GeriDünya Davutoğlu: Müdahale etmem
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    8
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Davutoğlu: Müdahale etmem

Davutoğlu: Müdahale etmem
refid:27832385 ilişkili resim dosyası

Başbakan Ahmet Davutoğlu, haklarındaki rüşvet ve yolsuzluk iddiaları nedeniyle Meclis Soruşturma Komisyonu’nda yapılacak Yüce Divan oylamasının ertelenmesine ilişkin “Hiçbir zaman müdahale etmedik komisyona, etmem de dedim. Bırakalım komisyon çalışmasını sürdürsün. Elimizde veriler olduğu zaman kim olursa olsun yolsuzluğa tahammül etmeyiz” dedi. Davutoğlu, Makedonya’ya giderken uçakta özetle şunları söyledi:

CUMHURBAŞKANI İÇİN DE GEÇERLİ

(Yüce Divan oylamasında vekilleri serbest bırakacak mısınız?) Önce komisyon kendi kanaatini ortaya koysun, ondan sonra değerlendiririz. Ankara kongresindeki konuşmamda, Büyük Kongre’de zikrettiğim 9 maddeyi tekrarladım ve neler yaptığımızı anlattım. Bu maddelerden biri de ahlak ve erdemin restorasyonudur. Ahi Evran ‘Eline beline, diline sahip çık’ der. Benim bilgim dahilinde ve elimde veriler olduğum zaman kim olursa olsun yolsuzluğa tahammül etmeyiz. Bu benim için geçerli olduğu kadar Cumhurbaşkanımız için de geçerlidir. Bu komisyonun şu ya da bu yönde oluşturacağı kanaat, ki bilmiyorum, daha önce yayın yasağı konusunda da söyledim, hiçbir zaman müdahale etmedik komisyona, etmem de dedim. Komisyon çalışmasını sürdürsün. Ne kimseyi peşinen suçlu ilan ederiz, ne masum. Ama önümüze bu veya başka konuda delillendirilmiş bir şey sunulduğu zaman tavrımız açıktır.

17 AY HAKLARI GASP EDİLİYOR

(Paralel Yapı propagandası) 30 civarında vatandaşımız 17 ay haksız şekilde hapsediliyor. Gözü görmeyen yaşlı biri terör örgütü lideri olarak yansıtılıyor. Görüşlerini beğenirsiniz beğenmezsiniz; hayatlarında eline silah almamış bir topluluk, fikir hürriyetleri bağlamında hakları gasp ediliyor. Ne yapmışlar? Gülen’in dini anlayışlarına eleştiri getirmişler. Kendisinden farklı düşünen bir topluluğa tahammül edemeyen bir grup var ve o grup öbür toplulukla olan problemini devletin aygıtını kullanarak çözmeye çalışıyor. Bu kadar ağır bir suç. Bu ortaya çıkınca basın özgürlüğünün arkasına saklanıyorlar. Yargı ne yapsaydı yani? 17 ay usulsüz hapis yattım diyen mağdurlara, ‘Kusura bakma bu topluluğa dokunanın canı yanıyor. Bir şey yapamam’ mı diyecekti.

KİMSE SABAH EVİNDEN ALINIP GÖTÜRÜLMEDİ

Dünyanın her yerinde Türkiye aleyhtarı kampanya başlatıyorlar. Yine bir kampanya daha yürütüyorlar. Sanki hükümet bütün dini cemaatlere karşı tavır alıyor gibi. Böyle bir yapıya karşı yapılan operasyonun basın hürriyetiyle ne alakası var? Adliyeye götürülen gazetecilere ‘Şu makaleniz nedeniyle bir şey yapıyoruz’ denmiyor; ‘Siz bu toplulukla ilgili yürüttüğünüz kampanya nedeniyle, bu topluluğu suçlu göstermek suretiyle hak gaspına yol açmışsınız’ deniyor. Son derece somut delil var. Seri numaraları belli silahlar oraya konmuş ve yakalanmış. Mahkeme neticesini bekleyeceğiz. Medya baskını gibi ifade ediliyor. Allah aşkına kimse bir sabah erken vakitte evinden alınıp götürülmedi. Herkes ifade versin diye davet edildi.

RÖVANŞMIŞ, NE RÖVANŞI?

(Ergenekon ve Balyoz benzeri komplolara sirayet eder mi?) Buna ben karar veremem. Bu, yürüyen bir yargı süreci. Bizi rahatsız eden husus hükümetle ilgisi olmayan bir grup vatandaşın haklarını korumaya dönük bir operasyonun hükümetin eliyle yapılmış gibi gösterilmesi. Kılıçdaroğlu da olayı saptırarak böyle diyor. Rövanşmış. Neyin rövanşı? 17 ay haksız yere hapis yatmışlar. Bunun hesabı sorulmayacak mı? O vatandaşlar hesap sorulmasını istiyor.

KARA PROPAGANDA

(AB için Brüksel ziyareti) Ziyaretin tarihi daha net tespit edilmemişti. Zamanımız ne zaman uygun olursa karşılıklı teyitleşmeden sonra gideceğiz. Türkiye’de ifadesi nedeniyle soruşturma altında olan bir kimse yok. Şu da bilinmeli ki çok geniş bir kara propaganda kuşatması altındayız. Bu kara propaganda faaliyetinin arkasındaki unsurları biliyoruz, bu olay bunu ortaya çıkardı. Kamu diplomasisi anlamında alınacak tedbirleri Bakanlar Kurulu’nda görüştük. Belli görevlendirmeleri yaptık.

FORMAT DEĞİŞİYOR

(Çözüm Süreci’nde format değişiyor mu?) Tabii daha doğrudan ve daha somut. Kamu düzeninin olmadığı yerde çözüm vesaire bir şey olmaz.

REZERV YOK, KONUŞURUZ

(Yerel Yönetimler Özeklik Şartı’ndaki çekincenin kaldırılması) Türkiye’de yerel ve yerinden yönetim konusunda AK Parti’nin benimsediği ilkeler var. AB Özerklik Şartı’nın zaten önemli bir kısmı yerine getirildi. Bu konularda bir rezervimiz yok, her şeyi konuşuruz. Ama bunun ülke birliği ve üniter devlet ilkesi kapsamında ilerlemesi önemli.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle