GeriDünya Çan ürkütmüyor ezan da ürkütmez
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Çan ürkütmüyor ezan da ürkütmez

Çan ürkütmüyor ezan da ürkütmez

Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya (NRW Eyalet sınırları içinde yer alan Recklinghausen kenti yakınlarındaki Oer Erkinschwick kasabasında, DİTİB’e (Diyanet İşleri Türk İslam Birliği) bağlı Abdülhamit Han Camisi’nde her hafta cuma günleri hoparlörden ezan okunuyordu. Hem de belediyenin izniyle.

Çan ürkütmüyor ezan da ürkütmezKASABADA oturan bir Alman çift, ezan sesinden rahatsız oldukları gerekçesiyle mahkemeye başvurdu.

Gelsenkirchen İdari Mahkemesi de, belediye yetkililerinin, caminin yakınlarında oturanlar ile bölge halkının görüşünü almadan izin verdiği gerekçesiyle hoparlörden ezan okunmasını yasakladı.
Aslında bu, Almanya’da hiç de yeni bir kavga değildir.

***

Almanya’nın çeşitli kesimlerinde cami inşa edilmesine iznin ancak hoparlörden ezan okunmaması koşuluyla verildiği zaten yıllardır bilinmektedir.
Ancak yine de yerel yönetimler, Almanya’nın farklı kesimlerindeki camilerde hoparlörden ezan okunmasına izin vermektedir.
Resmi verilere göre 37 camide hoparlörden ezan okunması mümkündür.
Ancak Almanya’da 1990’lı yılların ikinci yarısında, akıllara durgunluk verecek bir hoparlörden ezan okunması yasağı kararı verildi.

***
Hessen Eyaleti’ne bağlı Dillenburg kentinde, İslam Kültür Derneği yerel yönetime hoparlörden ezan okunmasına izin verilmesi için resmen başvurdu.
Yerel yönetim, bölgede trafiğin yoğun olduğuna dikkat çekerek, “Bu alışılmamış sesler otomobil sürücülerini ürkütüp kaza yapmalarına yol açabilir” gerekçesiyle hoparlörden ezan okunmasına izin vermedi.
Ne kadar da mantıklı (!), inandırıcı (!) bir gerekçe değil mi?
İşte o günlerde yerel yönetimin bu kararıyla ilgili bir yazı yazmıştım.
Aynı bölgede Müslümanların ve Hıristiyan olmayan başka dinden insanların da yaşadığına dikkat çekip, “İyi de yeri göğü inleten kilise çanlarının sesinden ürküp de bu insanlar da kaza yapmazlar mı?” diye sormuştum ironik bir şekilde.

***
Cami ve minareler Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde sorun olmuştur.
1990’lı yılların başında Roma’da bir cami inşa edilmesi planlandı.
Mali desteği de Suudi Arabistan ile Pakistan sağladı.
Ülkenin önde gelen mimarlarıyla da anlaşmaya varıldı.
Ancak minarelerin yüksekliği konusunda yalnız Roma’da değil, İtalya genelinde bir tartışma yaşandı.
Minarelerin, Vatikan’ın simgesi konumundaki St. Peter’s Basilicası’nın (Petersdom) kubbesinden yüksek olmaması koşuluyla cami yapımına izin çıktı.
Benzer bir kavga 2000’li yıllarda Almanya’nın başkenti Berlin’de de yaşandı.
Şehitlik Camisi’nin minareleri ve kubbesi yüzünden DİTİB ile yerel yönetim arasında çok ciddi sıkıntılar yaşadı.
Hatta kavgalar.

***
Neukölln Belediyesi, minarelerin ve kubbenin verilen imar izninden daha yüksek olduğu, bitişikteki özel havalimanı Tempelhof’a uçakların inişinde tehlike yaşanabileceği gerekçesiyle hem minarelerin hem de kubbenin kısaltılmasını istedi.
Aksi takdirde 500 bin euro ceza ödenmesinde ısrar etti.
Ancak uzun süren pazarlıklardan sonra, 80 bin euro ceza ödenmesi koşuluyla, minarelerin de kubbenin de olduğu gibi kalması kabul edildi.
Şehitlik Camii, çağdaş ve klasik mimarisiyle 2005 yılında ibadete ve Kültür Merkezi de diğer alanlarda sunulan hizmetlere açıldı.
Tempelhof Havaalanı 2008 yılında trafiğe tamamen kapatıldı.
Ama o zamana kadar minareler yüzünden hiçbir uçak kazası yaşanmadı.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle