GeriDünya İnsan hakları ihlalleri IŞİD’i besledi
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İnsan hakları ihlalleri IŞİD’i besledi

İnsan hakları ihlalleri IŞİD’i besledi
refid:28080980 ilişkili resim dosyası

ULUSLARARASI İnsan Hakları İzleme (HRW) Örgütü, ülkelerin insan hakları uygulamalarını değerlendirdiği geleneksel yıllık raporunda, IŞİD türü aşırılık yanlısı örgütlerin yükselişi ve ülkelerin insan hakları ihlalleri arasında doğrudan bir bağ olduğunu belirtti.

90 ülkedeki insan hakları uygulamalarının değerlendirildiği 644 sayfalık raporda, geçen sene Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlallerinde de ifade ve toplanma özgürlüklerinin kısıtlanması, yargının siyasallaşması ve devlet görevlilerine sağlanan dokunulmazlıkların öne çıktığı kaydedildi.

IŞİD YOKTAN VAR OLMADI

Örgütün direktörü Kenneth Roth yaptığı açıklamada, “İnsan hakları ihlalleri, bugün yaşadığımız krizlerin yayılıp büyümesinde önemli bir rol oynadı. İnsan haklarını korumak ve demokratik hesap verilebilirliğin sağlanması, bu krizleri çözmede anahtar” derken, örgüt, IŞİD türü aşırılık yanlısı grupların insan hakları konusunu ikinci plana attığını belirtti. “Ancak IŞİD yoktan var olmadı” denilen raporda, Irak’ın ABD tarafından işgaliyle oluşan otorite boşluğu ve Irak ve Suriye hükümetlerinin mezhepçi, suiistimale dayalı politikalarının IŞİD’i besleyen unsurlar olduğuna vurgu yapıldı.

İNSAN HAKLARI LÜKS DEĞİL

Roth, “Bazı hükümetler, insan haklarını politikalarında pusula kabul edeceği yerde bunu lüks olarak görme hatasına düşüyor. Halbuki insan haklarına önlerindeki bir fren gibi davranmak yerine, dünya genelindeki politika oluşturucular, bunları krizlerden ve kaostan çıkış yolu sunan bir yol olarak kabul etseler daha iyi olur” dedi.

2014’te Türk yargısının siyasileşmesi öne çıktı

Raporda yedi sayfa da Türkiye’deki insan hakları sorunlarına ayrıldı ve konu başlıklarına göre şu noktalara değinildi:

İFADE VE TOPLANMA ÖZGÜRLÜĞÜ

Hükümetin medya özgürlüğünü aşındırması devam etti. İfade özgürlüğünü sınırlamaya hazır olma, toplanma özgürlüğüne yönelik kısıtlayıcı yaklaşım, göstericiler kovuşturulurken onlara yönelik polis şiddetini hoşgörme, Türkiye’nin demokrasi referanslarını ve uluslararası itibarını en çok zedeleyen konular arasındaydı.

YARGI BAĞIMSIZLIĞI

Yargı bağımsızlığı, devlet görevlilerinin suiistimaline dayalı soruşturma eksiklikleri, yargılamaların fazla uzun sürmesi ve Türkiye’deki yargının siyasileşmesi dahil Türkiye’nin yargı sistemindeki sorunlar eskiye dayanıyor. 2014, Türk yargısının siyasileşmesinin öne çıktığı bir yıl oldu. Gülen Hareketi’nin yargı sistemindeki etkisini azaltma adına, hükümet, polis, savcılar ve yargıçları daha geniş biçimde yürütmenin kontrolü altına alan adımlar attı.

DOKUNULMAZLIKLA MÜCADELE

Polis, ordu ve devlet görevlileri tarafından suiistimal edilen kurbanların hukukunun korunması önündeki engeller devam etti. Hükümet kurum izin vermediği müddetçe Milli İstihbarat Teşkilatı personelini kovuşturmalardan muaf tutan bir yasa tasarısı sundu. Uludere Olayı, Gezi Olayları’na müdahale eden bazı polisler hakkında açılan soruşturmalar, Ethem Sarısülük, İsmail Korkmaz, Abdullah Cömert ve Berkin Elvan’ın öldürülmelerinde bunun zorlukları yaşandı.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle