Dünya Haberleri

DÜNYA

    Clinton Indiana'yı az farkla kazandı

    Hürriyet Haber
    07.05.2008 - 09:47 | Son Güncelleme:

    ABD'de Demokrat Parti'nin North Carolina ve Indiana eyaletlerinde yaptığı son ön seçimlerde beklediğini elde edemeyen Hillary Clinton'ın, Indiana'yı çok az farkla kazanmasına karşın, artık Demokrat Parti'nin başkan adaylığını elde etmesi ihtimalinin çok azaldığı yorumları yapılıyor.

    Barack Obama, sonuçları daha önce belli olan North Carolina'daki ön seçimi, yüzde 42'ye karşı yüzde 56 oyla açık farkla kazanmıştı.
    Indiana'da ise bir bölgede sayım işleminin çok uzaması yüzünden eyaletin kesin sonucunun alınması gecikti. Sonunda, Hillary'nin bu eyalette
    birkaç bin oyla galip geldiği açıklandı.

    Ancak Hillary Clinton'ın, Indiana'yı kazanmasına karşılık, ön seçimlerin sonuna çok yaklaşıldığı bu ortamda, delege sayısı bakımından çok gerisinde kaldığı Obama'ya artık yetişmesinin mucizelere kaldığına işaret edildi.

    Başkan George Bush'un 2000 ve 2004 seçim zaferlerinin mimarı sayılan eski politika danışmanı Karl Rove, Fox News televizyonundaki değerlendirmesinde, Obama'nın Demokrat Parti'nin başkan adaylığını garantilemeye çok yaklaştığını söyledi.

    MSNBC televizyonunun analiz direktörü Chuck Todd da çeşitli ihtimallere ilişkin ayrıntılı hesaplar üzerinde yaptığı değerlendirmede, Clinton'ın geriye kalan ön seçimler sonrasında delege sayısı açısından Obama'ya yetişmesinin imkanı olmadığını anlattı.

    North Carolina'daki zaferinin ardından taraftarlarına hitap eden Obama, partisinin başkan adaylığını elde etmeye çok yaklaştığını söyledi.
    Rakibi Hillary Clinton'ı eleştirmekten özenle kaçınan Obama, Cumhuriyetçi Parti'nin başkan adayı senatör John McCain'e özellikle yüklendi.

    Clinton ise yandaşlarına hitaben konuşmasında, yarışa devam etmekte kararlı olduğunu vurgulayarak, "daha gidecek çok yolumuz var" dedi.

    İç politika uzmanları, Clinton'ın Indiana'daki ön seçime favori olarak girdiğine işaret ederek, çok az farkla elde ettiği galibiyetin Hillary için başarısızlık olduğunu dile getirdi. Obama'nın Indiana'dan daha büyük bir eyalet olan North Carolina'daki zaferinin de Clinton'ın durumunu zorlaştırdığı belirtildi.

    BUNDAN SONRA NE OLACAK?

    ABD'de partilerin başkan adayları, doğrudan seçmenler değil, onların belirlediği delegeler tarafından seçiliyor.
    Demokrat Parti'de 4 bin 49 delege bulunuyor ve başkan adaylığı için bunlardan 2 bin 25'inin desteğini elde etmek gerekiyor.
    Demokrat Parti'nin delegelerinin 3 bin 200'den fazlasını ön seçimlerde belirlenenler, yaklaşık 800'ünü de senatörler, milletvekilleri, valiler ve parti yöneticilerinden meydana gelen "süper delegeler" oluşturuyor. Bu delegeler, ağustos sonunda yapılacak parti kurultayında, partinin başkan adayını resmen seçecek.

    Associated Press ajansının verilerine göre şu anda Obama'nın bin 815, Clinton'ın bin 672 delegesi bulunuyor. North Carolina ve Indiana'nın kesin sonuçlarının resmen açıklanmasıyla, Obama'nın delege sayısının bin 825'i aşması bekleniyor.
    Bundan sonra ön seçim yapılacak yerler olarak sadece West Virginia, Kentucky, Oregon, Puerto Rico, South Dakota ve Montana kalmış bulunuyor. Bu eyaletlerin çıkaracağı toplam delege sayısı 217.
    Halen kararsız süper delegelerin sayısı da Associated Press tarafından 270 olarak verildi.

    Dolayısıyla Obama'nın, bu toplam 487 delegenin yaklaşık 200'ünün desteğini sağladığı anda partisinin başkan adaylığını garantileyeceğine işaret ediliyor. Halen kararsız süper delegelerin çoğunun, Obama'nın son ön seçim başarısından sonra ona doğru yönelmeleri bekleniyor.
    Clinton ise Obama'nın McCain karşısında kazanamayacağı tezini işleyerek süper delegelerin desteği için savaşmaya devam ediyor.

    DEMOKRAT PARTİ'DEKİ BÖLÜNME

    Demokrat Parti'nin North Carolina ve Indiana'daki ön seçimleri, bu partiyi destekleyen seçmenlerin de etnik ve diğer özellikler çerçevesinde açık hatlarla ikiye bölündüğünü gösteriyor.

    Bu iki eyalette siyahların yüzde 90'ından fazlası Obama'ya oy verirken, beyazların çoğunluğu Clinton'ı destekledi.
    Büyük kentlerde yaşayan yüksek eğitimli, yüksek gelire sahip kesimler, gençler ve daha liberal çevreler ezici çoğunlukla Obama'yı desteklerken, kırsal bölgelerde yaşayanlar, yaşlılar, beyaz kadınlar, çalışan kesimlerin mensupları, daha az gelire sahip olanlar ve daha muhafazakar çevreler, Hillary Clinton'ı tercih etti. Bu yapı, daha önceki ön seçimlerle benzer bir özellik gösterdi.

    Uzmanlar, Demokrat seçmenlerin kesin çizgilerle ikiye bölündüğü bir ortamda, örneğin Clinton'ın başkan adayı olması durumunda siyahların ona oy vermeyeceğini, Obama'nın başkan adaylığını elde etmesi durumunda da tutucu ve yaşlı seçmenlerin onu desteklemeyeceğini savunuyor.

    Bu ortamdan da en fazla Cumhuriyetçi Parti'nin adaylığını uzun süre önce garantilemiş bulunan John McCain'in kazançlı çıkacağına işaret ediliyor.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı