GeriDünya Bir polis şefi bu kadar saf olabilir mi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    3
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bir polis şefi bu kadar saf olabilir mi

Bir polis şefi bu kadar saf olabilir mi

ZDF kanalı, NSU davasının baş sanığı, nazi gelini Beate Zschaepe üzerine bir belgesel yayınladı. Zschaepe’yi görünce, “İşte bir terör örgütü elebaşı” diyorsunuz. Ama polis!.. Tam bir skandal.

Alman televizyon kanalı ZDF, seri cinayetlerin baş sanığı Beate Zschaepe üzerine bir belgesel yayınladı. Belgesel, Zschaepe’nin hasta büyükannesini ziyaret etmek için polis eşliğinde Köln Cezaevi’nden Jena’ya yolculuğunu anlatıyor.

Bir polis şefi bu kadar saf olabilir mi

Zschaepe’ye dört polis eşlik ediyor. Yolculuk sekiz saat sürüyor. Bu yolculuk esnasında Zschaepe ile polisler arasındaki diyalog ve gözlemler tutanağa geçiyor. ZDF kanalının 'Son Çıkış Gera', Zschaepe ile 8 Saat adlı belgeseli işte bu tutanaklara dayanıyor.

ALKOL VE DANS

Film, örgütün elebaşlarından Uwe Böhnhardt’ın Ceska marka tabancaya susturucu
Bir polis şefi bu kadar saf olabilir mi

takmasıyla başlıyor. Ardından evde müzik ve alkol eşliğinde kendinden geçmiş dans eden üçlü görüntüye geliyor. İki Uwe’nin ellerinde bira şişeleri, Zschaepe şampanya bardağıyla çılgınca dans ediyor. Zschaepe, Uwe’lere sarılarak, ihtirasla öpüşüyor... Sonra silahlar patlıyor ve seri cinayetler başlıyor.

Bu sahneler sadece Zschaepe’nin yolculuğu esnasında gelen ara görüntüler. Belgeselin asıl hedefi, yolculuk esnasında Beate Zschaepe’nin kişiliğini yakalamak. Film, Zschaepe’nin nasıl biri olduğunu tam hedefinden vurmuş. Bir terör örgütü elebaşı karakteri çok net yansıyor. Mahkeme tutanaklarına göre bir görgü tanığı, Zschaepe için “Neonazi ideolojiye inanmış biriydi” diyor.

YA POLİSLER

Ama film, Zschaepe’ye eşlik eden polisler açısından son derece düşündürücü. Polis aracında Zschaepe onları yönetiyor. İpler onun elinde. Hiç mahkum değilmiş gibi. Zschaepe’ye eşlik eden polis şefi ise konuştururum umuduyla ona hayranlıkla yaklaşıyor. Zschaepe’ye sorular soruyor. Polis şefinin her sorusunda, insan “Bir polis, hatta şefi bu kadar saf olabilir mi?” diye bağırmak istiyor. Karşısındakini bir terör örgütü elebaşı değil de, saf, kandırılmış bir genç kız gibi görüyor. Polis şefi, “Hakkınızda elimizde o kadar çok delil var ki, hangi marka şampuan kullandığınızı bile biliyoruz” diyor.

ŞAŞIRTAN DİYALOGLAR

Polis tutanaklarından alınan filmdeki bazı diyalog örnekleri şöyle:


Polis: Aa saç modelinizi mi değiştirdiniz?
Zschaepe: Evet, boyadım. Güzel olmuş değil mi?

Polis: Bu arada cezaevinde bir iş buldunuz mu?
Zschaepe: Bana uygun bir şey yok. Hizmetçi kız işi var ama ben istemiyorum. İş çok, boş zaman az.

Zschaepe: Benim de bir sorum olacak. Bugüne kadar hiç benim ki gibi bir dava oldu mu? (Saçlarını eliyle arkaya atıyor).
Polis şefi: Doğu Almanya’da oldu mu bilmem. Biz hepimiz Batıdanız. Batı’da bir Kızıl Ordu Fraksiyonu davası yaşandı. Suzanne Albrecht konuştu. Bildiklerini anlattı. Birkaç yıl sonra çıktı. Ama Christian Klar hiç konuşmadı. 20 yıldan fazla yattı. Belki bunu örnek alabilirsiniz. 3 yıl açık cezaevi. 6 yıl tecil. Sonra çıkıp yeni bir hayat başlarsınız...”

Zschaepe’den iğneleyci bir bakış.

...VE BULUŞMA

Zschaepe, Gera’da cezaevine götürülerek, büyükannesi ve annesiyle görüştürülüyor. Zschaepe büyükannesinin yanında büyümüş ve onu çok seviyor. Görüşme sırasında büyükannesi “Kızım” diyor,
“İki Uwe buradan kaçtığında sen yanlarında mıydın?” Zschaepe büyükannesine, “Orada dur” der gibi elini kaldırıyor ve hemen görüşmeyi keserek, odadan çıkıyor.
Polis şefi, Zschaepe’ye, “Büyükanneniz nasıl?” diye soruyor. Zschaepe, “Görmediniz mi? Siz de ordaydınız” diye tersliyor.

BİRA TEKLİFİ

Geri dönüşte, Köln’e girerken, Dom kilisesinin kulelerini gören Zschaepe, “Aa Dom. Dışarı çıkınca, onu içerden göreceğim ve bir bira bahçesinde bira içeceğim. Bu benim rüyam” diyor. Bunun üzerine iyi niyetli polis şefi, “Güzergahı değiştiriyoruz, şehir içinden gidiyoruz” diye talimat veriyor.
Şehir içinde küçük bir bira bahçesinin önünde polis aracı duruyor. Polis şefi inip Zschaepe’ye çok büyük bir iyi niyetle bir teklif de bulunuyor.
Diyalog aynen şöyle:
“Bakın burada küçük bir bira bahçesi var. Oturalım bira bahçesine. Sadece ikimiz. Konuşmamızı orada devam ettirelim.”

Zschaepe, “Çok işinize gelir ha” diyor ve arabadan inmiyor. Zschaepe’yi hücresine kadar getiren polis şefi, son bir kez daha denemek istiyor... Elinde telefon numarasını yazdığı bir kağıt parçasını uzatarak, “Bakın eğer fikrinizi değiştirirseniz...”

Zschaepe, polis şefine “Hadi oradan saf adam” der gibi bakıyor ve cevap bile vermiyor...


Yorumları Göster
Yorumları Gizle