ve ikili görüşmelerinde Trump'a zaten iletmiştir. Bu da bizim hakkımız. Müttefik olarak ABD'nin Türkiye'ye yaptırım uygulaması kabul edilebilir bir durum değildir. Dolayısıyla Başkan'ın bunu erteleme hakkı var ya da uygulamama hakkı var, belli şartlara bağlanmış."

Bakan Çavuşoğlu, ABD Başkanı Trump ile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "gizli bir anlaşma yaptığı" yönündeki haberlere ilişkin ise "İki açık sözlü liderin gizli bir anlaşma yapmasına gerek yok. Her ikisi de ilişkilerin zorluklara rağmen devam etmesinden yana görüş belirtiyor." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin ABD'nin yaptırım uygulaması halinde vereceği cevaplar bulunduğunu belirten Çavuşoğlu, "Ama bu bizim tercihimiz değil. ABD ile ilişkilerimizi daha sağlıklı gerçekçi bir zeminde iki NATO müttefiki olarak sürdürmek isteriz." ifadelerini kullandı.

Eksen kayması ve Türkiye'nin NATO üyeliğini sorgulayan söylemlere de yanıt veren Çavuşoğlu, Türkiye'nin NATO'dan çıkarılamayacağına vurgu yaparak "Çünkü orada kararlar oy birliğiyle alınır. Bir ülke bile itiraz etse aksi bir karar alınmaz." dedi.

Çavuşoğlu, Türkiye'nin eksen kayması yaşamadığını, eksenin Türkiye'nin kendisi olduğunu söyledi.

Haberin Devamı

"DOĞU AKDENİZ'İ ÇÖZMEK İSTİYORSANIZ VARIZ"

Çavuşoğlu, Doğu Akdeniz'deki son gelişmelere ilişkin de Yunanistan'ın yeni hükümetinden gelen mesajları olumlu karşıladıklarını, sorunun çözümü için diplomatik çabalara hazır olduklarını dile getirdi.

Bakan Çavuşoğlu, "Doğu Akdeniz'deki sorunun çözümü için Yunanistan ile ikili düzeyde veya AB dahil BM gibi örgütler düzeyinde iş birliğine varız. Fakat orada Rum kesiminin muhatabı KKTC'dir. En son KKTC'nin bir komisyon önerisini bile Rum kesimi reddetmiştir. Rum kesimi hiçbir şeyi Kıbrıs Türk halkıyla paylaşmak istemiyor. Bugün Kıbrıs konusunda bir çözüme varamamamızın nedeni budur." ifadesini kullandı.

Kıbrıs Adası etrafındaki kaynakların adil paylaşımı için KKTC ve Türkiye'nin esneklik gösterdiğini kaydeden Çavuşoğlu, bu amaçla ortak şirket, AB mekanizması, komisyon veya BM çatısı altında bir komisyon kurulabileceğini belirtti. Çavuşoğlu, "Yeter ki KKTC'nin ve Kıbrıs Türk halkının oradaki hakları garanti altına alınsın. Biz Yunanistan'daki yeni hükümetle tüm bu çetrefilli konuları konuşmaya ve çözmeye hazırız." dedi.

Türkiye'nin şu anda sondaj için iki, sismik araştırmalar için de iki olmak üzere Doğu Akdeniz'de dört gemisi bulunduğunu hatırlatan Çavuşoğlu, AB'ye seslenerek "Siz bir çözüm bulmak yerine Rum tarafını memnun etmek için Türkiye'ye yönelik sembolik de olsa bir karar alırsanız biz buradaki varlığımızı, aktivitemizi daha da artırız. Ama çözmek istiyorsanız buna da varız." diye konuştu.

KIBRIS İÇİN BEŞLİ TOPLANTI YENİ MÜZAKERE İÇİN DEĞİL

Kıbrıs meselesinin çözümü için federasyon formülü dahil defalarca yapılan görüşmeleri anımsatan Çavuşoğlu, "Türkiye olarak federasyon için son müzakereleri yaptık. Fakat şimdi alternatiflere bakmak lazım." dedi.

Kıbrıs Rum kesimi lideri Nikos Anastasiadis ile İsviçre'nin Crans Montana kasabasında iki yıl önce yaptığı görüşmelere değinen Çavuşoğlu, "Anastasiadis orada bana 'En iyi çözüm iki devletli çözüm' dedi. Sebebini sordum. 'Çünkü Rum halkı hiçbir şeyi Türklerle paylaşmak istemiyor.' dedi. 'Dolayısıyla bir federasyon işlemez' dedi." ifadesini kullandı.

Çavuşoğlu, Rumların uluslararası toplumdan iki devletli çözüm için destek bulamadığına dikkati çekerek konfederasyon önerisinin gündeme geldiğini söyledi. Çavuşoğlu, Türkiye'nin hiçbir seçeneği dışlamadığını belirterek şöyle devam etti:

"Önümüzdeki gayriresmi beşli toplantı bunu konuşmak için yapılacaktı. Yani yeniden Crans Montana'da kaldığımız yerden müzakerelere devam etmek için değil. Özellikle Anastasiadis'in gerçek fikrini duymak bakımından önemlidir. Anastasiadis mi her şeyi belirleyecek. Hayır, bizim de görüşlerimiz var. Yani ne için, hangi şartlarda müzakere edeceğiz. Bunu konuşmak, herkesin fikrini öğrenmek bakımından beşli gayriresmi toplantı olacaksa olur. Yeni bir müzakere ya da kaldığımız yerden bir müzakere için değil."

"GÜVENLİ BÖLGE OLUŞMAZSA HAREKATI BAŞLATIRIZ"

Çavuşoğlu, Suriye'de güvenli bölge için ABD ile bir görev gücü oluşturulduğunu ve görüşmelerin sürdüğünü hatırlatarak "Son zamanlarda özellikle bir yavaşlama görüyoruz. Özellikle İdlib bölgesinde yaşanan sorunları bahane göstererek ya da Türkler orada oyalanıyor anlayışıyla bu görüşmeleri savsaklamanın bir faydası olmayacağını da Amerikalılara söylüyoruz." diye konuştu.

ABD'nin sözünde durmadığı konulardan birinin de Münbiç Yol Haritası olduğunu ve 90 günde bitmesi planlanan uygulamanın üzerinden yaklaşık 14 ay geçtiğini ancak sonuç alınmadığını vurgulayan Çavuşoğlu, "Güvenli bölge oluşmazsa ve buradan teröristler temizlenmezse, buradan bize tehdit devam ederse biz buradan bir harekatı başlatırız." dedi.

Çavuşoğlu, "Bu tehdit devam ederse ve bir çözüm bulunmazsa biz, buradan Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı kesindir, askerlerimiz hazırlıklarını zaten yaptılar, bu harekata gireriz, bu bizim ulusal güvenlik meselemizdir. Fırat'ın doğusunda tabii. Hazırlıklar bunun için." ifadelerini kullandı.

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey'nin bugün Türkiye'de temaslarının olacağını hatırlatan Çavuşoğlu, "Heyetler geliyor, askeri heyetler de geliyor. Bugün başlayacak toplantılarda yeni önerilerimiz var dediler, önerilerinin olduğunu söylediler. Bugün toplantıda göreceğiz, bizi tatmin edecek mi etmeyecek mi? Fakat artık bu konuda net bir adım atmamız lazım. Bu, bizim güvenliğimiz bakımından önemli." değerlendirmesinde bulundu.

Güvenli bölgenin oluşturulmasının aynı zamanda Suriye'nin toprak bütünlüğü ve Türkiye'deki Suriyelilerin bu bölgelere yerleştirilmesi bakımından da çok elzem olduğunu belirten Çavuşoğlu, "Bu işi artık sürüncemede bırakmamamız lazım. Ne olacaksa olsun. Amerikalılar da artık bu işi sürüncemeye bırakmayacağımızı görmeliler, görüyorlar. Umarım bu ziyarette bir anlaşmaya, bir mutabakata varırız ve güvenli bölgeyi bir an önce oluştururuz." dedi.

Çavuşoğlu, "Bu hafta artık güvenli bölgenin oluşması ve buraların istikrara kavuşması konusu konuşulacak. Eğer buralardan netice çıkmazsa zaten hazırlıklarımız var. Bu bizim için ulusal güvenlik meselesi." diye konuştu.

"IRAK İLE ÖNCELİĞİMİZ GÜVENLİK İŞ BİRLİĞİ ANLAŞMASI"

Çavuşoğlu, Irak ile ilişkilerin geliştirilmesi için çalışmaların sürdüğünü belirterek bu ülkeyle çalışılması gereken en önemli konunun güvenlik olduğunu kaydetti.
Terör örgütleri PKK ve DEAŞ'ın Irak'tan temizlenmesi gerektiğinin altını çizen Çavuşoğlu, "En son dışişleri ve savunma bakanları ile istihbarat başkanı geldi. Üç artı üç toplantılarımızı yaptık. Burada esas amacımız güvenlik iş birliği anlaşmasının imzalanmasıdır. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu sene yapacağı Irak ziyaretinden önce bunu biz nihayete ulaştırmak istiyoruz. Önümüzdeki süreçte bizim de Irak'a ziyaretimiz olacak." ifadesini kullandı.
Bağdat, Erbil ve Ankara'nın PKK'ya yönelik birlikte operasyon yapması gerektiğini dile getiren Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

"ABD de burada destek vereceğiz diyor ama istihbarat paylaşımı ve diğer konularda bazı eksiklikler var. En son bir şehidimiz oldu. PKK'nın Süleymaniye'den sonra Erbil'e de rahatlıkla girdiğini gördük. Dolayısıyla alınması gereken tedbirler var. En sağlıklı tedbir ise PKK'nın tamamen Irak'tan da temizlenmesidir."

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!