Dünya Batılılar 446 yıldır İnebahtı’nı kutluyor
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    3
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Batılılar 446 yıldır İnebahtı’nı kutluyor

Batılılar 446 yıldır İnebahtı’nı kutluyor

Avrupa 446 yıldan beri, halen 7 Ekim 1571’de Osmanlı ordusunu mağlup ettiği İnebahtı deniz savaşını kutluyor. Her yıl 7 Ekim’de tüm Avrupa’dan savaşa katılan soyluların torunları Vatikan’da toplanarak, bu zaferlerini anıyor.

DÜNYANIN en son ve en büyük deniz muharebesi olarak bilinen İnebahtı, Türkler için ağır bir facia, Batılılar için büyük bir zafer. 7 Ekim 1571’de İnebahtı Körfezi’nde 6 saat süren muharebe, Batı’nın Osmanlı karşısında aldığı ilk zafer. Türklerin ise Batı’ya karşısında ilk yenilgisi. Batı yenilmez bildiği Osmanlı ordusunu mağlup ettiği bu tarihi, 446 yıldır hiç aksatmadan kutluyor. Tüm Avrupa’dan muharebeye katılan soylu ailelerin torunları her yıl 7 Ekim’de Vatikan’da bir araya gelerek, bu tarihi anıyor. Katolik Kilisesi Osmanlı ordularının ilerleyişini durdurmanın anısına 1572 yılından beri bu muharebeyi Tespih Duası Bayramı adı altında Meryem Ana’ya dualar ederek ve tespih çekerek kutluyor. Muharebenin anısına bu yıl Felix Hartlaub’un, 1940 yılında basılan ‘Die Schlacht bei Lepanto’ (İnebahtı Muharebesi) adlı kitabı yeniden yayınlandı.

KİLİSELER TABLOLARLA DOLU
Batı, 7 Ekim 1571 tarihini bir dönüm noktası olarak görüyor ve Osmanlı donanmasını Akdeniz’de mağlup ederek, büyük bir imparatorluğun sonunu başlattığına inanıyor. İnebahtı Muharebesi, Osmanlı İmparatorluğu’nun 1571 Ağustosu’nda Kıbrıs adasını Venediklilerden aldığı aynı yıla denk geliyor. Dine karşı gelenlerin dilini deldikten sonra kürek çekmeye mahkum eden Papa V. Pius, Osmanlı’nın Akdeniz’de ilerlemesini durdurmak için İspanya, Venedik ve Malta’yla bir kutsal ittifak kurdu. Kutsal İttifak donanması Akdeniz’e inince, Osmanlı donanması karşı harekete geçti. İki donanma 7 Ekim 1571’de, bugün Yunanistan’daki Nafpaktas (İnebahtı) körfezinde Osmanlı karşı karşıya geldi. Kutsal İttifak donanmasına Kral V. Karl’ın evlilik dışı oğlu, 23 yaşındaki Don Juan d’Austria (Avusturyalı Johannes), Osmanlı donanmasına ise kara ordusu komutanı Kaptan-ı Derya Müezzinzade Ali Paşa başkumandanlık yapıyordu. Don Juan, gemilerini İnebahtı Körfezine gizleyerek, Osmanlı donanmasının gelmesini bekledi. Osmanlı donanmasının İnebahtı körfezine girdiği 7 Ekim 1571 sabahı, saat 9.30’da Don Juan’ın La Real adlı kaptan gemisinden Türk donanmasına ateş açıldı. Kaptan-ı Derya Ali Paşa, kaptan gemisi Sultan’dan karşılık verince, 400 savaş gemisi, 100 ikmal gemisi ve 100 bin askerin savaştığı, dünyanın bu en büyük ve son Deniz Muharebesi başladı.

AMANSIZ BİR SAVAŞ
10.30’da 2 Venedik kadırgasından açılan ateşle bir Osmanlı kadırgasının batması, Osmanlı savunma düzeninde önemli bir gedik açtı. Hücum emriyle kadırgalar iç içe girerek, amansız bir savaş başladı. Batılı askerler ağır toplar ve ateşli silahlarla, Osmanlı donanması ise ağırlıklı olarak ok ve yayla savaşıyordu.
Saat 11.00’de Osmanlı kadırgaları Venedik kaptan gemisini kuşattı ve Amiral Agostino Barbarigo’yu sağ gözünden okla vurarak, öldürdü. Ali Paşa, kaptan gemisini doğrudan Don Juan’ın gemisinin üzerine sürerek, hücuma geçti. Don Juan bacağından yaralandı. Kutsal İttifak donanması kürek mahkumlarını serbest bırakarak, Osmanlı ordusuna karşı kalkan yaptı. Ali Paşa muharebede alnından aldığı bir kurşunla şehit düşünce, muharebenin akışı tersine döndü. Kaptan gemisi Sultan’ı teslim alan Kutsal İttifak askerleri, Ali Paşa’nın başını kesip Osmanlı askerlerinin görmesi için gemi direğine astı. Osmanlı donanmasının İnebahtı’da bozguna uğradığı haberi aynı gün Roma’da Vatikan’a ulaştı. Papa V. Pius o gün tüm Hıristiyan aleminde bayram ilan etti. Kiliseler bu zaferin anısına ünlü ressamlara tablolar çizdirerek, astılar.
Bu savaşta dünyanın ilk romanı Don Kişot’un (İspanyolca Don Quichotte) yazarı Cervantes de, sol kolunu kaybetti. Cervantes ömrünün sonuna kadar bu kahramanlığıyla övündü.
Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa ise Venedik elçisine o ünlü sözünü söyledi:
“Biz Kıbrıs’ı almakla sizin kolunuzu kestik. Siz İnebahtı’da bizim sakalımızı tıraş ettiniz. Kesilen sakal yerine daha gür gelir. Ama kesilen kol yerine gelmez.”


Yorumları Göster
Yorumları Gizle