GeriDünya İşte Filistin'in liderleri
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İşte Filistin'in liderleri

İşte Filistin'in liderleri
refid:3852363 ilişkili resim dosyası

Hamas'ın zaferinin bölgeyi nasıl etkileyeceği merak ediliyor. İşte bu süreci şekillendirecek Filistinli liderler...

HAMAS'IN PRAGMATİK LİDERİ HANİYE

Filistin'de 10 yıl aradan sonra yapılan seçimlere ilk kez katılan ve zafer kazanan radikal Hamas'ın kurulacak bir hükümeti “emanet edebileceği” isim olan İsmail Haniye, milis yönetmekle mecliste bulunmak arasında çelişki görmeyen radikal bir siyasetçi.

Seçimlerden sonra alınmaya başlayan sonuçlara bakarak Hamas'ın zaferini ilan eden ilk Hamas üst düzey yetkililerinden olan Haniye, daha sonraki açıklamalarında, iktidarı kaybeden El Fetih ile çalışmaya hazır olduklarını açıklamıştı. 1965'ten bu yana Filistin siyasi sahnesinde egemen olan El Fetih'e hitaben, “Sizinle çalışmak istiyoruz, çünkü Filistin halkının göğüslemesi gereken tehditler çok büyük ve mücadele daha çok uzun” demişti.
ABD'nin seçim sonuçlarına saygı göstermesi gerektiğini ifade eden Hamaslı yetkili de olan Haniye, gelecekteki siyasi ortaklarını belirlerken başlıca rakibi olan İslami Cihad örgütü dahil, bütün silahlı gruplarla istişarelerde bulunacağını açıklamıştı.

Filistinli analiz uzmanlarınca uzun zamandır dinci hareket içindeki “gerçekçi seçenek” olarak değerlendirilen ve mülteci kampında yaşayan 43 yaşındaki Haniye, ak düşmüş sakalı ve her zaman giydiği blazer ceketiyle Hamas bünyesindeki konvansiyonel siyasi savaşım ile silahlı direniş arasındaki iç çekişmeyi temsil eden adam olarak tanınıyor. Hamas militanları Haniye'yi pragmatik, açık fikirli olarak değerlendiriyor. İsrail'e karşı saldırılarda Hamas ve Filistinli fraksiyonların 2005'te fiili bir ateşkesi kabul etmesinde kilit rol oynayan Haniye, Filistin lideri Mahmud Abbas'ın ve silahlı grupların liderleriyle müzakere etmişti.

Hamas'ın kalesi Gazze Şeridi'nde, örgütün 2004'te İsrail tarafından öldürülen ruhani lideri Ahmed Yasin'in bürosunun eski şefi olarak saygın bir isim olan Haniye, AFP'ye kısa bir süre önce verdiği demeçte, Filistin topraklarının tamamının kurtulmasına kadar, Hamas'ın silahlı mücadeleye devam etmesiyle demokratik yollardan seçilmiş bir meclise temsilci göndermesi arasında çelişki görmediğini söylemişti. Haniye, “Hamas hem direnişte, hem de mecliste aktif olacak. Bunda çelişki yok” demişti.

Aynı demecinde Haniye, “Uluslararası toplumun herhangi bir ülkesiyle ilişki kurmada sorunumuz yok” ifadesini kullanmış, Avrupa ülkeleriyle Hamas liderlerinin temaslarını buna kanıt olarak göstermiş ve bu temasların devam edeceğini söylemişti.

1996'daki ilk seçimlerde adaylığını koyan, ancak Hamas'ın seçimlere katılmayı reddetme kararı almasından sonra bu hevesinden vazgeçmek zorunda kalan Haniye'nin, gelecekteki Filistin devletinin ”bütün Filistin'i, yani İsrail'i de kapsamasını ve yeni devletin şeriatla yönetilmesini” istemesi de uluslararası toplumda endişe yaratıyor. Filistin halkının direnişinin hararetli savunucularından biri olan Haniye, başkenti Kudüs olan egemen bir devletten yana ve ancak Hamas'ın bu hedeflerinin gerçek olması halinde silah bırakacağını söylüyor. Mütevazı bir adam görünüşüne sahip olan Haniye, El Fetih yetkililerin Gazze'deki villalarına karşı, kentin en yoksul bölgelerinden biri olan Şatti mülteci kampında yaşıyor.

FİLİSTİN'İN YORULMAZ MÜZAKERECİSİ MAHMUD ABBAS

/images/100/0x0/55ea0bd4f018fbb8f866defe
Filistin'in yorulmaz müzakerecisi Mahmud Abbas, efsanevi lider Yaser Arafat'ın ölümünün ardından Ocak 2005'te Filistin Yönetimi'nin başkanlığına seçildi. Ebu Mazen adıyla da bilinen 70 yaşındaki bu yorulmaz müzakereci, uzun zaman halkı tarafından “Amerika'nın adamı” ve “İsrail'in gözde arabulucusu” olarak görülüp sıkıntı çekti.

Filistinliler arasındaki popülerliği, Şimon Peres ile birlikte mimarı olduğu 1993 Oslo anlaşmalarının çöküşünden de zarar gördü. İlk aşamada, Filistin Yönetimi'nin tesisini ve Batı Şeria ile Gazze Şeridi'ndeki bazı Filistin topraklarının özerkliğini sağlayan bu anlaşmalar, Eylül 2000'de başlayan ikinci İntifada'yla ve ardından İsrail'in bu topraklardaki birçok bölgeyi yeniden işgaliyle can çekişir hale geldi.

İntifada'nın “militarizasyonunu” eleştiren Abbas, bunun bir ”taktik hata” olduğunu savundu. Aralık 2002'de de Filistinlileri, ”taş atma, gösteri ve diğer barışçı protesto eylemleriyle” hatırlanan ilk İntifada (1987-1993) yöntemlerini yeniden kullanmaya çağırdı.

ABD'nin baskısıyla Arafat tarafından 2002'de başbakan atanan Abbas, Filistin lideriyle derin görüş ayrılıkları yüzünden Eylül 2003'teki istifasının ardından neredeyse unutulmuştu. Ekim 2004'te Arafat'ın hastaneye kaldırılmasıyla tekrar gündeme gelen, pragmatizmi ve ılımlılığıyla tanınan bir müzakereci olan Abbas, Arafat'ın Kasım 2004'teki ölümünün ardından Filistin Kurtuluş Örgütü'nün (FKÖ) liderliğine seçildi.

9 Ocak 2005'te yapılan başkanlık seçimlerinden zaferle çıkan Abbas, öncelikleri olarak Filistin topraklarındaki güvenliğin tesisi ve Filistin Yönetimi'ni saran yolsuzlukla mücadeleyi benimsedi. Seçim kampanyası sırasında El Fetih'in içindeki uyuşmazlıklarla karşılaşan Abbas, görev süresi sona erdikten sonra yeniden başkan seçilmek istemediğini açıkladı.

İsrail'in kuzeyinde, Safed'te 1935'te doğan Abbas, ailesiyle birlikte, İsrail devletinin kurulmasıyla 1948'te sürgün yollarına düştü. Arafat'ın hareketi El Fetih'in kurucularından olan Abbas, İsrail-Filistin anlaşmazlığının çözümünün müzakereden geçtiğini ilk savunanlardan oldu ve 1974'den itibaren İsrail solunun isimleriyle ilk temasları kurdu.

Yakın çalışma arkadaşları, Nobel komitesi, İsrail-Filistin anlaşmazlığının çözümü için sarf ettiği çabalarını görmezden gelip Arafat, Peres ve dönemin İsrail Başbakanı İzak Rabin'e Nobel barış ödülünü verince Abbas'ın derin bir üzüntü duyduğunu söylüyor.

EL FETİH'İN SON KIDEMLİLERİNDEN AHMED KUREY
/images/100/0x0/55ea0bd4f018fbb8f866df00

Filistin'de önceki gün, 10 yıl aradan sonra yapılan seçimlerde El Fetih'in hezimete uğramasının ardından istifasını sunan, 69 yaşındaki Başbakan Ahmed Kurey, Eylül 2003'ten bu yana başbakan olarak görev yapıyordu.

El Fetih içindeki genç ve yaşlı partizanlar arasındaki mücadele yüzünden seçim yarışından çekilmek zorunda kalan Kurey, “Filistin'in siyasi kargaşasında sakin bir güç” olarak değerlendiriliyordu.

Ebu Alaa lakaplı Kurey, Filistin'in efsanevi lideri Yaser Arafat ile anlaşmazlığa düşüp istifa eden Mahmud Abbas'ın yerine başbakan olarak atandı. İki lider arasındaki krizden yararlanan Kurey, onda ”krizleri yönetmeye en muktedir adam” özelliği gören yandaşlarının övgüsünü kazandı.

Arafat, yakınları tarafından “zor görevlerin adamı” olarak görülen Kurey'e birçok kez İsrail ile hassas müzakerelerde idareyi teslim etmişti. Doğu Kudüs'ün mahallelerinden Ebu Dis'te 1937'de doğan Kurey, Arafat'ın El Fetih hareketine katılmadan önce bankacılık sektöründe çalıştı. Başladığı 1991'den itibaren İsrail ile barış müzakerelerinde Filistin heyetlerinin koordinasyonunu üstlenen Kurey, İsrail ile 1993'te imzalanan Oslo anlaşmalarındaki Filistin heyetine de başkanlık etmişti.

1996'daki ilk seçimlerde Kudüs'ten Filistin meclisine seçilen Kurey, aynı yıl meclis başkanlığına geldi.

Ekim 1998'de ABD'nin başkenti Washington'da imzalanan Wye Plantation anlaşmasından önce 13 kez dönemin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile bir araya gelen Kurey, meclise seçilmeden önce Filistin topraklarının kalkınması için birçok görev almıştı.

İsrail'in şu anda komada olan Başbakanı Ariel Şaron ile Mart 2001'de iktidara gelişinin ardından görüşen ilk Filistinli üst düzey yetkililerden biri olan Ebu Alaa, Oslo anlaşmalarının mimarlarından İşçi Partili Şimon Peres ile de görüşmelerde bulunmuştu.

O dönemde Şaron'un ulusal birlik hükümetinde dışişleri bakanı olan Peres ile yapılan görüşmeler, “Peres-Ebu Alaa planı” adıyla anılacak bir barış planıyla sonuçlanmıştı.

Bu temaslar sırasında Şubat 2002'de dönemin ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell tarafından Washington'da kabul edilen Kurey'in bu teması, dönemin Amerikan yönetimiyle Filistin Yönetimi temsilcisi arasındaki ender görüşmelerden biri olarak tarihe geçmişti.

Mahmud Abbas'ın devlet başkanlığına seçilmesiyle Ocak 2005'te yeniden başbakan olan Kurey, aralarında Norveç Kralı'nın ödülünün de bulunduğu birçok ödüle layık görülen ekonomik etüt ve denemelerin de yazarı.


 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle