GeriDünya İlk ziyaretini yaptı... AB aşırı sağı görmezden geldi!
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İlk ziyaretini yaptı... AB aşırı sağı görmezden geldi!

İlk ziyaretini yaptı... AB aşırı sağı görmezden geldi!

Aşırı sağ Avusturya Özgürlük Partisi FPÖ ile koalisyon kuran Avusturya Başbakanı Kurz ilk dış ziyaretini Brüksel'e yaptı. Avrupa Birliği ziyaret sırasında FPÖ'yü görmezden gelen bir tavır takındı.

NEONAZİ kökenleri olan Avusturya Özgürlük Partisi (FPÖ) ile koalisyon hükümeti kuran Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz ilk dış ziyaretini Brüksel’e yaptı. Bundan 17 yıl önce Kurz’un partisi Avusturya Halk Partisi (ÖVP) ile FPÖ arasındaki koalisyon nedeniyle Avusturya’ya ‘diplomatik’ karantina uygulayan AB, çok önemli bakanlıkları elinde bulundurmasına rağmen, bu kez aşırı sağ unsurunu görmezden gelen bir tavır takındı.

İlk ziyaretini yaptı... AB aşırı sağı görmezden geldi

Kurz’u akşam yemeğinde ağırlayan AB Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker, Avusturya hükümetini eylemlerine göre değerlendireceklerini belirterek, “Benim için önemli olan Avrupa yanlısı bir hükümet olması” dedi. Kurz da ülkesinin Avrupa yanlısı ve güçlü bir demokrasi olduğunun altını çizerek Avusturyalıların seçimine saygı gösterilmesini istedi.
Slovenya ve Bulgaristan’daki hükümetlerde yer alan aşırı unsurlarla da çalıştıklarını ve neden Avusturya için sorun yaratıldığını anlamadığını söyleyen Juncker, “(Yunanistan Başbakanı) Çipras’ın aşırı sağ koalisyon ortağıyla da çalıştım” diyerek Avusturyalı bakanlarla da mümkün olan en iyi şekilde çalışacaklarını belirtti.

FPÖ’LÜ BAKANLAR SORUNU
Kurz, başından bu yana hükümetinin Avrupa yanlısı olduğu mesajını yoğun şekilde işliyor. Juncker’in açıklamaları, bu mesajın AB kurumlarında da kabul gördüğünü ortaya koydu. FPÖ’nün bundan sonra ‘orijinal’ çizgisinden ne kadar uzaklaşabileceğinin bilinmemesi özellikle bazı AB başkentlerinde yeni koalisyona temkinli yaklaşılması sonucunu doğuruyor. Koalisyonda FPÖ’nün dışişleri ve içişleri bakanlıklarını elinde bulundurması da AB’de belli bir ‘huzursuzluk’ yaratmış durumda. Bunun en önemli nedeni ise 2018’in ikinci yarısında AB Dönem Başkanı olacak Avusturya’nın, dolayısıyla FPÖ’lü bakanların, dışişleri ve içişleri bakanlarının katılacağı toplantılara başkanlık edecek olması.

ÇİFTE STANDART MI
Son yıllarda aşırı sağın yükselişini frenlemek için büyük çaba harcayan ve seçimlere katılan aşırı sağ partilere karşı son derece olumsuz yaklaşım sergileyen Avrupa Birliği’nin Avusturya’daki yeni koalisyon hükümetine yönelik ılımlı tavrı çifte standart söylemlerini alevlendirdi. FPÖ’ye Fransa ve diğer AB ülkelerindeki aşırı sağcı partilerin aksine hoşgörüyle yaklaşılmasının ana nedeni olarak diğer partiler Avrupa karşıtlığını öne çıkarırken Avusturya’daki koalisyonun AB’ye aidiyeti sorgulamaması görülüyor.

2000’DE YAPTIRIM GELMİŞTİ
Bundan 17 yıl önce dönemin ÖVP lideri Wolfgang Schüssel’in, FPÖ lideri Jörg Haider ile koalisyona gitme kararı alması üzerine AB, tarihinde ilk kez bir üyesine ‘yaptırım’ uygulamak zorunda kalmıştı. Yaklaşık yedi ay süresince FPÖ bakanı içeren Avusturya heyetleriyle temaslar reddedilmiş, uluslararası kurumlardaki görevlere aday olan Avusturyalılar desteklenmemiş ve AB ülkelerindeki Avusturya büyükelçilerinin kabulü teknik düzeye indirilmişti.

‘DEĞİŞTİM’ MESAJI
Neonazi geçmişi kanıtlarla sabit olan FPÖ’nün lideri Heinz-Christian Strache, ‘değiştim’ mesajı vermeye çalışsa da şu ana kadar izlediği politikalar ve ekibindeki bazı isimlerin gerek AB gerekse bazı AB liderleri için yaptığı açıklamalar ‘değişim’ konusunda güçlü soru işaretleri oluşmasına neden oluyor. Siyasi düzeyde tepki, 2000’e oranla çok düşük olsa da kapalı kapılar ardında yapılan yorumlar koalisyonun rahatsızlık yarattığına işaret ediyor. Üst düzey bir AB yetkilisi, “Teknik olarak bakıldığında FPÖ’nün, Fransa’daki Ulusal Cephe ve Hollanda’da Geert Wilders’in partisi gibi aşırı sağ oluşumlardan eksiği yok hatta fazlası var” dedi.

TÜRKİYE İÇİN EK PÜRÜZ
Avusturya’daki yeni koalisyon, Türkiye’nin AB süreci açısından ek pürüzler yaratma potansiyeli taşıyor. Koalisyonu, 1683’teki Osmanlı kuşatmasının kırıldığı, Viyana’daki Kahlenberg tepesinde yaptığı basın toplantısında açıklayan Kurz ve Strache’nin hükümet programında da Türkiye ile üyelik müzakerelerinin sonlandırılması ve bu sonuca ulaşılabilmesi için ittifak arayışına girilmesine yönelik ifadelere yer verildi. Avusturya, 2017’de müzakerelerin sona erdirilmesi için çok uğraştıysa da başarılı olamayarak sürekli 27’ye karşı 1 pozisyonuna düştü. Bu aşamadan sonra Viyana’nın Türkiye karşıtlığını bir üst boyuta taşıması ve süreci tamamen engelleyemese de olası olumlu gelişmeleri baltalaması bekleniyor.

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle