GeriDünya İngiliz siyasetinde 'annelik' tartışması
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İngiliz siyasetinde 'annelik' tartışması

İngiliz siyasetinde 'annelik' tartışması

İngiltere'de iktidardaki Muhafazakâr Parti'nin yeni genel başkanı seçilerek başbakan olmak için yarışan Andrea Leadsom'ın "anne olmak" konusunda söylediği sözler ülkede tartışma yarattı.

İki oğlu, bir de kızı bulunan 53 yaşındaki Leadsom, Times gazetesine verdiği röportajda, çocuğu olmayan rakibi Theresa May'e göre daha avantajlı olduğunu söyledi.

Enerjiden Sorumlu Devlet Bakanı Leadsom, İçişleri Bakanı May'in (59) çocuksuz olmasından yararlanmak istemediğini, çünkü bunun "gerçekten korkunç" bir tavır olacağını savundu ancak şu ifadeleri kullanmaktan da geri durmadı:

"Anne olmak, ülkemizin geleceğinde gerçek bir payın olduğu anlamına geliyor. Somut bir pay... Muhtemelen onun da yeğenleri falan vardır. Ama benim çocuklarım var. Ve onlar da gelecekte yaşanacakların doğrudan parçası olacak çocuklar yapacaklar."

İngiliz siyasetinde annelik tartışması

İngiltere İçişleri Bakanı May'in evli olmasına rağmen çocuğu yok. Kamuoyu önünde konu üzerine fazla konuşmayan May, çocuksuz olmasının tercih olmadığını söylemekle yetinmişti.

TIMES SES KAYDINI YAYIMLADI

Enerji Bakanı Leadsom'ın Times'a yaptığı açıklamalar hem Muhafazakâr Parti içinde hem de İngiliz kamuoyunda tepkilere neden oldu.

Leadsom, gelen tepkilerin ardından Times gazetesinin sözlerini çarpıttığını savundu. "Gerçekten korkunç. Ne dediysem tersi yazılmış. İğreniyorum" diye tweet atan Leadsom, Times gazetesine seslenerek, "Alçak ve nefret dolu bir gazetecilik. Dökümünü yayımlamalısınız. Bu iğrencin de ötesinde" ifadesini kullandı.

Ardından da röportajı yapan muhabire tweet atan Leadsom, "Bu gördüğüm en adi gazetecilik. Çok kızgınım. Buna inanamıyorum. Nasıl yapabildin?" dedi.

Bunun üzerine gazete, röportajın önce yazılı dökümünü sosyal medyada paylaştı, ardından da ses kaydını yayımladı.

ERDOĞAN'A BENZETTİ

Leadsom'ın annelik konusundaki sözlerine tepki gösteren isimlerden biri de Lordlar Kamarası'nın İşçi Partili üyelerinden Janet Royall idi.

Royall, "Sayın Leadsom kadınlar konusunda Türkiye Cumhurbaşkanı ile benzer nahoş görüşlere sahip gibi görünüyor. O da gerçek kadının çocuk sahibi olması gerektiğini söylüyor. Rahatsız edici..." diye tweet attı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçen ay İstanbul’da Kadın ve Demokrasi Derneği’nin (KADEM) yeni hizmet binasının açılış töreninde yaptığı konuşmada, "Anneliği reddeden, evini çevirmekten imtina eden bir kadın iş hayatında ne kadar başarılı olursa olsun eksiktir, yarımdır" demişti.

"TÜRK GİZLİ SERVİSİ" ESPRİSİ

Leadsom'ı destekleyen İngiliz yazar ve eski Muhafazakar Parti milletvekili Louise Mensch ise Times'ın sosyal medyada paylaştığı röportaj dökümünün ekran görüntüsündeki bir ayrıntıya dikkat çekti. Ekran görüntüsünde Türkiye'deki bir GSM operatörünün göründüğünü belirten Mensch, "Bu yabancı bir telefondan gönderilmiş. Gerçek döküm nerede?" diye tweet attı.

Bu tweet'e esprili bir yanıt veren Harry Wilson adlı Times editörü, "Türk gizli servisi, metni düzeltmiş. Times için itiraf vakti geldi!" ifadesini kullandı.

Bazı Twitter kullanıcıları ise röportajı yapan muhabirin Türkiye'de tatilde olduğunu, bu yüzden söz konusu GSM operatörünün adının görünmesinin doğal olduğunu belirtti.

İngiliz siyasetinde annelik tartışması

Muhafazakâr Parti'ye destek verdiği bilinen İngiliz The Times gazetesi, Leadsom röportajını, "Anne olmak bana May karşısında avantaj sağlıyor" başlığıyla manşete taşıdı.

İKİ ADAY KALDI

İngiltere'de iktidardaki Muhafazakâr Parti'nin liderinin, dolayısıyla ülkenin yeni başbakanının belirlenmesi için önceki gün parlamentodaki Muhafazakâr Partili vekiller arasında yapılan oylamada, May 329 vekilden 199'unun, Leadsom ise 84'ünün desteğini almıştı. İngiltere Adalet Bakanı Michael Gove, 46 oy alarak bu turda elenmişti.

Bundan sonraki süreçte Muhafazakâr Parti'nin ülke genelindeki yaklaşık 150 bin üyesi, tercihini May ya da Leadsom'dan yana kullanacak. Posta yoluyla yapılacak oylamanın ardından kazanan ismin 9 Eylül'de belli olması bekleniyor.

Birleşik Krallık'ta 23 Haziran'da yapılan referandumda halkın yüzde 52'sinin Avrupa Birliği'nden çıkılması yönünde oy kullanmasının ardından, 2010 yılından bu yana başbakanlık yapan ve ülkesinin AB içinde kalması için kampanya yürüten Muhafazakâr Parti lideri David Cameron görevinden ayrılacağını açıklamıştı. Bunun ardından Muhafazakâr Parti liderliği ve başbakanlık için yarış başlamıştı.

Geçmişte kadın ve eşitliklerden sorumlu devlet bakanlığı görevini de üstlenen May, referandumdan önce AB'de kalınması için kampanya yürütüyordu. Leadsom ise AB'den ayrılma yanlısıydı.

 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle