GeriDünya İtalya’da popülistler ve aşırı sağın zaferi
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İtalya’da popülistler ve aşırı sağın zaferi

İtalya’da popülistler ve aşırı sağın zaferi

İtalya’da önceki gün yapılan seçimlerden herhangi bir parti ya da seçim ittifakı tek başına hükümet kurma çoğunluğuna ulaşamazken AB’ye şüpheyle yaklaşan popülist ve aşırı sağcıların oy toplamı yüzde 50’yi geçti. Hükümet kurulması için partiler arasında kıyasıya bir mücadele yaşanması bekleniyor.

AVRUPA Birliği’nin yönetilmesi en zor ülkelerinden biri olan İtalya’daki seçim sonuçları, 153 yıla 127 hükümet sığdıran İtalya’nın popülizmin esiri olduğunu ortaya koydu. Merkez sağ ve solun altından kalkılması zor bir hezimetle karşı karşıya kaldığı seçimlerden, hem AB karşıtı, hem aşırılık dozu yüksek popülist eğilimlerin zaferle çıkması ülkedeki iktidar savaşlarının fitilini de ateşledi. Önümüzdeki haftalarda siyasi partiler arasında olduğu kadar ittifaklar içinde de kıyasıya bir mücadele yaşanmasına kesin gözüyle bakılıyor.

EKONOMİK KRİZ VE GÖÇ

Avrupa karşıtlığının ve popülizmin İtalya’da her geçen gün artmasında özellikle ekonomik sorunlar ve göç krizine yönelik politikalar etkili oldu. Göç koridorunun Türkiye ile yapılan ve işleyen anlaşma sonrasında Ege Denizi’nden tekrar İtalya’ya kayması da sonuçları etkiledi.

5 YILDIZ İLK SIRADA

İtalyan siyasetinin ayrılmaz parçası haline gelen istikrarsızlığın uzamasını kaçınılmaz kılan sonuçlara göre 31 yaşındaki Luigi Di Maio liderliğindeki sistem karşıtı 5 Yıldız Hareketi (M5S) tek başına en fazla oyu alan parti oldu. Bu partinin sorunu ise hükümet kuracak yüzdeye sahip olmaması. Di Maio, başından bu yana ittifaklara kapıyı kapatsa da gelinen aşamada tüm siyasi partilerle konuşmaya açık olduğunu söyledi. Yüzde 32 seviyesine ulaşan Di Maio, ilk açıklamasında, hükümet kurma sorumluluğunu hissettiğini ifade etti.

Hükümet kurma potansiyeli en yüksek görülen oluşum ise aralarında eski Başbakan Silvio Berlusconi’nin (81) partisi Forza Italia’nın (Haydi İtalya, FI) da yer aldığı ve toplamda oyların yaklaşık yüzde 37’sini toplayan sağ ittifak. Bu ittifaktaki sorun ise aşırı sağcı, İslam ve göç karşıtı söylemleriyle dikkat çeken Matteo Salvini önderliğindeki Lig’in (eski Kuzey Ligi), Berlusconi’nin partisinden daha fazla oy almayı başarması. Berlusconi’nin, ‘fazla oyu alanın adayı başbakan olur’ anlaşmasına uyup uymayacağı belirleyici olacak. Lideri Matteo Renzi’nin istifa kararı aldığı Demokratik Parti (PD) ise şu aşamada olası bir koalisyon hesaplamasında en az düşünülen ortak konumunda.  

MATTEO SALVİNİ TAM BİR TÜRKİYE KARŞITI

İTALYA, Avrupa Birliği’nde Türkiye’nin en az sorun yaşadığı ülkeler arasında yer alıyor. İtalya’daki seçim sonuçlarından sonra ise bu durumun değişme riski küçümsenmeyecek düzeyde. Toplamda en fazla oyu toplayan dört partili sağ ittifakta en yüksek orana ulaşarak olası bir koalisyon hükümetinde başbakan olma ihtimalini yükselten aşırı sağcı Lig’in lideri Matteo Salvini tam bir Türkiye karşıtı.

Aynı zamanda Avrupa Parlamentosu üyesi olan ve özellikle Fransa’daki aşırı sağcı Ulusal Cephe ile yakın ilişkide olan Salvini, Türkiye ile AB arasında yapılan mülteci odaklı anlaşmaya başından bu yana karşı çıktı. Salvini, 2015’te yaptığı bir açıklamada, “Bazıları Türkiye’yi AB’de görmek istiyor. Eğer girerlerse bırakın biz çıkalım” demişti. Türkiye’yi bir ‘tehlike’ olarak gören Salvini, “İnsan haklarına saygı göstermediği için medeni dünyanın bir parçası değil” ifadelerini kullanmıştı.

BERLUSCONİ FAKTÖRÜ

Sağ ittifakın hükümet oluşturmayı başarması halinde Türkiye ile ilişkiler konusunda, aynı ittifakta yer alan eski Başbakan Silvio Berlusconi’nin rolü etkili olacak. Berlusconi başbakanlığı döneminde Erdoğan ile iyi bir ilişki içindeydi. Türkiye’ye bakışında da radikal bir değişiklik söz konusu değil. Hatta Erdoğan’ın son İtalya ziyaretinde görüşme talebinde bulunmuş ancak görüşme gerçekleşmemişti.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle