GeriDünya İran'da hükümet ve din adamları arasında mali reform yasası tartışması
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İran'da hükümet ve din adamları arasında mali reform yasası tartışması

İran'da hükümet ve din adamları arasında mali reform yasası tartışması

İran'da Mali Eylem Görev Gücü ve Terörizmin Finansmanıyla Mücadele Konvansiyonu'yla uyum öngören yasa tasarıları hükümet ve din adamları arasında tartışmaya yol açtı.

Muhafazakarlar ve din adamları arasında ülkenin "hassas finansal bilgilerinin düşmanlara açılacağı ve devrimci güçlere yardımın engelleneceği" şeklinde tepkilere neden olan tasarılar, Anayasayı Koruyucular Konseyi (AKK) tarafından Anayasa'ya aykırı bulunarak onaylanmadı.

Ülkenin önde gelen din adamlarından Meşhed kenti Cuma İmamı Ayetullah Ahmed Alemulhuda, dün cuma hutbesinde tasarılarla ilgili hükümet ve meclisi eleştirdi.

İran lideri Ali Hamaney'in 2019'da ABD'nin ülkede iç savaş çıkarma planları olduğuna yönelik uyarısına işaret eden Alemulhuda, "Mali Eylem Görev Gücü (FATF), 2019'daki fitnenin başlangıcıdır." yorumunu yaptı.

Terörizmin Finansmanıyla Mücadele Konvansiyonu'na (CFT) uyumu öngören yasanın mecliste onaylanmasını ise "bilinçsizlik" olarak niteleyen Alemulhuda, şunları söyledi:

"Mecliste bilinçsiz bir grup CFT'yi onayladı. Bu şekilde İran'ın şiddetli sorunlara maruz kalmasının yolu açılıyor. Bu, mecliste onaylanması ve hükümetin de uygulaması için ABD ve Avrupa'nın dikte ettiği bir komplodur."

İranlı din adamı Alemulhuda'nın hükümeti ve meclisi hedef alan açıklamalarına tepki Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin başındaki hükümetin önemli isimlerinden Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Mahmud Vaizi'den geldi.

İran'da yayın yapan "khabaronline" adlı haber sitesine konuşan Vaizi, Alemulhuda'nın suçlamalarının kabul edilemez olduğunu söyledi.

Vaizi, din adamlarından ülkedeki sorunları büyütmek yerine halkı sakinleştirmelerinin beklendiğini ifade ederek, "Halk için kaygı duyanların sadece kendileri olduğunu düşünmesinler." dedi.

Din adamlarının her aklına geleni söylememesi gerektiğini dile getiren Vaizi, şunları kaydetti:

"Ülkenin bir düzeni ve lideri (Ali Hamaney) var. Lider her konudan haberdardır. Ülkenin meselelerini takip eden bir meclisi var. Sorumluluk alanındaki görevlerini yapan yargısı ve polisi var. Böyle bir ülkede herkesin aklına gelen her şeyi söylemesinin bir manası yok."

ABD'nin terör finansmanıyla suçladığı İran'a uyguladığı yaptırımların bu ülkenin uluslararası finans sistemine girişini kısıtlaması ve buna bağlı olarak yabancı yatırımların sekteye uğraması nedeniyle Ruhani hükümeti, FATF ve CFT'ye uyumu öngören yasa tasarılarını hazırlayan AKK tarafından Anayasa'ya aykırı bulunarak onaylanmamıştı.

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif de konuyla ilgili bir açıklamasında "FATF'ın kabul edilmesi düşmanın bankacılık ve iş birliklerine yönelik bize karşı öne sürdüğü bahaneleri elinden alacaktır." demişti.

HAMANEY DE KARŞI ÇIKMIŞTI

İran lideri Hamaney, 20 Haziran'da milletvekillerine hitaben yaptığı konuşmada, meclise getirilen yasa tasarılarının ülkenin çıkarlarına aykırı olmaması gerektiğini vurgulayarak, "Sadece bazı olumlu yönleri göz önünde tutularak sonunun nereye varacağı ve sorunlu olduğunu bildiğimiz anlaşmalar meclisten geçmemelidir." demişti.

Meclise terörle mücadele ve kara paranın aklanmasının önlenmesi yönünde kendi yasalarını çıkarma çağrısında bulunan Hamaney, FATF gibi anlaşmaları büyük güçlerin kendi çıkarları için hazırladıkları anlaşmalar olarak nitelemişti.

İRAN'A VERİLEN SÜRE ŞUBATTA DOLUYOR

OECD bünyesinde kara para aklamayla mücadele edilmesi için kurulan FATF, Kuzey Kore ile birlikte gri listede bulunan İran yönetimine, ülkenin finansal yapısını uluslararası normlara uygun hale getirecek reformları tamamlamak için şubat ayına kadar süre vermişti.

FATF, kara paranın aklanması ve terör finansmanının engellenmesine yönelik 37 üye ülkenin bankacılık ve mali sistemini denetliyor.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle