GeriDünya Denktaş: Paris'ten bir şey beklemiyorum
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Denktaş: Paris'ten bir şey beklemiyorum

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, 6 Eylül Paris görüşmeleri sırasında, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın tarafların kabul edemeyeceğini bildiği bir öneri getirmeyeceğini belirterek, Annan'ın böyle bir yanlış yapmayacağını söyledi.

Denktaş, Rum kesimi lideri Glafkos Klerides ile 27 Ağustos'ta başlayacakları 6. tur görüşmeleri ve Klerides ve Annan ile bir araya geleceği 6 Eylül Paris toplantısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Paris görüşmesine ilişkin, ''Telkin ve teşvikin ötesinde bir şey beklemiyorum'' diyen Denktaş, Kıbrıs konusunda yüz yüze görüşmenin faydalarına dikkati çekerek, görüşmenin hem kendisi için, hem de Annaniçin bir ''ihtiyaç'' olduğunu söyledi.

Denktaş, görüşmenin Annan'ın ''iyi niyet görevi'' çerçevesinde geçeceğini ifade ederken, Annan'ın Paris'te bir değerlendirme yapabileceğini, ancak bir plan sunmasını beklemediklerini belirtti. Denktaş, ''Bize umulmadık bir şey ortaya koyması düşünülemez'' diye konuştu.

''Annan'ın taraflara yıl sonuna kadar çözüm bulunması yolunda baskı yapacağı ve görüşmede taraflara egemenlik ve toprak konularında yeni belgeler sunulacağına'' ilişkin basında çıkan haberlerin hatırlatılması üzerine Denktaş, şöyle konuştu:

''Ben tahmin etmiyorum, sayın Annan tecrübeli, hak ve hukuk duyguları çok yüce, tarafsızlığa önem veren bir kişidir. Tarafların kabul edemeyeceğini bildiği bir öneriyle ortaya çıkmaz. Bunu kendisinedolaylı görüşmelerin 5. turunda yaptırdılar, başarı sağlayamadı. Böyleolmayacak şeyleri önerip de reddedilmesi, onun da prestijini sarsar. Onun için böyle bir yanlışı yapacağını sanmıyorum.''

Kendisinin 39 yıldır baskı altında olduğunu hatırlatan Denktaş, baskıları kaldıramayacaklarını, sorunların baskıyla hallolmayacağını belirtti.

Denktaş, ''Siz vücudumun genişliğine bakmayın, jilet oldum. Neremebaskı yapacaklar. Siyasi açıdan jiletleştik. Baskı kaldırmayız. Baskıyla mesele halledilmez. İki taraf birbirine muhtaç olmalıdır. Yeni bir kuruluş için birbirini istemelidir. Şimdi sen Kıbrıs Rumuna 'Meşru hükümetsin, uzlaşsan da, uzlaşmasan da AB'ye alacağım' dersen, bize ihtiyacı olur mu? 'Türklerle anlaştığın müddetçe, ikiniz de tüm Kıbrıs'ın hükümeti olarak meydana çıkarsınız' dense, bize ihtiyacı olacak. Baskıyla hiçbir yere varamayız'' diye konuştu.

Denktaş, ancak kabul edilemez bir belgenin sunulması durumunda, bunu Meclis'e götüreceğini, ona göre bir yanıt verileceğini kaydetti.
   
''HANNAY VE WESTON BASKI YAPACAK''
   
Denktaş, yakın zamanda adaya ziyarette bulunmaları beklenen İngiltere'nin Kıbrıs özel temsilcisi Lord David Hannay, ABD Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Özel Koordinatörü Thomas Weston ve BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto'nun ziyaretine değinirken, Hannay ve Weston'un, adaya Paris görüşmesi öncesinde zeminyoklamanın yanı sıra ''baskı yapmak için'' geleceklerini ifade etti. Ancak bunun normal olduğunu ifade eden Denktaş, bu yetkililerin, görüşme öncesi tarafların nereye kadar  ''direneceğini'' görmek isteyeceklerini kaydetti.

Denktaş, Paris toplantısı öncesi yapılacak görüşmelerde, Hannay veWeston'un toplayacakları bilgiler ve edindikleri izlenimlerle verecekleri mesajların, Annan'ın bir çerçeve oluşturması için yardımcıolacağını belirtti.

Öte yandan Rum yönetiminin Hannay'e ve onun ''Yeni Kıbrıs'' önerisine yönelik eleştirilerine de değinen Denktaş, Hannay'ın bir Türk varlığından bahsetmesinin bu eleştiriler için yeterli olduğunu kaydederek şöyle konuştu:

''Hannay, bir Türk varlığından bahsetti, eşitlikten bahsetti, yenibir kuruluşa gitmekten bahsetti. Rum, kimsenin 'Kıbrıs Türkü vardır, eşittir, yeni bir kuruluşa gidilecektir, yeni bayrağı olacaktır' demesini istemez. Çünkü bütün dünyaya kendisinin Kıbrıs olduğunu, bizim de azınlık olduğumuzu göstermiştir. Bu görüntüyü bozanın düşmanıolur.''

Hannay'ın önerisinin Türk tarafı açısından da eleştirilecek yönleri olduğunu belirten Denktaş, öneride ''egemenlik'' konusunun eksik olduğunu söyledi. Denktaş, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi de Soto'nunziyaretine ilişkinse, ''Rutin bir görüşme'' demekle yetindi.

De Soto'nun 27 Ağustos'ta başlayacak 6. tur görüşmelerine ilişkin temaslarda bulunacağını söyleyen Denktaş, kendilerinin de Annan'ın görüşlerine ilişkin bilgi almaya çalışacaklarını kaydetti.

     
DENKTAŞ: ''RUMLARA, OLMAZLARIMIZI  İÇEREN BİR BELGE SUNACAĞIZ''  

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş,  Rumtarafına, 27 Ağustos'ta başlayacak Kıbrıs görüşmelerinin 6. turunda, Türk tarafının olmazlarını içeren bir belge sunacaklarını söyledi.

Denktaş, Rum kesimi lideri Glafkos Klerides ile 27 Ağustos'ta başlayacakları 6. tur görüşmeleri, Rumların AB süreci ve Türkiye-AB ilişkilerine dair değerlendirmelerde bulundu.

KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş, 3 hafta aradan sonra haftaya tekrar başlayacak Kıbrıs görüşmelerinin 6. turuna ilişkin, ''karşı tarafa, olmazlarımızı içeren belgemizi sunacağız'' dedi.

Toprak ve mal-mülk gibi önemli konularda Rumların uzlaşmaz tavrının sürdüğünü söyleyen Denktaş, Rumların iki zemin yerine kendi zeminleri üzerine bina inşa etmek istediklerini, bunun da kabul edilemez olduğunu kaydetti.

Rum meclis başkanı Dimitris Hristofyas'ın  ''Kıbrıs'ın egemenliği tartışma konusu yapılamaz'' açıklamalarına gönderme yapan Denktaş,  Rumların, ''bir meşru cumhuriyet ve hükümet vardır, egemenlik tektir, egemenlik pazarlık yapılmaz'' görüşleriyle yeni bir anayasa yazmaya çalıştıklarını belirterek, ''böylece var olduğu kabul edilen Kıbrıs Cumhuriyeti içerisine bizi yamalamak istiyorlar'' diye konuştu.
   
İKİ ORTAK DEVLET ARASINDA YENİ BİR ORTAKLIK
 
Dünyaya, ''Adada 2 egemen, siyasi eşit kurucu ortak devlet arasında, yeni bir ortaklığın kurulmasını'' duyurmak istediklerini  söyleyen Denktaş, Annan'ın ''yeni bir ortaklık kurulması'' hedefi çerçevesinde, 2000 yılındaki eşit taraf'' formülünü getirdiğini, ancak Rumların ''ortaklık'' kelimesini bile ağzına almaktan kaçındığını kaydetti.

Hak ve adaletin sağlanması için haksızlık ve adaletsizliğin ortadan kaldırılması gerektiğini belirten Denktaş, şöyle dedi:

''Haksızlık ve adaletsizlik üzerine gelecek bina inşa edilemez. Rum diyor ki, 1963'te yaptıklarımla elde ettiğim haktır, geleceğin zemini bu olacaktır. Biz diyoruz ki, sen bu zemini 1974'e kadar temin etmeye çalıştın ve o günlerde bile biz boyun eğmedik. Yeni bir zemin çıktı ortaya. O da KKTC zeminidir. Onun için iki zemin üzerine binayı yapalım, müşterek bir çatı kuralım. Ama onlar, bunu yapamayız, çatı davar, zemin de var, biz bunun içerisinde size bir oda vereceğiz diyorlar. Mümkün değil.

Türk halkının kendine ait egemen toprağı olmalıdır. Bu barışın da temelini teşkil edecektir. Mal-mülk mübadelesi tazminatlarla halledilmelidir, ambargolar kalkmalıdır, güneye geçmiş olan Rumların eski mallarını alması gibi bir şey olmamalıdır. Onun için Rumların yapmaya çalıştıkları anayasal bir eksersiz ile meseleyi halletmek olası değildir. Bunu herkesin anlaması gerekir. Türkiye'nin haklarını koruyan, Türk-Yunan dengesini muhafaza eden bir anlaşma yapıldığı taktirde, artık yol açılır.''
   
'AB BU RİSKİ ALACAK MI?'
   
Kopenhag Zirvesi'nde Rum Kesimi'nin AB'ye dahil edilmesinin kriz yaratacağını belirten Denktaş, ''AB, bu riski alacak mı? Çünkü bu krizyaratacak. Bu uluslararası anlaşmaların ayaklar altında çiğnenmesi demektir. Bu insan haklarına büyük bir tecavüzdür'' diye konuştu.

Kıbrıs Türkleri'nin siyasi ve insan haklarını ret ve inkar eden bir tarafı meşru bir hükümet olarak değerlendirmenin ''onlara katılmak'' olduğunu vurgulayan Denktaş, Kıbrıs'ın AB'ye coğrafi açıdançok gerekli olduğu düşünüp Kıbrıs'ın yarısını alanların,  diğer yarısını almak için uğraşacaklarını kaydetti.

Rumlara bunca zamandır, ''egemenliğimizi kabul et, toprak, mal-mülk konusunu halledelim, Türkiye'ni haklarına saygılı ol, Türkiye'nin hakları korunmak şartıyla Türkiye de evet demek şartıyla seninle birlikte, AB'ye girelim'' dediklerini söyleyen Denktaş,  ancakRumların son zamanlarla yaptıkları açıklamalrda olduğu gibi egemenliğimizi hiçbir zaman kabul etmeyeceklerini belirttiklerini kaydetti.

Denktaş, ''Peki biz ne yapacağız. Havada mı kalacağız. Rumlara önerdiğimiz hak ve yetkileri Türkiye'ye veririz, Türkiye ile birlikte biz de gireriz, o zaman Kıbrıs birleşmiş olur. Başka çaresi var mı'' diye konuştu.
   
''AB, KIBRIS'I DA HALLET DERSE SAMİMİYETSİZLİĞİNİ GÖSTERİR''
   
Türkiye'nin AB sürecine de değinen Denktaş, Türkiye'nin, Kıbrıs meselesinin Türkiye'nin AB'ye girmesi konusuyla bağdaştırılmaması içinçok uğraştığına dikkati çekti.

Denktaş, Türkiye'nin, AB'nin üzerinde hassasiyetle durduğu yasaları 24 saat süre içinde çıkararak dünyayı hayrete düşürdüğünü söylerken, ''Bunun arkasından haydi bakalım Kıbrıs meselesini de derhal halledin derlerse samimiyetsizliklerini göstereceklerdir'' diyekonuştu.

Kıbrıs'ın siyasi bir kriter olmadığını hatırlatan Denktaş,  Kıbrısmeselesini Türkiye'nin değil, Yunanistan ve Kıbrıs Rumlarının yarattığını belirtti.

Cumharbaşkanı Rauf Denktaş, ''Onlara hallet de gel demeyen AB, Türkiye'ye nasıl hallet de gel şartını koyar, bunu ben düşünemem, kabul edemem'' dedi.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle